REMZİ DOĞAN

REMZİ DOĞAN

EZBERBOZAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BAŞLARKEN

A+A-

Kırıkkale’mizin Uzun yıllar sesi ve nefesi olan ‘’ Kırıkkale İl Gazetesi ‘’ İmtiyaz sahibi, Muhterem hemşerim, Ramazan Çetin beyin tevazu gösterip, daveti üzerine #EZBERBOZAN adlı köşemde Makalelerimle Kırıkkale ve Doğduğum yer Karakeçili’li hemşerilerimle birlikte olacağız inşallah. Mübarek Kurban Bayramı’na rastlayan ilk makalem, benim için ayrı bir anlam taşıdığını vurgular, tüm hemşerilerimin Bayramını Can-ı gönülden kutlarım.

İlk yazımda biyografik öz geçmişimden bahsederek giriş yaparsam, sanırım hemşerilerimle duygusal bağımızın temeline birlikte ilk harcı koymuş olacağız. 1956 Karakeçili doğumlu, İlk ve Orta Okulumu Karakeçili ’de okudum, 1970 yılında tahsilimi tamamlamak için Ankara’ya gittim. 1980 Yılında, Manisa, 2000 yılında emekliliğimin ardından İzmir’e yerleştim. Orta Okul yıllarımda Saygıdeğer üstat, Keskin’in medar-ı iftiharı Ressam Rahmi Pehlivanlı’nın eserlerinden etkilenip, Resim çizmeye başladım. Yine Keskin’li Tacettin ÜNAL büyüğümün zamanın Başbakanı Rahmetli Süleyman Demirel’e tavsiyesi üzerine, Demirel’in özel imzası ile Türkiye’nin en büyük enerji üreten Soma Termik Santrali’nde Teknik Ressam olarak iş hayatıma başlayıp, Vardiya Amiri olarak 2000 yılında emekli oldum. 1980 İhtilal döneminde yaptığım/çizdiğim Liderlerin DEV Portreleri ile dikkatlerini çekip, Profesyonel Asker yetiştirmedeki tez’lerim, AR-GE ve buluşunu yapıp, Patentini aldığım 76 ürünümle TSK’ya Temel Eğitim Malzemeleri imal edip, tedariğini yapmaya başladım, halen ayni işime devam etmekte olup, Ressamlığımın yanında Heykel çalışmalarımla Kırıkkale’li biri olarak TSK’nın aranan Heykeltraş’ı haline gelmeyi başardım. Biyografimi daha da geniş tutmadan, ilerleyen günlerde daha geniş tanışacağız inşallah. Özlem duyduğum memleketim Kırıkkale ve Karakeçili ’nin tarihi / coğrafyası / kültürü ’ne kısaca bir göz atarak başlamak istiyorum.

1925’ lerde temeli atılan Kırıkkale, Cumhuriyet şehri olarak bilinmesinin yanında, geçmişi ile çok eski uygarlıklara dayanan bir tarihe sahiptir. Yakınındaki Kırıkköy, Kent merkezindeki Kaletepe’nin birleşiminden adını aldığı söylense de, Osmanlı Arşivlerinde Ankara yakınlarındaki Türkmen aşiretlerinin yerleştiği ‘’ Kırıkkal ’dan ismini aldığı tarih bilimciler tarafından belgelerle açıklanmaktadır. Esasen M.Ö. ;3000/4000 yıllara uzanan tarihi geçmişe sahip Kırıkkale’yi bütünü ile ele alıp, günümüz tarihiyle örtüştürürsek, tarihsel yapısı ve Kültürel, değerlerimizin, tarihsel değerlerimizin, hatta Türklerin Kırıkkale ve civarına 1071 Malazgirt savaşından önce geldiğini (1071’den sonra akın, akın) gördüğümüz gibi, hala topraklarımızda izleri bulunan, Hitit’lerin, Firig ’lerin, Lidya’lıların, Sümerlerin,Galat’ların, Romalalı ’ların, bulgularına rastlarız. Karakeçili / Köprüköy Kızılırmak üzerindeki Selçuklular zamanında 13.üncü yüzyılda inşa edilen Çeşnigir köprüsünün, Timur’un Ankara Savaşında, Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferinde, kullandığını düşündüğümüzde Kırıkkale’mizin tarihteki rolünü daha iyi anlayacağımızdan eminim. 11.inci Yüzyılda Kırıkkale yöresine Oğuz/Türkmen boyları yerleşerek özellikle ‘’ ULU YÖRÜK ‘’ olarak bilinen Karakeçili ’ler Selçuklu’dan sonra kurulan Osmanlı İmparatorluğunun da temelini atmışlardır. Bu yüzyıl da Beyrek dağının eteklerinde bulunan Hoca Ahmet Yesevi’nin oğlu Haydarı Sultan ve Halil Dede türbeleri günümüze kadar gelmiş,Türk ve İslam Aleminin mutasavvıf düşüncesinin Kırıkkale toprakları üzerindeki Anadolu’nun nirengi noktalarını oluşturmuşlardır.   Ankara’nın Türklerin eline geçtiği 1073 yılını referans alırsak, Kırıkkale’nin daha öncelikli tarihinin de öneminin ne olduğunu sanırım daha iyi kavrayacağız. Kısa bir tarihi gezintiden sonra yakın tarihe gelirsek,

