1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Bir kaybımız…
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir kaybımız…

A+A-

sanat kalemi

Bir kaybımız…

Aykut IŞIKLAR!

alaattin-karaer--kose-yazisi-093.jpg

   Gençliğin katilleri

    Lüks teknelerde konser kulislerinde veya film setlerinde...

     Denize ayağını sokmamış iş adamı 50'sinden sonra neden lüks teknelere merak sardı?

     Şayet bu ülkede uyuşturucu kullanan lise öğrencilerinin sayısı giderek artıyorsa…

     Bu iğrenç işi ülke genelinde kökünden kazımak için ölümüne savaşan narkotik polislerimiz, canlarını ortaya koymasına rağmen, okul kapılarında birileri uyuşturucu satmaya devam ediyorsa…

  • İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerimizde diskoteklerde dans etmeye giden gençlerin çoğunun sentetik hapını evinde yuttuğu gerçeği var ise.

     Ve karanlık salonda kara camlı güneş gözlüğü ile dolaşan bu gençler ellerinde enerji içecekleri ile dolaşıyorsa…

     Sabahlara dek onların arasında eğlenen müşteri gibi dolaşan sadece şüphelendiklerini takip eden Narkotik Şubesinin genç polisleri uyuşturucu ile ne kadar savaşırsa savaşsın, kesin zafer çok zor.

     Son yıllarda muhteşem sonuçlar alındı. Kilolarca esrar, kokain, eroin yakandı. Ama… sadece eskisi gibi masadan masaya tabak içinde kokain gönderilmesi önlendi. Çoğu yakalanma korkusu ile denizci(!) oldu.

     Arnavutköy, Kuruçeşme gibi İstanbul sahillerindeki iskele babalarına halat atmış lüks tekneler istim üzerinde bekliyor. Kaloriferi, jeneratörü devamlı çalışıyor.

     Buzdolabında 10 kişiye 10 gün yetecek kadar yiyecek- içecek var. Tekne kaptanı ve ahçı, patronunu her saniye hazır halde bekliyor. Eş dost gelince de Heybeliada’nın arka tarafındaki Çam   Limanına doğru yol alınıyor. Veya Karadeniz’e doğru… Orada da rüzgar almayan şirin bir koy var.   Teknede kokain peynir ekmek gibi yenmiş-içilmiş kimin haberi olur ki? Bu tekneler işte bu işe yarar.

     Dünyanın her tarafında zengin insanlar istediğini yapar. Bu insanlar ne yaparlarsa yapsın.   İsterse genç yaşında ölsün. Devletin derdi gençleri uyuşturucu illetinde uzak tutmak değil mi?

     Bu konuda binlerce genç polis eğitiyor, çok zor görevler veriyor. Biraz önce söylediğim gibi de son yıllarda çok büyük başarılar kazanıyor.

     Ama bir noktadan sonra eli kolu bağlanıyor. Sayıları en fazla 15 olan şöhretli kişiler ile uğraşamıyorlar.

     Adamların arkasında devlet büyükleri var, medyanın önde gelen yöneticileri var, milyonlarca hayranları var. Narkotik Şubenin idealist genç polisleri sanatçı olarak ortalarda dolaşan, aslında vatan haini olan bu kişiler ile baş edemiyor. Uyuşturucu bataklığına bulaşmış gençlik düşmanı vatan hainleri her yerde saygı gördükçe ülkemizde uyuşturucu problemi hiç bitmez.

     Peki kim bu sanatçılar? Hepsinin müziğine yıllardır ayılıp-bayılıyorsunuz. Onlara özenen binlerce genç şimdi uyuşturucu bataklığında sürünüyor. Hatta bazıları Paris ve Lonrdra cezaevlerinde hücrelerde ölümü bekliyor. Kadıköylü bu gençler kimlerin arkadaşı, kimler uyup da esrar içerek yola çıktılar. Askere gitmemek için Avrupa’yaki misafir ettikleri ünlü müzisyenler kimler?

*     *     *     *     *

     Özellikle 1990’lı yıllarda TV magazin programlarıyla tanınmış, gazeteci, televizyoncu ve radyocu, Aykut Işıkları’ın 28.01.2019 tarihindeki, yukarıdaki www.medyafaresi.com’daki köşe yazısını okumuştum.

     Aradan daha üç ay geçmedi, ölüm haberini okuyorum. 1893 yılında Bulgaristan’ın Razgart Pehlivanköy’den gelen ailesi İstanbul’a yerleşmiş.

     Gazeteci Aykut Işıklar’da 1949 yılında İstanbul’da doğmuş. Çocukluğu Yeşilköy’de geçmiş. Okul hayatı, Yeşilköy ilkokulu, ortaokulu ve Haydarpaşa Lisesi…

     Mimar Sinan Üniversitesi, Devlet tatbiki Güzel sanatlar Yüksek Okulunda okurken, askere gitmek için okulu dondurmuş, fakat dönünce başlamamış ve mezun olmadan ayrılmış.

     Müziğe de merakı olduğu için, üniversiteye başladığı yıl İstanbul Radyosu’nun yaptığı bir yarışmada birinci olarak Yeni Gazete’de müzik sayfası yapması için davet aldıktan sonra, harçlığını çıkarmak için 1868 yılında gazeteciliğe başlamıştır. Yeni gazete kapanınca, Hafta sonu, Kelebek ve Hürriyet gazetesinde çalışmaya devam etmiştir. Hürriyet gazetesinin o yıllardaki konserlerini organize etmiş.

     12 sene Hürriyet gazetesinde çalıştıktan sonra, Bulvar gazetesine, sonra Günaydın gazetesine ve Tercüman gazetesi… Ardından Sabah gazetesinde çeşitli serviste yöneticilik… Akşam gazetesi köşe yazarlığı… Bir dönem televizyonlarda da programlarda yaptı.  Bugün gazetesi yazarlığı…

     HBB, ATV, Star TV ve Flaş TV’de program hazırlayıp sundu. Ayrıca Best, Klas, Alem ve İstanbul FM’de radyoculuk yaptı. M1 TV ve İstanbul FM’e program hazırladı.

     17 Mayıs 2000 tarihinde Danimarka, Kopenhan’da yapılan Galatasaray-Arsenal UEFA Kupası final maçından önce Tivoli Meydanı’nda taraftarlar arasında çıkan kavgada İngiliz taraftarlar tarafından ağır şekilde yaralanmıştı.

     70 yaşında; 09 Nisan 2019 tarihinde aramızdan ayrıldı.

     Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

 

 

Bu yazı toplam 278 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.