1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Ayaz Bey’in feraseti ve Beş kuruşluk hizmetkar
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ayaz Bey’in feraseti ve Beş kuruşluk hizmetkar

A+A-

Gazneli Sultan Mahmud’un, köyden getirip Baş vezir yaptığı Ayaz isminde bir zat vardı. Çok üstün zekaya sahip bu delikanlıyı ve aldığı maaşı diğer vezirler kıskanmaya başladılar. Bir gün beyleri Gazneli Mahmud’a: “Ayaz denilen bu kölenin ne marifeti var ki sen ona otuz kişinin maaşı kadar maaş ödüyorsun?” dediler. Sultan Mahmut bu soruya o anda cevap vermedi. Birkaç gün sonra beylerini alarak ava çıktı. Yolda bir kervan gördüler. Sultan Mahmut beylerden birine: “Git sor bakalım, bu kervan nereden geliyor?” dedi. Bey atını sürerek gitti, birkaç dakika içinde geriye döndü. - Efendim kervan Rey şehrinden geliyor, dedi. Sultan Mahmut: - Peki, nereye gidiyormuş? diye sorunca bey susup kaldı. Bunun üzerine Sultan Mahmut başka birini gönderdi. O da gidip geldi. - Efendim, Yemen’e gidiyormuş, dedi. Padişah: - Yükü neymiş? deyince o da sustu kaldı. Bu defa padişah başka bir beye: -  Sen de git yükünü öğren, dedi. Bey gitti geldi. -  Her cins mal var, fakat çoğu Rey kâseleri.” dedi. Padişah: - Peki, kervan ne zaman yola çıkmış? diye sorunca bey cevap veremedi.

Padişah böyle tam otuz beyi gönderdi, otuzu da istenen bilgileri tam olarak getiremediler. Padişah son olarak Ayaz’ı çağırdı: “Ayaz, git bak bakalım, şu kervan nereden geliyor?” dedi.

Ayaz: - Efendim, kervan görünür görünmez sizin merak edeceğinizi tahmin ederek gidip gerekenleri öğrendim. Kervan Rey’den gelip Yemen’e gidiyor, yükü şudur, şu kadar at, şu kadar deveden oluşuyor, şu kadar insan var, diye kervan hakkında ayrıntılı bilgi verir. Bütün bunları beyler ağzı açık dinliyorlardı. Ayaz tek başına 30 beyin edinemediği bilgiyi edinmişti. Padişah beylerine döndü: - Ayaz’a neden otuz kişinin ücretine denk ücret verdiğimi anladınız mı? Görüyorsunuz ki bu bile onun hizmetine karşılık az geliyor, dedi. Böylece Ayaz’ı çekemeyerek aleyhinde konuşan beyler utanıp yaptıklarına pişman oldular. İnsanlar fiziki olarak hep birbirine eşittir ama yukarda Ayaz’daki zekada görüldüğü gibi, iş yapmada da farklılıklar arz ederler. Bu konuda da şöyle bir fıkra anlatılır. İki ağanın iki tane hizmetkârı varmış. Birisi hizmetkarını beş kuruşa tutmuş, öbürü on beş kuruşa! Beş kuruşa tutan öbürüne: “Sen neden on beş kuruş veriyorsun? Oysa ben beş kuruşa tuttum ve aynı işi yapıyorlar…” demiş. Öbürü ise “istersen aradaki farkı sana göstereyim” demiş.

Hizmetkârların ikisinin adı da Mehmet’miş. On beş kuruşluk hizmetkarın ağası çocuğu çağırmış:  —oğlum Mehmet!  —Buyur ağam.  —Git bakkaldan bir kilo şeker al da gel.—Başüstüne, demiş ve gitmiş. Ağası yanındakine konuşuyormuş: Şimdi kapıdan çıktı, şimdi bakkala vardı, şimdi geri döndü geliyor, şimdi kapının önünde!!! Ve çağırmış: —Oğlum Mehmet, geldin mi?Buyur ağam, evet geldim ve şekeri getirdim. Buyur. Bu sefer öteki beş kuruşluk çocuğu göndermiş. O da konuşmaya başlamış. Ama oldukça da yavaştan alıyormuş: Şimdi kapıdan çıktı, şimdi bakkala vardı, şimdi geri döndü geliyor, şimdi kapının önünde!!! Ve çağırmış: —Oğlum Mehmet! —Efendim ağam. —Geldin mi? —Ağam, daha çarığımı bağlıyorum.  Öbür ağa söz almış: işte beş kuruşluk ile on beş kuruşluk arasında fark budur!!!

Bunu anlatmaktaki maksadım. Yarın mahşer yerinde Rabbimiz bize: “Kendin için ne getirdin” diye sorduğunda, herkesin beş kuruşluk mu, on beş kuruşluk mu olduğu ortaya çıkacak. Aklını kullanan orası için daha çok çalışır, daha çok yatırım yapar.

 

Bu yazı toplam 160 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.