1. YAZARLAR

  2. UĞUR BÖCEĞİ

  3. Aşkım şimdi ne yapacağız, inan bilmiyorum
UĞUR BÖCEĞİ

UĞUR BÖCEĞİ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Aşkım şimdi ne yapacağız, inan bilmiyorum

A+A-

Aşkım şimdi ne yapacağız, inan bilmiyorum. Bu açmazın içinde boğulup kalmaktan korkuyorum. Düğün yapılacak masraflar diz boyu, annemler ben kızımı telli duvaklı gelin yapacağım, aman şöyle düğün isterim, aman böyle kına isterim olmadı nişan muhteşem olmalı deyip duruyor. Babanlar istemeye gelince ortalık karışacak. Salon takımı, yatak odası takımı, yok çeyizdi, yok şuydu, yok buydu.

Aşkım bende şaştım kaldım. Aslında ikimizin ailesi de orta halli bir aile ancak bu olur olmaz masrafların altından nasıl kalkacağız bilmiyorum.

İkisi de başlarını ellerini arasına alıp oturdukları çay bahçesinde düşünmeye başlamışlardı. O ara ısmarladıkları çayın gelmesini beklerlerken yeni evlenen bir arkadaşları eşiyle beraber oradan geçiyordu. Onlarda bunların düşünceli halini görüp yanlarına geldiler. Sanki kendileri yaşlıymışlar mı gibi. O gençler Karadeniz’de geminiz batmış gibi düşünüyorsunuz. İkisi de düşünce anaforundan çıkıp arkadaşlarını eşiyle beraber çaya davet ettiler. Arkadaşlarına içinde bulunduğu açmazı anlattılar. Ne yapacağız, bu içine düştüğümüz çıkışı olmayan labirentten nasıl çıkacağız. Arkadaşları çözüm kolay diyerek anlatmaya başladı.

Bu konuşmadan birkaç gün sonra kız istemeye oğlan tarafı gelmişti. Gerekli prosedür işledi. Allah’ın emri anılmış kız verilmişti. Konuşma sırası artık düğün, nişan, kına konuşmalarına gelmişti. Kız tarafı düğünü, nişanı nasıl yapacağız, açık açık konuşalım sonradan problem olmasın deyince. Kızı isteyen oğlanın dedesi ve kızı veren kızın dedesi o iş bizde düğün işi bizim işimiz kimse ağzını açmasın. Kızın annesi, ama baba deyince, kızın dedesi aması, maması yok. Oğlanın annesi de tam lafa karışacak olunca da oğlanın dedesi de o iş bizde dedik ya! Siz çocuklara ne eşya vereceksiniz herkes kendinin gücü yettiğince alsın gerisi bizde değil mi? Hısım deyince. Elbette biz öyle uygun gördük dediler. O an herkes sus pus oldu.

Evlenecek çiftler oturacakları evi kiralamışlardı. Artık evlenecekleri günü bekliyorlardı. Gençler düğün öncesi bir kafede küçük bir organizasyon yapacaklarını duyurdular. Ailelerin en yakınlarının bulunacağı organizasyondu bu.

Kızın annesi babası da, oğlanın anne babası da, dedelerin ne yapacağını bir taraftan beklerken bir yandan da organizasyonda ikinci plana atılmalarını kendilerine de yediremiyorlardı. Büyüklerine karşı da bir şey diyemediklerinden biraz öfke birazda merakla nişan ve düğün gününü bekliyorlardı.

Kafede herkes toplanmış kızın annesi, babası ile oğlanın anne ve babası nezaketen gelenleri kapıda karşıladılar. İçeride hoş bir müzik vardı. Bir ara anne babalar sohbete daldılar. Konuşurlarken babalar kendi aralarında düğün şimdi burada olsa ne iyi olurdu küçük sade ve de… Bu ara anneler lafa karıştılar yok artık o kadarda değil dediklerin de bir gelin arabası geldi kafenin önünde gelin ve damadın kendi çocukları olduğunu görmenin şaşkınlığı ile bakarlarken, bu arada dedeler de anne babaların yanına gelmişlerdi.

Anneler babalarına bakarak baba ya! Deyince aralarından kızın dedesi böyle daha güzel olmadı mı sizce.

Kızın annesi, kızını gelinliğinin içinde görünce damadını da yanında görünce mutluluktan ağlamaya başladı. Aynı duyguları yaşayan oğlanın annesi de olmaz mı şunların gözündeki mutluluğu gördüm ya! Hem ide pek güzel oldu. Allah sizlerden razı olsun. Kızın annesi de olsun be hısım. Dediklerinde çocuklar dedelerinin ve de anne babalarının ellerini öpüp içeriye girdiler sade nikâh ve düğün törenini en mutlu şekilde yaptılar. Sonra mı dedeler babalardan düğün için ayırdıkları bütçeyi gençlerin ev alması için ön ayak oldular. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.

Demem o ki! Artık düğün masrafları her iki tarafında belini büküyor. Aileler ve de evlenen gençler borç içinden uzun zaman içinde belki de yıllarca çıkamıyorlar. Hatta düğünlerde öyle ilginç anlaşılmaz tavırlar var ki! Havsalam inanın almıyor.

Düğünün her aşamasında hayırlı olsun, makas kesmiyor, oğlanın anası babası nerede bu kızın anası babası yok mu diyerek. Adını kültür koydukları soygunun ta kendisi; eskiden kapı açılmıyor denirdi. Alınan para geline verilirdi. Diğer türlü alınan paralarda geline verilirdi. Her yerin âdetine göre değişen ölçülerde anne, babalardan, dedelerden, damattan istenen davulcusundan, çalgıcısına, aşçısına, pastacısına verilen ekstra paralar. Ver babam ver. Kusuruma bakmayın ama siz yeni kurulan aileye destek olmaya mı geldiniz yoksa soymaya mı?

Bence artık değişim zamanı, zaten dinimizde de böyle abartılı şeyler olmamalı diyor. Dinimizin gereği itidaldir (dengedir).

Filanın kızı şöyle düğün yapmış, falancanın oğlu düğünde şöyle yapmış diye diye, abarta abarta işin çokunu çıkartmamak lazım!

Unutmadan şunu da belirtmek isterim ki, birisi araba alır hayır olsun ne ısmarlıyorsun derler. Ev alır keza aynı şekilde. Adam borçlanmış kardeş yardım ediyorsan et. Edemiyorsan sus. Yok, adam beşinci evini alıyorsa, bizde hayırlı olsun diyelim. O adama ısmarlayacağı dokunmaz zaten. O zaman amenna.

Bu yazı toplam 359 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.