1. HABERLER

  2. SPOR

  3. ben de şehit olayım baba…
ben de şehit olayım baba…

ben de şehit olayım baba…

Gece sessiz, gece suskun!       Kimi yiğidimiz uykuda, kimi yiğidimiz nöbetinde! Fakat “Su uyur, düşman uyumaz” atasözümüz ne kadar doğrudur....

A+A-

aaaaa

Gece sessiz, gece suskun!

      Kimi yiğidimiz uykuda, kimi yiğidimiz nöbetinde! Fakat “Su uyur, düşman uyumaz” atasözümüz ne kadar doğrudur. Devlete yakın kaynakların iddiasına göre 21 Ekim 2007, 00.20 saatlerinde, Kuzey Irak’tan sınırı geçen 150 kişilik PKK grubu, sınıra 4 kilometre uzaklıkta olan Yeşiltaş Komando Taburu ve Dağlıca Komando Taburu arasındaki Avaşin Çayı’nın üzerinden geçen Şehri Köprüsü’nü patlayıcılarla havaya uçurarak iki tabur arasındaki ulaşımı engellemişlerdir. Daha sonra da Dağlıca Komando Taburu’na uzun namlulu silahlar ve roketatarlarla saldırmışlardır.

      Pazar günü öğleden sonra duydum, kahpe kurşuna giden yiğitlerin ölümünü! O saate kadar radyo ve televizyonu açmamıştım. Bir an suçluluk duydum, geç duyduğum için. İnsan olarak, utanç duydum. Çaresizliğime üzüldüm, tüylerim diken diken oldu, boğazım düğümlenir gibi oldu. Akşam uyku tutmadı. Bir o yana bir bu yana dönüp durdum. Bizleri böyle etkilediğine göre; ateşin düştüğü ana ocaklarını nasıl etkilediğini düşünmek dahi istemedim. Gözü yaşlı anaları, babaları, kardeşleri, eşleri ve daha baba sevgisini tatmayan biçare yavruları… Olmaz bu kadar vahşice, kalleşçe bir şey olamazdı. Tek kelimeyle kansızlıktı bu! Hangi görüş ve düşünceden olursa olsun, böyle bir vahşilik, canilik çözüm olabilir miydi? İnsanca, hoşgörü ve barışçıl bir yol izlenmeden hangi düşünce ideallerine ulaşabilirdi! Solan bir çiçeğe, kuruyan bir fidana dahi üzülen biz insanların, en vahşi hayvanların dahi yapmadığı bu acımasızlığı yapması nasıl affedilirdi. Buna rağmen acılı aileler, “ vatan sağ olsun”  diyorlardı. Hangi görüş ve düşüncede olursak olalım, geç kalınmış birlik ve beraberlik zamanı gelmiş ve geçiyor. Lütfen kendimize gelelim. Bu leş kargalarına dur demek zamanını geçirmeyelim.  Provokasyonlara gelmeyelim. Sağduyulu olalım.  Gün birlik ve beraberlik günüdür. Ocaklar sönmesin, yetim kalan yavrular özlem içinde kavrulmasın. Tüm şehitlerimizi saygıyla anarken, bu hain saldırılarında son olması dileklerimizle;  minik bir yürekten şehit babaya yazılan bir mektubu birlikte okuyalım.

*     *      *     *     *

MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP

      Yine seni özledim. Yine aklım karıştı baba… Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.       Bugün benim doğum günüm. Şimdi sekiz yaşımdayım. Büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba. Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba…  Karlı bir kış günüydü, seni bir tabutun içine koymuşlardı. Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın. Çağırdım defalarca seslendim sana, cevap vermedin küstüm sonra. Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babaannem ağlarken ''oooyyy ciğerim yanıyor” diyordu. İnsanın ciğeri nasıl yanar baba? Çok büyük bir kalabalık vardı. Herkes ama herkes ağlıyordu. Hep bir ağızdan ''ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'' diyorlardı. Sen şehitsen ölmüş olamazsın. Ölmediysen nerdesin baba? Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu. Sen onu hep göklerde görmek isterdin.''Kutsal sevdam bayrağım'' derdin ya hani. Nedense biraz da kıskandım o zaman seni. Affet baba. Peki neden anlamıyorum baba. Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü? Çok karıştı aklım baba. Vatanı kim bölmek ister ki.Bu büyük günah değil mi? Dedem anlatırdı ya hep ''benim dedem Çanakkale’de şehit oldu vatanı kurtarmak için'' derdi ya... O zaman büyük dedem yok yere mi öldü? neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba? Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim. Bunları neden öğretmiyorlar baba? Bildiğim tek şey var.       O da sen yoksun yanımda. Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba? Peki gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba? Biliyor musun baba, benim ciğerim yanmıyor elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor, sızlıyor, sanki kopacakmış gibi oluyor. Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor. Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba. Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der? Gel de anlat bana. Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba…  
Bu haber toplam 304 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.