1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Beypazarı Tarih ve Kültürevi Müzesi ziyaretçilerini bekliyor
Beypazarı Tarih ve Kültürevi Müzesi ziyaretçilerini bekliyor

Beypazarı Tarih ve Kültürevi Müzesi ziyaretçilerini bekliyor

Beypazarı Kaymakamlığı’ndan Beypazarı Belediyesi bünyesine dahil edilen Beypazarı Tarih ve Kültürevi Müzesi sezon açılışı yapıldı.   Açılışa,...

A+A-
Beypazarı Kaymakamlığı’ndan Beypazarı Belediyesi bünyesine dahil edilen Beypazarı Tarih ve Kültürevi Müzesi sezon açılışı yapıldı.   Açılışa, Beypazarı Tarih ve Kültür Evi Müzesi’ni açmadan önce Beypazarı Nedir? sorusuna daha önce açıklanmamış net bilgiler sunacağını ifade eden Ceylan “Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Osmanlıdan gelen bir medeniyet mirasına sahibiz.Osmanlı Selçukludan gelen bir mirası devraldı.Osmanlı olarak doğum tarihimiz 1299 diye dünya tarihlerine kaydedilmiştir.Osman Gazi’nin Bursa’da imparatorluğunu kurduğu tarih diye geçer.Kuruluşunda Söğüt anlatıldı, Bursa anlatıldı ama Beypazarı hiç anlatılmadı. Beypazarı şunun için önemli 1952 yılında yapılan antropolojik kazılarda Osmanlı’nın soy kütüğü ve secere çalışmalarında Halil İnalcık Hoca Bursa’da bir ahşap evin deposunda kum ve haşere içerisinde 100 ciltlik Bursa kütüğü buldu. Aynı yıllarda İznik’te bir kilisenin altında da 1000 ciltlik İstanbul kütüğü bulundu.100 ciltlik Bursa kütüğü şimdi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe tarafından cilt cilt yayınlanıyor. İstanbul kütüklerinin de İslam Araştırmaları Merkezi’nde 56 cildi yayınlandı. Bu kütüklerde yapılan tespitlerden bir tanesi bulunan altın sikkede Beypazarı ile ilgili muhteşem bir bulgu yapıldı. Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız diplomasi gereği Halep sınırları içerisinde bulunan Türkiye sınırına 36 km içerideki Süleyman Şah Türbesi Lozan ve Cemiyet-i Akman anlaşmaları gereği Kerkük ve Musul’la paralel değerlendirilerek ‘Burası Türk Toprağıdır’ denildi ve daha sonra Genelkurmay Başkanlığımızın emriyle oraya Türkiye Cumhuriyeti askerleri yerleştirildi ve adına da Süleyman Şah Saygı Türbesi dendi. Süleyman Şah kimdir? diye sordukları zaman herkes Ertuğrul Gazi’nin babası olarak bildi. Şimdi çok önemli bir tarihi tespit yapıyorum ve bu tespiti yapan kişi de benim. Halil İnalcık hocamız da daha sonra bunları ilmi makalelerinde yayınladı. Süleyman Şah Ertuğrul Gazi’nin babası değildir. Yüzde 1 ihtimal de değildir, 1000 de bir ihtimal de değildir. Bulunan altın sikke üzerinde şu yazılar yazıyordu. Orhan 1000, Osman 1000, Ertuğrul 1000, Gazialp Gündüz Artukoğlu diye yazılıdır. Yani Orhan Gazi’nin babası Osman Gazi’dir, Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’dir. Söğüt’teki Ertuğrul Gazi’nin babası Beypazarı’nda bulunan Beypazarılıların Gazi Gündüzalp dediği, ilmi literatürde Gündüzalp Gazi diye geçen zat Beypazarı’na 1219 yılında gelmiştir. 1221 yılında Alaaddin Keykubat’ı Beypazarı’na getirmiştir. