BEKİR AKDENİZ

BEKİR AKDENİZ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Anne

A+A-

 

"Cennet onların ayakları altındadır." buyuruyor Efendimiz (s.a.v). Bizleri Allah'ın sonsuz tecellesi ve mucizesi ile dokuz ay karnında taşıyan, her an yanımızdan hiç eksik olmayan büyük fedakârlık örnekleri annelerimiz... Eğitim ailede başlar. İnsanın ilk mürebbîsi annesidir.

Eskiden cemiyetimizde güçlü bir aile yapısı vardı. Bu yapı içerisinde geleceğin anneleri en güzel şekilde eğitiliyordu. Zaman içerisinde ailelerimizde bu kıvam bozuldu. Artık anne-babaların evlâtlarıyla olan biyolojik alâkaları pek bir şey ifade etmez oldu. Bu sebeple geleceğin annelerini yetiştirmek için daha ciddî müesseselere ihtiyaç var. Bugün kız Kur’ân kursları, bu ihtiyaca cevap vermeye gayret etmelidir. Gelecek nesilleri yetiştirecek annelerin, Kur’ân ve hadis ikliminde hazırlanması bu müesseselere emânettir. Dîni yaşama, dînin zâhirini ve bâtınını öğrenme ve takvâ hayatına girme husûsunda Kur’ân kursu ihmâl edilmemelidir. Geleceğin anneleri, şahsiyet tevzîine Kur’ân ikliminde hazırlanmalıdır. Çünkü annelik çok mühimdir. Cenâb-ı Hak, annelere ayrı bir değer ve beraberinde çok mühim vazifeler vermiştir. Nesillerin yetiştirilmesinde öncelikli vazife annelerindir. Bu mühim vazifeleri lâyıkıyla yerine getirebilecek hasletlerle bezenmiş bir anne için, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellemEfendimiz şöyle buyurmuştur: “Cennet, annelerin ayakları altındadır.” (Nesâî, Cihâd, 6; Ahmed, III, 429) Burada annelere has bir değer söz konusudur. Bu değer de annelerin cemiyet içerisindeki en mühim terbiyeci olma vasıflarından dolayıdır. Bizleri önce bir müddet karnında, sonra kollarında ve ölünceye kadar da kalplerinde taşıyan annelerimize gösterilecek sevgi ve saygıya ortak olabilecek başka bir varlık yaratılmamıştır. Ev tanzimi ve evlât terbiyesini omuzlarına alan anneler; cidden engin bir muhabbete, derin bir saygıya ve ömürlük bir teşekküre lâyıktırlar. En büyük şahsiyet, en büyük insan, Rahmetenli’l-Âlemîn olan Peygamberimiz de, bu hasletlerle bezenmiş olan Hatice Vâlidemiz’e hayran oldu. O iffet, hayâ ve vefâ âbidesi Hatice Vâlidemiz, bu meyanda yetişmiş bir anneliğe en güzel bir örnektir. Böylesi anneler için; «Gerçek sâliha bir anne, en güzel bir muallime» hükmü verilmiştir. Bu açıdan bakıldığında anneler «topluma yön veren» kimseler olarak karşımıza çıkmaktadır. Annelerin topluma vereceği yön, hangi istikamet olmalıdır? Anneleri nasıl yetiştirirsek, onlar da geleceğin toplumunu o esaslara göre inşâ edecekler demektir. Cenâb-ı Hak bizden takvâ toplumu inşâ etmemizi arzu etmektedir. O hâlde, anneleri; bu maksada hizmet edebilecek liyâkatte, kıvamda ve rûhâniyette yetiştirmeliyiz.Anneler, yavrularımızın ilk mürebbîleri... Yavrularımız, bize Allâh’ın birer emâneti. Onların güzel bir insicam içerisinde yetiştirilmesi ve cemiyete faydalı fertler hâlinde topluma kazandırılması hepimizin vazifesi. Bu da ancak onların gönüllerini, Kur’ân kültürü ve Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesi muhtevâsında doldurabilmekle gerçekleşir. Sâliha bir hanım, beyi için sâlih amel desteğidir. Umumiyetle büyük insanların arkasında dâimâ sâliha bir kadın vardır. Meselâ Hazret-i Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ilk tebliğinde kendisine ilk ve en büyük destek Hazret-i Hatice Vâlidemiz olmuş ve Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, onu ömür boyu unutamamıştır. Efendimiz, bir aile sohbetinde, Hazret-i Hatice Vâlidemiz’i uzun uzun anlatarak bazı hâtıraları yeniden nakletmiş ve geçmiş günleri yâd etmişti. Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâVâlidemiz hayret ifade eden bir üslûpla; “–Yâ Rasûlâllah, senelerce evvel ölüp gitmiş olan bir yaşlı kadını, bu kadar hatırlayıp yâd etmekte ne fayda var? Allah, size, ondan daha genç ve güzelini ihsân etmiş; ağzında dişi bile kalmamış bir ihtiyar kadın yerine daha gencini vermiştir.” dedi. (Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 20)

 

Âişe Vâlidemiz’in bu sözlerine karşı Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellemEfendimiz’in mübârek dudaklarından, Hazret-i Hatice Vâlidemiz’i niçin unutmadığını bildiren şu sözler döküldü: “–Yâ Âişe! Seneler geçtiği hâlde Hatice’yi unutmayışım, onun dış güzelliğinden değildir. Herkes beni red ve inkâr ettiği zaman, Hatice bana inandı ve tasdik etti. Etrafımdaki müşrikler bana; «Yalancısın!» dediği zaman; Hatice bana; «Doğru söylüyorsun, asla çekinme!» dedi. İnsanlar benden bir pulu esirgediği zaman, Hatice, bütün servetini önüme sererek; «Bunların hepsi emrindedir, istediğin kadar harcayabilirsin.» dedi. Dünyada yalnız kaldığım günlerde, Hatice benden asla geri kalmadı; «Bunların hepsi geçicidir, üzülme, ileride bu güçlükleri kolaylıklar takip edecektir.» dedi. İşte ben, Hatice’yi, bu fedâkârlıkları için unutmuyorum!” Tüm günün annelerimizin günü olması duâsı ile...

Bu yazı toplam 492 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.