1925 yılında Top ve Mühimmat Farikalarının temellerinin atılışı, 1941 yılına kadar inşa edilen diğer fabrikalarla Kırıkkale çekim alanı haline gelip, hızla nüfus artışı ile 21 Haziran 1989 yılında İl olmuştur. Ayni yılda Karakeçili Kasaba iken (Şahsım Belediye Başkan adayı idi), Kırıkkale ‘ye bağlanıp İlçe statüsüne geçmiştir.  Türkiye’nin Batısını / Doğusuna bağlayan Karayolu / Trenyolu ile, Stratejik bir kavşak haline gelen Kırıkkale, Evliya Çelebi’nin dile getirdiği İpek Yolu ile de Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ve coğrafi omurgası olmuştur adeta.

Halen 10 Fabrikası ile MKEK, 5.798 kişi istihdam ederken, Savunma Sanayimizin bel kemiğini oluşturmaya, Ceyhan Boru hattına bağlı İç Anadolu Rafinerlerinde 5 Milyon ton / yıl, ham petrol  ürerimi ile 825 istihdam sağlayıp, Kırıkkale’mizin Anadolu’da İskeletini oluşturmaya devam ediyorlar.  Makalemin bu bölümünde, doğduğum Karakeçili’den bir anekdot ile özet geçmeden yapamayacağım.  Karakeçili’leri anlatmak için kitaplar bile yetmez ama akılda kalacak önemli bir not düşeyim istedim.  1018 yılında Selçuklu Hükümdarı Çağrı Beyin ordusunda görev alan, Ermenileri bozguna uğratan Karakeçili’ler 1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden önce Anadolu’ya gelmişler, o yıllardan günümüze gelen, isimlerinin başında bulunan ‘’KARA’’ kelimesinin önemini vurgulamadan geçemeyeceğim. Anadolu’nun her köşesine ‘’ KARA ‘’ kelimesini tarihten günümüze ebedileştiren KARAKEÇİLİ’lerin ‘’ KARA’’ sından bahsedip, ilerleyen süreçte detaylara gireceğim inşallah.

*** KARA keçili, ; ( Yörük ve Kayı’dır ),

*** KARA kızanım, KARA çocuğum, (Kız çocuklarını severken),

*** KARA yağız, KARA Oğlan, (Erkek çocuklarını severken),

*** KARA Toprak, (Ebedi Hayata göçerken),

*** KARA Gözlüm, / KARA Kaşlım, (Kavgayı ve tartışmayı önlemek için)

*** KARA giysi, ( Yas Tutarken  ).

 *** KARA yazı, ( Kader anlamında kullanırlar ).

*** KARA sevda ( Büyük Aşk ile Bağlanma ),

***KARA Kış, ( Kışın yoğun olduğu, zor geçtiği günlerde ).

*** KARA Baş, (sürüyü emanet ettikleri, köpekleri için ).

***KARA Sinek, ( Bataklıklar kenarında konaklama esnasında dadanan sinekler için ).

***KARA Çadır, ( Yörükler için Dünaya’da Mekandır )

*** KARA Delik, ( Umutsuzluk,Çaresizlik için )

*** KARA Bulut ( Evin üzeride KARA Bulutlar geziyor gibi, karamsarlık )

*** KARA KEÇİ ( Dayanıklık ),

*** KARA Koyun ( Bereketlilik )

*** KARA Kutu ( Gizem için kullanılır )

Uzayıp gider, KARA yerine SİYAH kelimesini yerleştirirsek, tüm anlamların değişiğini görebilirsiniz.

Makalemin sonunda Kırıkkale’ye emeği geçen, ilk valimiz Fikret Güven ve Özellikle Çeşnigir Köprüsüne büyük emeği geçen Yunus Sezer Valilerimize teşekkürlerimi borç bilir, ilerleyen zamanlarda başarılarını ayrıntıları ile irdeleyeceğimiz Kırıkkale’mize yön verenleri kaleme alacağız. İyi haftalar dileğiyle

 

Bu yazı toplam 826 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar