1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Başbakan Erdoğan, Almanya'ya gitti
Başbakan Erdoğan, Almanya'ya gitti

Başbakan Erdoğan, Almanya'ya gitti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bugün Almanya'da yıllık ciroları 35 milyar Avro'ya ulaşan 70 bini aşkın Türk şirketi bulunuyor. Bunlardaki istihdam 370...

A+A-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bugün Almanya'da yıllık ciroları 35 milyar Avro'ya ulaşan 70 bini aşkın Türk şirketi bulunuyor. Bunlardaki istihdam 370 bine neredeyse ulaşmış durumda. Türk toplumunun Almanya'da yaşamın her alanında yapmakta olduğu önemli katkılardan dolayı şüphesiz ki biz de mutluluk duyuyoruz'' dedi.
  Erdoğan, Almanya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Başbakan Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in davetine icabetle ''Türkiye'den Almanya'ya iş gücü göçünün 50. yılı'' münasebetiyle Berlin'de düzenlenecek etkinliğe katılmak üzere Almanya'ya gittiğini söyledi. Türkiye ile Almanya arasında tarihten gelen bir dostluk ilişkisi olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, ''Hükümet olarak Almanya ile çok boyutlu ilişkilerimizin her alanda çeşitlenerek gelişmesine büyük önem atfediyoruz. Almanya ilişkilerimizin son dönemde artan üst düzey ziyaretlerle daha da güç kazandığını görüyoruz'' dedi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Son olarak geçtiğimiz şubat ayında CEBIT Uluslararası Bilişim Fuarı vesilesiyle Almanya'ya yaptığım ziyaret sırasında Şansölye Merkel ile bir görüşme gerçekleştirmiştik. Fevkalade verimli geçen bu görüşmede köklü ilişkilerimizi ve işbirliğimizi değerlendirme fırsatımız oldu. Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Wulff'un geçen yıl ülkemize yaptığı ziyaretin üzerinden henüz bir yıl geçmeden sayın Cumhurbaşkanımızın 18-21 Eylül 2011 tarihlerinde Almanya'ya ziyaretleri yine ikili ilişkilerimizdeki dinamizmin ve çeşitliliğin bir yansımasını teşkil etmiştir.'' İki ülke ilişkilerindeki en önemli noktalardan birini insani bağların oluşturduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Son 50 yıl içinde Almanya'ya gitmiş olan ve bugün toplam sayıları yaklaşık 3 milyonu bulan vatandaşımız var. Türk kökenli Alman vatandaşları iki ülke arasındaki dostane ve güçlü ilişkilerin pekişmesinde çok önemli bir rol oynuyor. Başlangıçta misafir işçi olarak Almanya'ya giden vatandaşlarımız daha sonra orada artık kalıcı hatta Alman vatandaşı olmak suretiyle Alman ekonomisinde, Alman siyasetinde, Alman eğitim-öğretim alanında çok çok önemli yerler aldılar ve Almanya'ya bir çeşitlilik kazandırdılar aynı zamanda. Avrupa ülkeleri arasında Türklere ve Türk kökenlilere ev sahipliği bakımından birinci sırada yer alan Almanya'daki Türk iş gücü, bu ülkeye göçün 50. yılında misafir işçi kimliğini artık geride bırakmıştır. Türk toplumun birçok ferdi Almanya'da her alanda tekrar ediyorum, siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif alanlarda önemli başarılara imza attılar. Bu süreç dördüncü kuşağa şu anda geçtiğimiz dönemde çok daha farklılık ve zenginleşerek devam eden bir süreç. Bugün Almanya'da yıllık ciroları 35 milyar avroya ulaşan 70 bini aşkın Türk şirketi bulunuyor. Bunlardaki istihdam 370 bine neredeyse ulaşmış durumda. Türk toplumunun Almanya'da yaşamın her alanında yapmakta olduğu önemli katkılardan dolayı şüphesiz ki biz de mutluluk duyuyoruz. Almanya'daki Türk toplumunun iki ülkenin ortak kazanımı olduğuna samimiyetle inanıyor ve bu köprünün güçlenerek devamı şüphesiz ki Almanya-Türkiye ilişkilerini çok daha farklı, olumlu istikamette zemine taşımaktadır.'' -''Almanya, Türkiye'nin en büyük ticari ortağı''- Başbakan Erdoğan, Almanya Federal İçişleri Bakanlığınca göçün 50. yılı dolayısıyla yarın düzenlenecek ana etkinliğe Almanya Başbakanı Angela Merkel ile katılacağını, burada konuşma yapacaklarını bildirdi. Merkel ile ''Göç toplumumuzu nasıl değiştiriyor?'' konulu bir açık oturuma katılacaklarını anlatan Erdoğan, açık oturumda Almanya'da yaşayan Türk kökenli 6 göçmenin de bulunacağını söyledi. Göçün 50. