1. YAZARLAR

  2. ASIM ATABEY

  3. AV HAYVANLARI VE AVCILAR
ASIM ATABEY

ASIM ATABEY

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

AV HAYVANLARI VE AVCILAR

A+A-

Av hayvanları ve avcılar konusu Ülkemizin kanayan yarasıdır.  Bu konu üzerinde ciddi bir düzenleme yapılmalıdır. Ve bu konu TBMM simizi ilgilendirir. Ben de hatırlatmak istedim. Bakalım bu sesimi duyan olacak mı? Her av hayvanının avlanma serbestisi ve av hayvanlarını avlama yasağı vardır.  Avcılarımızın bu süreleri bilmesi ve yasaklara harfiyen uymaları gerekir.  Evet.  Ortada konu ile ilgili yasa vardır. Ancak bu yasalara ne kadar uyulmaktadır? Siz avcılarımızın bu yasalara hassas davrandıklarını söyleyebilir misiniz?  Ülkemiz cumhuriyetimizin ilk yıllarında orman bakımından zengin olduğunu ve ormanlarımızın da av hayvanlarıyla dolu olduğunu biliyoruz. Zaman içinde ormanlarımız azaldı. Ülkemizin nüfusu arttı. Av merakı avcılarımız çoğaldı. Aynı zaman da avcılıkta kullanılan aletlerde pek çoktur. Önceleri ellerde tek kırma tüfekler vardı. Sonra çift kırmalı tüfekler, piyasalarda yer aldı. Şimdilerde on iki,  on altı mermi atan tüfekler yapıldı. Dürbünlü olanları var. Dürbünsüz olanları var. Avcı ava çıktımı, boş gelmesi mümkün değil. Adamlar attığını vurabiliyor. Avın kaçması mümkün değil. Ülkenin her tarafını bilmiyorum. Ancak kendi çevremi çok iyi bilirim. Bizim bura dağlarımızda, yaylalarımızda kurtlar sürü ile olurdu. Tilki, tavşan, keklik, bıldırcın sürülerle olurdu. Su yılanları, kıraç yılanları olurdu. Su kablumbağları, kara kablumbağları olurdu. Porsuk,  tarla faresi, bir başka adıyla kelengi olurdu. Ev güvercinleri, dağ güvercinleri, toy, yaban ördekleri, yaban kazları, su kuşlarının her çeşidi, angıt, leylek, balıkçıl, çulluk, hatta deve kuşları olurdu. Şimdilerde bu hayvanların çoğundan eser kalmadı.  Bu hayvanlarının her birini doğada görevleri vardı. Kimi zararlı böcekleri yer. Kimi süne, kımıl gibi tarla bitkilerine zarar veren böcekleri yer ve yaşam kaliteli, olarak devam ederdi. Leylekler yılanları yer. Kurtlar domuzları yer. Tilki kelengileri yer. Neticede tabiatta bir denge oluşur.  Baktığımız zaman insanlarımızın doğaya verdiği zararların sınırı yok. Aklınıza ne çeşit bir kıyım, yıkım gelirse onların hepsi yapılıyor. Av hayvanları azaldı. Av hayvanlarının barınacakları alanlar azaldı. Avcılar çoğaldı. Av aletleri çoğaldı. Bu tablonun görülmesi ve bilinmesi gerekli oldu.

Siz hiç internette rastladınız mı? Tavşanlar yavrularını yuvada bırakıp, beslenmeye gidecekleri zaman, yuvalarının ağzını toprakla kapatıyor. Yayılmaya öyle gidiyor. Bu yuvada ki tavşan yavrularının anası, bu avcılıktan nasibini almamış, neyi ne zaman yapacağını bilmeyen bir avcı geçinen tarafından,  bu ana tavşanı vurdu. Ana öldü. Geride ne oluyor? Yavrular yuvada, toprak altında kaldı. Felaketi görüyor musunuz? Bir de tuhaf bir başka durum var. Ülkemizde pek çok yerde su göletleri yapıldı. Pek çoğu sulama amaçlı. Buralarda balıklar yetişiyor. Yetiştiriliyor. Vatandaş balık avlama zamanı gelince elinde bir olta. Balık tutacağım diye gölette. Bir bakıyorsun bir görevli vatandaşın tepesinde bitiyor. İlk işi vatandaşın oltasını elinden alıyor.  Balık ağı varsa, balık ağını alıyor. Arkasına baka baka oradan uzaklaştırılıyor. Asıl sebep de o gölet,  bir kişiye kiralanmış. Balık tutma ancak o kişinin hakkı. Göleti o adam mı yaptı? Yok. Devlet yaptı. Bu gözü açık ta bir şekliyle burayı kiraladı. Ama vatandaş buralarda balık tutamaz. Niye.? Sen git kahvehanede pişpirik oyna. Temiz havada açık alanlarda vakit geçirme. Sonrası mı? Hastaneler hastalarla dolsun taşsın.  Bir konu daha anlatayım. Aile çoluk çocuk bir park yerine pikniğe gidiyor. Çocukların bazılarının elinde bir balık oltası. Oturdukları yakın yerlerde, balık tutacağım diye uğraşıyor. Bir bakıyorsunuz? Balık tutmak yasak. Daha ne? Efendim çocukların bu alanda bisiklet sürmesi yasak. Anons tekrar tekrar yapılıyor. Söyleyin siz. Bu yasaklamanın yapılması doğru mu?  Yerini söylemeyim. Biraz ayıp olur. Bu çocuklar bizim. Bırakın açık alanlarda doyasıya oynasın. Balık tutsun. Bisiklet sürsün. Çelik- çomak oynasın. Sülâke oynasın. v.s.

Bu yazı toplam 970 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.