1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Ara Güler!(foto muhabiri)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Ara Güler!(foto muhabiri)

A+A-

sanat kalemi

Sanat olmasına gerek yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zaptediyorsun. Bir makine ile tarihi durduruyorsun.

Ara Güler

alaattin-karaer--kose-yazisi-061.jpg

     Fotoğraf çekmek ben ve eşimde aşırı olmazsa da bir tutku!

     Eşimin tutkusu çocukluk yıllarından geliyor. Babası fotoğrafçı olduğundan sanırım. Babasında çektiği güzel siyah-beyaz fotoğrafları vardı. Aynı zamanda fırçası da kuvvetliydi. Bazı değerlerin gün yüzüne çıkması kolay olmuyordu. Kendi çapında mücadelesi olmuştu, fakat sonuçsuz kalmıştı.  Bu dünyadan göç etti hayalleriyle…

     Fotoğraf çekmek, deklanşöre basmakla olmadığını zaman içinde anlamıştım.

     Bazı zaman anlık olmasına rağmen, bazı fotoğrafları, manzaraları çekmek için saatler, günler gerekiyor… Fotoğraf sanatçısı Resul Çelik’in beğendiğim bir manzara fotoğrafını, soğuk bir kış günü sabahın erken saatinde günlerce, dağlarda beklediğini, “Sis engelliyordu, bir türlü inmiyordu manzarayı çekmem için” anlattığında şaşırmıştım.

      “Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.” dediği söylenirmiş, Fransız devlet adamı Napolyon Bonapart’ın. Her halde şimdiki İstanbul için değildir söylediği söz!

     İstanbul deyince de, ilk akla gelen Beyoğlu ve İstiklal Caddesidir.

     2014 yılının Kasım ayında, İstanbul’da yaşayan avukat oğlumu ziyarete gitmiştim. Oturduğu evin karşısındaki Dr. Tevfik Sağlam ortaokulundaki 10 Kasım Atatürk’ü anma programına katıldıktan sonra, sanat etkinliklerini gezmek üzere İstiklal caddesindeydim. İlk uğradığım yer, Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi olmuştu.

     İlk giriş katında bulunan resim sergisini gezmeye başlamıştım ki, resimleri görünce bir an şaşırmıştım. Yağlıboyamı, fotoğraf mı diye! Dikkatlice baktığımda resimlerin, sanatçının fotoğraf makinesinin objektifinden çıktığını anlamıştım. O kadar canlıydılar ki, sanki misafir karşılayan ev sahibi gibiydiler.

     Fotoğrafların güzelliği karşısında fazla duramadım. Hızlı hızlı hepsini görmek istedim. Bizlerden bir parçaydı çünkü.

     Ortadaki puf da oturmuş çay içen kişi ayağa kalkarak. Kusura bakmayın çay içiyorum.

     - Sizin mi sergi! 

     - Evet! Ben Resul Çelik. 

     Sohbete başladık. Tipik Karadeniz şiveliydi. Ülkemizdeki genel sorularından birisini yöneltti.

     - Nerelisiniz?

     - Kırıkkale'den geliyorum.

     - Ya siz?

     - Ben Rize'liyim. Fotoğraf benim tutkum. 20 yıldır fotoğraf çekimleriyle uğraşıyorum. 81 İl'i dolaştım. 400 fotoğrafımı, 400 sayfalık kitap halinde yayınlamak üzereyim ve 81 il'i kapsayacak. Ancak fotoğrafları, şiirlerle ve kısa yazılarla bütünleştirmek için çalışmalar yapmaktayız. Sonra, Türkçe ve İngilizce basılacak kitap. Nisan 2015 tarihinde 50 İl'i kapsayacak sergi çalışmalarım için yola çıkacağız.

     Bu sırada sergiye gelenlerle ilgilenmek üzere izin istedi. Bende bu arada yeniden fotoğraflara döndüm.

     Yeniden geldiğinde sohbete devam ettik.

- Kırklareli'nden miydiniz?

       - Hayır Kırıkkale! Ankara'ya yakın olan şehir.

       - Plakası kaç?

       - 71

     Büyük ekran televizyon ekranına bağlı bilgisayarın tuşlarına bastı.

     Çekmiş olduğu, Kırıkkale'nin Karakeçili ilçesi ile Köprüköy beldesi arasında, Kızılırmak Nehri üzerinde Büyük Selçuklu Devleti zamanında yapılan tarihi Çeşnigir Köprüsünün fotoğrafı çıktı karşıma!

     Sohbete devam ederken, Kırıkkale'de çekim için geldiğinde ismini hatırlamadığı bir Irmakta mahsur kaldığını, köylülerin traktörle yardımcı olduğunu anlattı.

      Fotoğrafa gönül veren Resul Çelik, Türkiye'nin güzelliklerini objektifiyle evimize iş yerimize taşıyor. 1972 yılında Rize Çayeli’nde doğar Çelik, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde açmış olduğu iki yüz ellinin üzerinde fotoğraf sergisi ile Türkiye'nin tanıtımına da büyük katkılar sağladı. Çelik daha çok manzara, tarihi mekânlar ve portre çalışmalarında ağırlık veriyor.

      Gezgin bir fotoğrafçı, Resul Çelik bu güne değin yaptığı çalışmalara bir "Türkiye 81 il" albümü ile fotoğraf sevenlerle paylaşmayı hedefliyor. Çelik, ülkemizin ünlü gezgin fotoğrafçısı  Ersin Alok'u örnek alıyor ve onun görüşlerine fotoğraflarına hayranlığını dile getiriyordu.

      Memleket özlemi fotoğraflarına yansıyor Resul Çelik fotoğrafla İlgisini ve memleket sevgisini şöyle dile getirmekte; Fotoğrafın yaşanan bir anı saptama gücü vardır. Türkiye doğanın her renginin var olduğu yeryüzü cennetidir. Fotoğrafçılık mesleği yanı sıra bir doğa tutkunuyum. Bu konuda deneyimli isimlerden bilgiler alıyorum. Geziyor, görüyor ve fotoğraf çekiyorum. İnsanların bilmediği güzellikler keşfetmek ve onları fotoğraflamak en büyük tutkum. Türkiye’nin mükemmel bir doğası var. Bu mükemmellikleri yansıtmaktan büyük haz alıyorum.

      Geçmiş günden bahsettikten sonra; aramızdan ayrılan İstanbul fotoğraflarıyla hafızalara kazınan, dünyaca birçok kişiyi fotoğraflayan efsane foto muhabiri Ara Güler’i tanıyalım.

 

   devam edecek…

 

Bu yazı toplam 602 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.