1. YAZARLAR

  2. ALİ AYDEMİR

  3. BİR AHMET DAYIM VARDI
ALİ AYDEMİR

ALİ AYDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

BİR AHMET DAYIM VARDI

A+A-

Dürüstlüğü ile, çalışkanlığıyla, akrabaya düşkünlüğü ile, nükteleri ile bir Ahmet Dayım (Ahmet Özyurt) vardı. 22 Ekim 2014 de ecel O'nu aramızdan aldı. Son iki yılını tedavilerle, ameliyatlarla geçirdi. Şekerin yükselmesi, pankreasta meydana gelen kanser illeti güzel dayımıza iki senedir rahat yüzü göstermedi.

            Benden üç yaş büyük olan Dayımın gençliği Ankara'da kuaförlükte geçti.Kuaförlüğe Mucur'da devam etti. Bir ara diğer dayılarımla pastane işletti.

Köyde yaşamayı, koyunlarla, tavuklarla uğraşmayı çok severdi. Babadan kalan,hissesine düşen tarlalarla uğraşmak O' nun en çok zevk aldığı işlerden bazılarıydı.

            Belli bir zaman İstanbul'da eniştesi Erol Özkan'ın Ajans Press şirketinde çalıştı.İşini çok seven, dürüstlükten asla ayrılmayan bir yapıya sahipti.İbadetini hiç ertelemez. Ne iş yaparsa yapsın, işi bırakır namazını kılardı.Mucur Mantısını çok sever, eşe, dosta ikramları daima olurdu.

             Çocukluğumuzda, birlikte unutulmaz bir çok anılarımız var.Yayınlanmış olan kitaplarımda, bazı şiirlerimde ve anılarımda Ahmet Dayı'ma da zaman zaman yer verdim.

            O'nu tanıyanlar nüktelerini, şakalarını asla unutmazlar. Tam bir gönül adamı, tam bir dosttu. Yaptığı şakaların sayısı hayli fazladır. Kendisini rahmetle anarken, bizlerde bıraktığı derin üzüntüyü yaşarken; unutulmaz anılarından birini de sizlere nakletmeden geçemeyeceğim.

           

            -Akrabalardan birinin düğününe gidiyor. Düğünün akşamı misafir olarak bir evde bazı arkadaşlarıyla yatıya kalıyorlar. Kendi aralarında ki; hoş sohbetlerden sonra geç vakit yatıyorlar. Rahmetlinin uyurken horlaması meşhurdu. Uykuya dalınca, horlaması devreye giriyor. Kendisi rahatça uyurken odada yatanlar horlamanın etkisiyle uyumak için epey bir çaba gösteriyorlar.Hepsi uyuyor ama gözüne uyku girmeyen kişi Erol Eniştesinin kardeşi Mustafa'dır. Mustafa sağa dönüyor, sola dönüyor. Bir türlü gözüne uyku girmiyor.

            Dayımın horlamasını kesmek için defalarca kalkıp yorganı örtme, yastığı düzeltme bahanesiyle sarsıyor, sağa, sola çeviriyor ama nafile, Dayımın horultusunu bir türlü kesemiyor. Mustafa Özkan, sabaha karşı uykuya dalıyor.Uyusa da  hasılı uykusunu alamıyor.

            Dayım,sabah kalkıyor lavaboya gidiyor.Her zaman olduğu gibi lavabo işi uzun sürüyor. Davete gelenler de uyanıyorlar.Mustafa ,uyanınca diğerlerine dayımın horlamasını anlatıyor ve sızlanıyor. Horultudan uyuyamadığını söylüyor. "Ahmet'i ben böyle bilmezdim.Arkadaş  nasıl horluyor ,sabaha kadar uyuyamadım.Böyle horultu görmedim". demesini Ahmet Dayım içerden duyuyor. 4-5 dakika sonra yattıkları salona giriyor ve Mustafa'ya dönerek, "Mustafa, seni böyle bilmezdim. Bu nasıl horlama, horultundan beni uyku tutmadı.Sabahı zor ettim". deyip; suç bastırma taktiğini uyguluyor.

            Böyle bir tepkiden iyice şaşıran Mustafa, diğerlerini birer birer süzdükten sonra patlıyor. "Ben mi Ahmet! Ben mi horladım? Eğer ben horlamışsam yazıklar olsun bana, yazıklar olsun bana". sözlerinden sonra kahkahalar uzun süre devam ediyor.

            Bu anıyı zaman zaman sohbetlerde anlatırdı. O'nun şakalarını O'nu tanıyanlardan bilmeyen yoktu. Ahmet Dayı'mı çok özleyeceğiz.

            Makamı cennet olsun.Yeri doldurulmaz bir insandı. Her zaman rahmetle anacağız.

                                                                  

 

 

Bu yazı toplam 552 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.