1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Babalar Günü
Babalar Günü

Babalar Günü

Ben bir babayım… ‘Babalar Günü’ münasebetiyle baba'yı, yani kendimi yazayım dedim.  İnanın yine aklıma 'Ana'  geldi. Demek ki, Ana her zaman ve...

A+A-

Ben bir babayım… ‘Babalar Günü’ münasebetiyle baba'yı, yani kendimi yazayım dedim.  İnanın yine aklıma 'Ana'  geldi. Demek ki, Ana her zaman ve her yerde daima 'Baba’nın önünde. Öyleyse, ‘Baba’nın evlâdı  üstündeki, aile bireyleri üstündeki hakları inkâr edilebilir mi? Edilemez…! Ananın aile fertlerine verdiği o ‘kutsal’  emek ne ise, muhakkak ki babanın emeği ve hizmeti de o oranda kutsaldır. Toplumda ‘Yuvayı dişi kuş yapar’ sözü, her ne kadar aile içindeki başarıyı ve aileye yapılan hizmette Ana’yı birinci sırada göstermiş ise de; baba da emekleri inkâr edilemeyecek kadar büyüktür. Geçmişte baba, kazanan, kazandıklarını ‘bütçe ambarına’ dolduran, evin bekçisi gibi algılanırdı. Yöremizde ‘kız isteme’ gelenekleri yerine getirilirken, şu kural önem kazanmıştı: ‘Kız güzel mi? Oğlan zengin mi?’ Halbuki artık ‘İletişim çağına’ girildi ve bu ‘aile düzeni kurma felsefesi’ tamamen tersine döndü. Şimdi yuvayı ‘erkek ve dişi kuşlar’ birlikte yapmaya başladılar: Erkek ailenin reisi olmaktan çoktan çıkarıldı. Kadınları koruyup kollayan kurum ve kuruluşlar belli amaç doğrultusunda çağdaş görevlerle donatıldı. Kadınlar erkeklerden de bir adım ötede ve önde haklı yerlerini aldılar. Yine eskiden evlerin arka odalarında ‘kara peçeler içinde olan’ kadınlarımız, şimdi artık büroda, bankada, dairede, mecliste ve sair kurum ve kuruluşlarda iş ve hizmet üretmektedir. Her ne hikmetse, onun yarı yardımcısı olan baba, ‘benim de haklarım var, bunları bana kim verecek, haklarımı isterim!’ naralarını atıp, isyan ederek ortalığı ‘Kel Ali’nin bağına’ döndürmez. Fakat baba yine o ‘engin ehil anlayışı ve davranışıyla’ aile içindeki görevini yerine getirmenin mutluluğunun mükemmelliğini yaşar. Bedbaht da olsa, babalar‘erkekliğine kimsenin leke sürmesini istemez’, onurunu ve gururunu asla zedelemez. Hali-vakti oldukça iyi olan babamın şu sözlerini oldukça manidar bulurum ve sizlerle paylaşmak istiyorum: Rahmetli babam biz çocuklarına hep şöyle derdi: “Bir gün gelip sizler de Ana-baba olunca benim dediklerimi daha iyi anlayacaksınız. Sizler büyüdükçe bütün giyecekleriniz de yiyecekleriniz de büyüdü. Bütçem ve gelirimi sizlere hak geçirmeden dağıttığım için kendi payım küçülüp, azaldı ya da yok oldu. Sağ olun evlâtlarım. Allah sizlerin acılarınızı göstermesin. Sizlere lastik ayakkabı aldığım zaman sevinçten uçtum adetâ. Gülen yüzlerinizin gül üzümü gibi güzelleştiğini görünce ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz. Lâkin şunu asla unutmayın… Kendime soğukkuyu lastik ayakkabı bile alamadım. Hep çarıkla idare ettim, bana inanın.” Maalesef günümüzde babalar ‘mal biriktiren, daha açıkçası mirasçılarına mal kazanan fabrika gibi düşünülüp, algılanmaktadır. Özellikle babalarından bol miktarda ‘miras kalmayan evlâtlar’  babalarını rahmet ve hayrla yad etmek şöyle dursun, en ağır sözlerle aşağılamaktadırlar. Ne acı..! Efendim vaktiyle, filanca Hanı, yeri bilmem kaç kuruşmuş da babası orasını satın almamış. Fişmekânca hamamın yeri beş paraya satılırken babası kafayı kullanıp, burasını da almamış. A benim sevgili yavrucuğum: Senin babanı ben çok iyi tanıyorum. Gecesini gündüzüne kattı. ‘Muhannet var!’ diyerek, çok çalıştı ve sizlere mal biriktirmek için didindi ve şehrin yarısını satın aldı. İnsaf yahû, kalanını da bırakın başkaları sahiplensin. Yarın kardeşler, kızlar ve özellikle de sevgili damatlar, nasıl olsa malları pay-pay ederek, el-âleme ‘düşmanı ana doğururmuş’ dedirteceksiniz. Yalan mı dediklerim? Sözün özü: Hayırlı bir evlât yetiştirmek, hizmetin ve ibadetlerin en büyüğüdür. Aile ve Toplum bundan büyük yarar görür. Baba olmak, bütün maddî ve manevî sıkıntılarına rağmen yine de büyük mutluluktur. Allah bu güzîde güzel mutlulukla herkesi nasiplendirsin. Zaten bütün babaların büyüklükleri, ancak onların ölmeleri halinde anlaşılıyor. ‘Ah babam ah! Şimdi hayatta olsaydın da şunu sana bir danışsaydım.?’ demiyor muyuz? Dediklerimi yineliyorum: Babaların yılda bir kere anılması veya hatırlarının hiç sorulmaması, aranmaması ayıbın da ötesinde insafsızlıktır, saygısızlıktır ve en önemlisi de günahtır. Hele-hele babalarını ticarî rant aracı olarak düşünen kampanyacı‘tüccar kafalı evlâtların’ davranışları ise katmerli çirkinliktir. Tüm karamsarlıklar bir yana, babalar gününüz kutlu olsun. Hoşça kalınız.

Bu haber toplam 144 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.