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlerin ardından Merkel ile çalışma yemeğinde bir araya geleceklerini bildiren Erdoğan, ''Görüşmemizde ülkelerimiz arasında çok boyutlu ilişkileri ve yakın işbirliğini değerlendireceğiz. Siyasi ilişkilerimizin yanı sıra ticari ilişkilerimizin güçlendirilmesi imkanlarını da ele alacağız'' diye konuştu. Almanya'yı Türkiye'nin en büyük ticari ortağı olarak nitelendiren Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen sene 29 milyar avroya ulaştığını söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Şansölye Merkel ile Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın karşılaştıkları sıkıntıların çözümü için birlikte neler yapabileceğimizi de gözden geçireceğiz. Ayrıca Avrupa Birliğine üyelik sürecimiz, Kıbrıs ile Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da vuku bulan son gelişmeler başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası konularda da düşünce alışverişinde bulunacağız'' dedi. Almanya ziyaretinin ardından Türkiye'nin üyesi olduğu G-20'nin 3-4 Kasım'da yapılacak Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere Fransa'nın Cannes şehrine gideceğini anlatan Erdoğan, ziyaretinde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de kendisine eşlik edeceğini anlattı.
G-20'nin 2008'deki ekonomik ve mali krizden bu yana liderler seviyesinde toplanmaya başladığını anımsatan Erdoğan, G-20'nin ekonomik ve mali krizin üstesinden gelinmesi, finansal sistemin güçlendirilmesi ve küresel ekonomik büyümenin sağlanması amacıyla ortak politika önerileri geliştirdiğini ve bunları uygulamaya aldığını söyledi. Erdoğan, G-20'nin küresel ekonomi ile bağlantılı ticaret, kalkınma, enerji, yolsuzlukla mücadele, gıda güvenliği, istihdam ve sosyal politikalar gibi alanlarda da küresel sorunlara, küresel çözümler getirme gayretinde olduğunu da belirtti. ''Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin birlikte yer aldığını G-20 platformunu, bu sorunların da ele alınması için en uygun platform olarak görüyoruz'' diyen Erdoğan, gelişmekte olan ekonomilerin, artan ekonomik ağırlıklarıyla orantılı küresel ekonomik yönetim içindeki seslerinin de artmasını istediklerini, bu çerçevede G-20'nin etkinliğinin korunmasına önem atfettiklerini bildirdi. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Ekonomik ve mali kriz karşısında güçlü bir duruş sağlayan ülkemiz, G-20'nin uluslararası ekonomik ve mali sistemin güçlendirilmesinin ve reformuna yönelik çalışmalarına destek veriyor ve aktif katkı sağlıyor. Cannes zirvesi gelişmiş ülkelerin yüksek kamu borcu, mali sistemdeki zayıflıklar, mevcut borçlarının dönüştürülebilir hale gelememesi noktasındaki sıkıntıları, finansal piyasalardaki çalkantı, ekonomik büyümede yavaşlama ve yüksek işsizlik gibi küresel ekonominin güç sınamalardan geçtiği bir döneme rastlıyor olması Türkiye'nin de nasıl bir noktada olduğunu göstermesi bakımından önem arz ediyor. Zirvede krizin atlatılması bakımından atılması gereken cesur, kararlı ve koordineli adımlara ilişkin siyasi desteğin sergilenmesi hususunda G-20 liderlerine önemli görevler düşüyor. Küresel ekonominin büyüme rayına yeniden oturtulması için G-20 çerçevesindeki çok taraflı işbirliğine dayalı çabaların önemine inanıyoruz. Bu çerçevede tecrübelerimizi diğer G-20 üyeleri ile paylaşıyoruz. Almanya'yı ziyaretimin ülkelerimiz arasındaki köklü ilişkilerin daha da pekişip güçlenmesine vesile teşkil etmesini, Cannes'te katılacağımız G-20 Liderler Zirvesi'nde ise tüm liderler ile birebir ikili görüşmelerimizin olmasının yanında ortak değerlendirme toplantısında da kanaatlerimizi ortaya koymak suretiyle orada da yapacağımız görüşmelerin inanıyorum ki ciddi bir uluslararası koordinasyonun sağlanması bakımından çok büyük faydalar temin edecektir.''
Bu haber toplam 227 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.