1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Arınç: Polisin tutuksuz yargılanması, aklandığını göstermez
Arınç: Polisin tutuksuz yargılanması, aklandığını göstermez

Arınç: Polisin tutuksuz yargılanması, aklandığını göstermez

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gezi Parkı olayları sırasında hayatını kaybeden Ethem Sarısülük'ün katil zanlısı olduğu iddia edilen polisin...

A+A-
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gezi Parkı olayları sırasında hayatını kaybeden Ethem Sarısülük'ün katil zanlısı olduğu iddia edilen polisin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını, "Tutuksuz yargılanması bu konuda aklandığını göstermez." diye yorumladı. Arınç, "Yargı süreci sonunda verilecek kararın adil bir karar olması çok daha doğrudur ve beklentilerimiz bu yöndedir." dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu Toplantısı Başbakanlık Merkez Bina'da yaklaşık 5 saat sürdü. Toplantının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, bir basın toplantısı düzenledi. Basın açıklamasının ardından Arınç'a ilk olarak, Gezi Parkı olayları sırasında bir polis kurşununun isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Ethem Sarısülük'ün katil zanlısı polisin serbest bırakılmasına ilişkin değerlendirmesi soruldu. Arınç, ilk olarak "Bu konuyla ilgili soruşturmanın yapıldığını ve iddialar çerçevesinde eğer polis kurşunu ile yaralanmış ve ölümüne sebebiyet vermişse bunun neticesiz kalmayacağını yargı sürecinin devam edeceğini adil bir karar çıkacağını bundan önceki toplantıda ifade etmiştim. Maalesef o günden bu yana Ethem Sarısülük hayatını kaybetti. Tanrı'dan rahmet diliyorum." diye konuştu. Arınç, cevabını şöyle sürdürdü: "Bugün itibari ile söylediğiniz konu haklıdır, bir polis memuru hakkında onun tabancasında çıkan kurşunla ölmüş olabileceği konusunda yargı sürecinde bir gelişme olmuştur. Kendisi mahkemeye tutuklanma talebi ile sevk edilmiş ancak adli kontrol kararı ile tutuksuz yargılanmasına karar verilmiştir. Yani tutuksuz yargılanması bu konuda aklandığını göstermez. Yargı süreci sonunda verilecek kararın adil bir karar olması çok daha doğrudur ve beklentilerimiz bu yöndedir. Ancak olayla ilgili olarak, niçin adli kontrol kararı ile tutuksuz yargılanmasına karar verilmiştirin izahı belki şu bakımdan mümkün olabilir: Toplanan delillerle ve olayı tamamen kaydetmiş video ve kamera kayıtlarıyla polis memurunun göstericiler kalkanını gasp etmişler, daha sonra linç teşebbüsünden bulunulmuş, vücuduna 37 adet taş isabet etmiş, çok sayıda yumruk ve tekme almış, meşru müdafaa durumu olup olmadığı tamamen yargının vereceği karara bağlı. Ama bunun üzerine kendisi havaya iki el ateş ederek kaçmaya çalışmış, üçüncü el ateş sırasında da eline isabet eden taştan dolayı silahın düşmesiyle böyle bir olayın meydana gelebileceği bir kanaat olarak mahkemede yer almış. Silahın balistik muamelesinin bitmiş olduğunu, ancak adli tıp konusunda kesin kararın henüz verilmediğini biliyorum. Adli soruşturma devam etmektedir. Eğer adli soruşturmanın sonunda yargı süresince bilerek ve kasten bu olaya sebebiyet verildiği ortaya çıkarsa adil mahkemenin bu konudaki kararını hep beraber bekleyeceğiz. Ama olayın cereyan tarzına göre kendisini koruma iç güdüsü ile böyle bir harekette bulunduğu sabit olursa mahkeme şüphesiz ona göre karar verecektir. Şüphesiz vefat eden şahsın yanındayız. Böyle bir olayın meydana gelmesini hiçbirimiz arzu etmezdik. Ama gösteriler, o karışıklık sırasında bu olayın nasıl meydana geldiği hem şahit ifadeleri hem kamera kayıtları hem de adli tıbbın vereceği kararla kesinlikle ortaya çıkmış olacak." "SOSYAL MEDYA İÇİN YENİ BİR SUÇ İHDAS EDECEK ÇALIŞMA İÇİNDE DEĞİLİZ" Bülent Arınç'a Gezi Parkı olayları ile gündeme gelen sosyal medyaya ilişkin düzenleme de soruldu. Bu konuda Ulaştırma ve Adalet Bakanı ile görüştüğünü söyleyen Arınç, "Mevcut hukuki mevzuata yeni bir mevzuat ekleme niyetinde değiliz. Yeni bir suç ihdas edecek çalışma içinde değiliz. Kitlelerin yönlendirilmesi, suçun işlenmesinin tahrik edilmesinde bazı kişilerin özel hayatına girilip hedef haline getirilmesinde bazı paylaşım sitelerinde sorumsuzlukların yaşandığını çok iyi biliyoruz. Yeni bir ceza maddesiyle bu olaylara karşı cezalandırıcı yaptırım kısıtlayıcı hükümler getirilmesi söz konusu değil. Ancak genel hükümlere göre insan suç işlemişse insanların özel hayatına, kişilik haklarına, öldürün talimatlarına, yol açan Twitter, Facebook deyin genel hükümlere göre suç işleyenlerin hüviyetleri yerleri tespit edilememektedir. Kim bunu attı hesap sahte midir doğru mudur büyük güçlükler yaşanıyor. Bir çalışma yapılabilirse suç işleyen kişilerin tespit edilmesine yol açabilecek genel hükümlere çarptırılabilecek düzenleme yapılabilir. Bilişim Suçları ile TCK ile ilgili suçlarla ilgili ne ceza arttırımını ne başka bir şeyi düşünmüyoruz. Bu dünya sınırsız bir donya ama o kadar sorumsuz da olmamalı. Görüldü ki bu yolla da suçlar işlenebiliyor. Bu yolla da toplumsal kaos oluşturabiliyor. Bunu sokakta yapanla burada yapan arasında suçun mahiyetinde bir farklılık yoksa suçun failin bilinmesinde ve genel hükümlere göre yargılanmasında hukuk devletinde ihtiyaç var." şeklinde konuştu
Bu haber toplam 377 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.