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat, Beypazarı Sultan Alaaddin Camii’nin 1219 da temelini atmış 1221 yılında bir kısmının açılışı yapılmış. Arka avlusu ile birlikte 1222 yılında tamamlanmıştır. Ankara ve İç Anadolu Bölgesi’nde yapılan ilk cami Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra 1075 kale içindeki Alaaddin Paşa Camii’dir. Daha sonra Alanya’daki Alaiye Camii yapılmış olup, üçüncü Cami ise 1222 tarihli Beypazarı Sultan Alaaddin Camii’dir. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki adı Paşa Camii, Selçuklu’daki adı ise Alaaddin Keykubat Camii olarak bilinmektedir. Dolayısı ile Alaaddin Keykubat Selçuklu İmparatoru olarak bizzat Beypazarı’na gelmiş, Ertuğrul Gazi’nin babası Gündüzalp Gazi’ye uçbeyi cübbesi giydirmiş, kuşağını beline bizzat Salat-u Selamlarla kuşatmış, kılıcını vermiştir. O kılıç Söğüt’te Ertuğrul Gazi’ye geçmiş, o da Osman Gazi’ye vermiş. Osman Gazi’de Orhan Gazi’ye vermiştir. Bugün Muhteşem Yüzyıl filminde bile izlemiş olduğunuz kılıç, kuşak ve cübbe hilatlerinin hepsi istisnasız, Beypazarı’nda metfun bulunan türbesini bendenizin 1997 yılında yaptırdığı, Nevzat bey kaymakamımızın da üzerinde büyük emeklerinin bulunduğu Gazi Gündüzalp’e aittir. O dönemde Milletvekili iken kemiklerini vakıflar kayıtlarından bularak bu türbeyi yaptırmıştık. 1946 lı yıllarda CHP’nin tek parti olarak iktidarda olduğu dönemde Vakıflardan sorumlu olarak bulunan ve daha sonra Demokrat Parti’nin kurucusu olan büyük bilim adamı Köprülüzade Fuat Efendi’dir. Meşhur Stalin Moskova Bilimler Akademisi’ne 1927 yılında Köprülüzade Fuat Efendi’yi bilim kurulu üyesi yapmıştır. O da yapmış olduğu çalışmalarda Beypazarı’nın eski adı Kızılcasaray’dır. 1310’dan itibaren Beypazarı olarak anılmaya başlanmıştır. Osman Gazi’nin 6. Oğlunun ismi Pazarlubey’dir, yani Bey pazarlu’dur. Pazarlu tabiri Osmanlıca olduğu için Beypazarı olarak galatı gerçekleşmiştir. Pazarlubey İznik’i fetheden, Mudurnu’yu fetheden, Nallıhan’ı fetheden ve Göynük’ü fetheden çok önemli komutanlardan bir tanesidir. Osman Gazi’nin 10 çocuğundan biridir. Bizim Gazi Gündüzalp beyimizin sülalesi burada kaldığı için devam etmiştir. Onlardan birisinin adı Tacettin’dir. Hemen bir ilmi vesika olsun diye göstermek istiyorum. Nüfus cüzdanımda köyümün ismi Tacettin Köyü’dür. Tacettin Köyü’nün ismi de oradan gelmektedir. Daha sonra 1340’lı yıllarda Tacettin Devleti kurulmuştur. Polatlı, Haymana, Sarıoba, Gençali’nin de içinde olduğu bu devlet Giresun’a kadar uzanmıştır. Bu vesileyle bu tarihi bilgiyi verirken şunu söylemek istiyorum; bugün Söğüt varsa Osmanlı’nın başlangıcı olarak, Söğüt’ün başlangıcı Beypazarı’dır. Eğer 1453 İstanbul’un Fethi, Allah Resulünün 630 yılında Medine’de iken ‘Elbet Konstantin feth olunacaktır. Onu fethedecek komutan ne güzel komutandır ve onu fethedecek askerler de ne güzel askerlerdir’ hadisi dolayısı ile İstanbul fethedildiyse Fatih’in kanındaki, Beypazarı’ndaki Gündüzalp Gazi’nin de tarihten unutulmaması gerektiğini beyan ediyorum.
Bu haber toplam 172 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.