1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Bekir COŞKUN!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Bekir COŞKUN!

A+A-

kose-yazisi--alaattin-karaer1-023.jpg

Ben Atatürk’ü sevmeyenleri de sevmem… O bir insan değildir bizler için… Bir ilkedir, bir idealdir, bir rejimdir, bir ülkedir, özgürlüktür, bağımsızlıktır, medeniyettir… Biz hepsine birden “Atatürk” deriz… Bu yüzden dilimizden düşmez…

Bekir Çoşkun

 

    “Yer gök ağlıyor... Bir Bekir Coşkun geçti bu dünyadan yıldızlar yoldaşı olsun... Eğilip bükülmeyen, dik duruşun simgesi Cumhuriyet, ATATÜRK sevdalısı, usta kalem, duayen gazeteci, kıymetlimizi yeri doldurulamaz Bekir Coşkun'u yitirdik çok üzgünüm...”

    “Bir kişi vefat etti. Sanki her evde cenaze var. Mekanın cennet olsun.”

     “Türk basınının çağdaş ve Atatürkçü çınarı Bekir Coşkun'u kaybettik. Işıklar içinde uyu.”

    “Ülkemizin aydınlık yüzü Cumhuriyetçi duayen gazetecisi Bekir Coşkun! Çok üzgünün çok!!!”

    “Güzel insan... Seni Unutmayacağız!”

    “Zorunlu ayrılıkların özlemleri büyük olur demişti… O’da bırakıp gitti bizi… Nurlar içinde uyu güzel insan…”

      “Basınımızın usta kalemi, duayen ismi Bekir Coşkun'un vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendim. İnandığını yazmaktan vazgeçmemiş, baskılara hiçbir dönemde boyun eğmemiş bir isimdi. Allah'tan rahmet diliyorum. Basın camiasının, sevenlerinin ve ailesinin başı sağ olsun.”

    “Türkçe’yi en iyi kullanan yazar Bekir Coşkun’a tanrıdan rahmet diliyorum. Onuncu köyden sonuncu köye yolculuğunda mekanı cennet olsun...”

     “İçimiz sızlıyor. Mekanı cennet olsun.. Allah rahmet eylesin.”

    “Acı Kayıp! Bir Özgür Kalem daha Sustu.”

                                                 *    *    *

     Buna benzer yüzlerce duygu yüklü yazılar, daha gazetelere sayfalarına düşmeden, sosyal medya’da bomba etkisi yaptı.

     Basınımızın usta kalemi, Bekir Coşkun’un ölüm haberi akşam geç saatlerde yayılmıştı.

                                                *     *    *

     1945 yılında Şanlıurfa'da, memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluğu Tülmen’de geçti, İlkokula Ceylanpınar’ında, Akziyaret’te, Sogmatar’da ondan sonra Bozova’da devam etti. İlk ve ortaokulu Şanlıurfa’da okudu.

     Ankara’da Yüksek Gazetecilik Okulu’ndan mezun olduktan sonra 1974 yılında foto muhabiri olarak işe başladı. Daha sonra polis muhabirliği, parlamento muhabirliği yaptı.

      Gençlik yıllarında, üniversite okurken Ankara gazinolarında kanun, ud, bağlama, keman çaldı. Zeki Müren’e bile birkaç kez kanunu ile eşlik etti. Sonra gazeteci oldu.

     1978 yılında Günaydın gazetesine geçti. Köşesinin adı Dokuzuncu Köy’dü.  

     1987 yılında Sabah gazetesinde Onuncu Köy başlıklı köşesini yazmaya başladı.  

     1993 yılında Hürriyet  gazetesinde geçti. 2009 yılında Hürriyet Gazetesi'nden de istifa etti.

     TRT’de yayımlanan ‘Pako’ya Mektuplar’ adlı dizi başta BBC olmak üzere altı AB ülkesi televizyonu tarafından satın alındı.

     25 Eylül 2009'te HaberTürk gazetesinde, 3 Kasım 2010 tarihinde ise Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı.

     3 Kasım 2010 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde, Onuncu Köy köşesinde yazmaktaydı. Bu gazetede yazmaya devam etmekteyken ayrılmış olup, 14 Mart 2013 tarihinde Sözcü gazetesi kadrosuna katılmıştır.

     2017 yılı Ekim ayında kanser tedavisi nedeniyle yazılarına ara veren Bekir Coşkun, o tarihten bu yana sağlığı el verdiği sürece Sözcü gazetesindeki köşesinden okurlarıyla buluşmayı sürdürdü.

     Hayvansever kişiliğiyle de bilinen yazar; keman çalabilmekteydi, bir doğa ve deniz tutkunuydu.

     Son yazısı 4 Ekim 2020 tarihinde de “Bugün Dünya Hayvan Hakları günü.” ile ilgiliydi. Birkaç satırında şöyle diyordu;

   “Eğer diğer canlıları “can” gibi görmezseniz, kendi çocuklarınızın kanı sokaklardan eksik olmaz…

Çünkü asıl “telef” olan insanın vicdanıdır…

 

Yazı bilmem

Yazarım yazı bilmem

Bu yaz böyle geçti

Gelecek yazı bilmem…

Bir yaz bitti…”

      Yazdığı Kitapları : Titanic Kemancıları, Başın Öne Eğilmesin, Büyük Oyun, Ben Pako, Pako'ya Mektuplar, Avukatımı istiyorum ..., Dövlet.

    4 Ekim 2019 tarihindeki “Bütün Kuşlar Vefasız” köşe yazısının sonlarında;

   “Ayrılık mevsimidir bu aylar…

   Aklında bir hüzzam şarkı…

   Bir de ayrılıkların sızısı kalır…

   Bütün kuşlar vefasız, mevsim artık sonbahar…” diyordu…

     Uzun süredir kanser tedavisi gören, ilkeli duruşuyla kalemini satmayan ve okuyucularınca sevilen duayen gazeteci, 75 yaşında, 18 Ekim 2020 tarihinde aramızdan ayrıldı.

     Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

kose-yazisi--alaattin-karaer2-018.jpg

 

kose-yazisi--alaattin-karaer3-011.jpg

 

 

Bu yazı toplam 1710 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.