1. YAZARLAR

  2. AHMET GÖKDEMİR

  3. Bir kelime manşet olur
AHMET GÖKDEMİR

AHMET GÖKDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir kelime manşet olur

A+A-

Yıl 2009….

Gazetecilik mesleğine adımımı attığım ilk zamanlar

Mutluluğu, heyecanı, derdi, kederi, şehit cenazelerinde yüreğine düşen kor ateşi objektifin arkasında saklayandır gazeteci.

 15 Mayıs 1919 yılında İzmir’e çıkartma yapan seçkin askerlerden oluşan Yunan Efzon Alayı işgal askerine, Kordonboyu'ndan ilk kurşunu sıkarak Türk direnişini başlatan Hasan Tahsin’dir gazeteci. 15 Temmuz 2016 yılında devletiyle, milletiyle, FETÖ’cü hainlere karşı dimdik durandır gazeteci.  Bizler, ceketinin cebinde kâğıt kalemi eksik olmayan, parmağı her an fotoğraf makinesinin denklanşörü üzerinde olan, bir saniyede değil salisede unutulmayacak bir anı hafızalarda yer edindirendir.

Yazımın başında da bahsettiğim gibi yıl 2009. Bu mesleğin eğitimlisi değil, saha içerisinde alaylısı olarak başladık emek, erdem, alın teri, özveri ve meslek aşkı isteyen bu mesleğe.  Fotoğraf makinesi nasıl kullanılır, not nasıl alınır, spot başlığı nedir, manşet nedir, sürmanşet nedir gazeteci alay eğitiminin içerisinde öğrendik bunları…  2009-2010-2011 derken geldik 2018 yılına. Aradan geçen bunca zamana karşı köklü bir geçmişe sahip olan gazetenin sorumluluğunu hissettim omuzlarımda.

Evladını kara toprağa veren bir annenin gözyaşını görüntülerken, ansızın kendimizi bir başka yerde, başka bir mutlu ana tanıklık ederken bulduk kendimizi. Acıyı, tatlıyı, derdi, hüznü, içimizde yaşattık, yaşadık her zaman. Kalemi elimize aldığımız zamanda durmadan yazdık. Yeri geldi tükenmez denilen kalemleri bitirdik, yeri geldi klavyenin üzerinde harflere uzanan parmaklarımızı tükettik…

Ama yine de ilk günkü meslek aşkıyla yazmaya devam ettik.  Sayfa sayfa, yüzlerce harflerden oluşan yazı dizileri, söylemlerin arasında “sadece bir kelime manşet olur”  dedik.. Bir gazeteyi siyasi, ekonomi, spor, kültür sanat, güncel konularda dengede tutmak, sosyal medyadaki dedikodu gazetelerinde değil de; “Emek, erdem, alın teri, bilgi, tecrübe, boya kokusu, matbaa baskı makinesinin gürültüsünün sayfalarına gömüldüğü, yazıyor yazıyor diye elindeki gazeteyi sallayarak koşar adım olan o çocuğun heyecanıdır gazetecilik.

Gazetecilik aşk mesleğidir…

Çoğu zaman karşılıksız gibi gözüken, bir nevi kara sevdanın adıdır gazetecilik. Ancak; bir karşılığı var elbet. Hem de en beklenmedik zamanda ortaya çıkıveren, tam da yaptıklarınızın boşuna olup olmadığını sorgulamaya başladığınız anda, içinizde umutlar filizlendiriveren, önünüze güzellikler koyuveren bir uğraşın, mücadelenin adı; gazetecilik. Bir başka deyişle; bitişi olmayan bir koşuşun her daim son metrelerini koşmaktır gazetecilik.

Bir bildiğini üç-beş-on kez öğrenerek halka doğru bilgiyi zamanında sunmaktır. Daktilo seslerinin yerini klavye seslerine bıraktığı, klişe fotoğrafların seri fotoğraflar olduğu teknoloji devrinde eline bir telefon kamerası ya da bir fotoğraf makinesi alanlara inat gururla söylüyoruz, “GAZETECİYİZ BİZ”.. 

Bu mesleğe yeni başlayacaklar arkadaşlarımız alçakgönüllü olun, mesleğin sağladığı görece ayrıcalığın büyüsüne kapılmayın.

Araştırın, inceleyin, aydınlatın.

Emeğin, saygının, özellikle gazetecilerin basın bültenleriyle kutlama mesajları değil, özde ve sözde unutulmadığı bir yıl temennisiyle. Bütün meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun. Unutmayın ki; sayfalarca yazılar değil, yüzlerce harfin, kelimenin içerisindeki sadece ‘Bir-iki kelime manşet’ olur.

 

 

 

Bu yazı toplam 1150 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.