1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Bayram Güzeldi
Bayram Güzeldi

Bayram Güzeldi

Bayram günü câmi’den eve gelirken, câmiye gittiğim yoldan değil de başka yoldan eve dönüyordum. Yolda diğer câmiden çıkanlara rastladım, kendileriyle...

A+A-
Bayram günü câmi’den eve gelirken, câmiye gittiğim yoldan değil de başka yoldan eve dönüyordum. Yolda diğer câmiden çıkanlara rastladım, kendileriyle bayramlaştım.   İçlerinde en yaşlı olanı bana dikkatlice baktı ve ayrıldık. Adamcağız yanındakilere, “bu adamı tanıyor musunuz?” diye sordu. içlerinden biri tanıdığı söyledi.   Kulak verip dinledim. Bu kez adamcağız, “tanımadığımız hâlde bu adam bize selâm verdi, bizimle bayramlaştı da o nedenle sordum” diye mırıldandı. Buyurunuz efendim.

XXX

İnsanların çoğu aynı işi yapar, aynı yolu yürür, aynı yere bakar, aynı şeyleri görür, âdetâ hayattan bıkar, değişiklik ararlar.   Günler, aylar gezip dolaşırken, dînî ve millî bayramları alıp getirirler. Selâmlaşmak, bayramlaşmak ise insanları tanıştırır, kaynaştırır ve kucaklaştırır; hayâta bağlar, yaşama sevinci verir.   Aynı şeylerden sıyrılıp yeni güne başlamak, komşuları, mezarı, köyü, ölüyü, diriyi ziyâret edip, hasret gidermenin adı bayram olarak değerlendirilmiştir.   Halkımız, Ramazan Bayramından önceki 2 günden birinin adını Şerefe, diğerinin adını Arefe koymuştur. Ramazan Bayramı’nın Arefesi yoktur. Arefe, Kurban bayramı için söz konusudur. Arefe, “bir gün öncesi” demektir. Büyük bilinen gazeteler ile görüntülü medyanın bâzıları, Arefe ismini, “Arife” vermekteler ki, bu doğru değil; yanlıştır.

XXX

Bayram ziyâretine çıkmıştık, bakınız neler oldu. 5 katlı, 20 dâireli apartmanın, 5’nci katından başlayıp alt katına kadar ulaştık. Saygı ile sevgi ile karşılanıp, “güle güle, yine buyurun, ne iyi ettiniz de geldiniz” sözleriyle uğurlandık.   Alt kata kadar ulaştık amma epeyce yorulduk. Yorulduk ya kaç bayramdır gittiğimiz, bayramlaşmaya gelmeyen komşularımızı, akrabâlarımızı bir daha ziyâret etmiş olduk.   Komşu ve akrabalarımız da sonraki günlerde bizi ziyâret ettiler. O akrabâ, komşularımız ki sözünü ettiğimiz apartmana oturduğumuz ilk 3 yıl içinde bayramlarda bizi sorup aramamışlardı.   Önceleri apartmandaki herkesin nişan, düğün doğum, ölüm gibi günlerine severek katıldık. Apartmandaki komşuluğumuz çok tatlı, çok renkli, çok uyumlu, çok hoş gidiyordu.   Sonraları ise biri birimizin nişan, doğum, düğün değilse de cenâzesine gitmekten çekinmeye başladık. Ne oldu ise olmuş, 3 yıl içinde birbirimizden bir kez daha soğumuştuk.   Bu bayramda ne oldu ise şeytanın ayağını kırdık, Ramazan ayını ve Ramazan Bayramı günlerini çok güzel şekilde değerlendirdik.   Önce telefonla aradığımda bile “niye arıyon” diye bana kafa tutan, “kocam telefona gelmiyor, aptes alıyor” diye bağırıp, çağıranlar, bu bayramda hoş davranıyor, onlar da benim hatırımı soruyor, sağlık haberimden memnun olduklarını söylüyorlar, hattâ bu da yetmiyor sık sık buluşmamızı istiyorlardı.

XXX

Ne oldu da “uzun yıllar sonra böyle güzel bayram günü yaşadık” diye düşünürken, derin uyku ve tatlı ruyâ’dan sıçrayarak uyandım. Uyandım ki, yine biri birini görmek istemeyen, yine biri birini çekiştiren, biri birinin cenâzesine gitmeyen komşular, akrabâlar… Ruyâ’da bile olsa bayramlaşmak, insanların el sıkışması biri birine gidip gelmesi, kucaklaşması, bayram ve yaşama sevinci ile biri birine sarılması bir hayli güzeldi.    
Bu haber toplam 138 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.