1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ankara’yı Marka Kent Yapacağız
Ankara’yı Marka Kent Yapacağız

Ankara’yı Marka Kent Yapacağız

MHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın hedefi 29 mart yerel seçimlerin hemen ertesinde koltuğa oturduğu günden itibaren Ankara’yı...

A+A-

MHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın hedefi 29 mart yerel seçimlerin hemen ertesinde koltuğa oturduğu günden itibaren Ankara’yı marka kent yapmak.

Projelerini ve seçim çalışmalarını İL gazetesine anlatan Mansur Yavaş ile geçirdiğimiz 2 saat boyunca uzun uzun sohbet ettik. Seçim stratejisini ve geçmişte Beypazarı’nda ki başarısını sizler için kendi ağzından kaleme aldık. İşte Mansur Yavaş ile samimi sohbetimiz.

-Ankara’da Büyükşehir Adaylığınız oldukça erken açıklandı, neler yaptınız bu süre içerisinde?

SEÇİM ERKEN BAŞLADI

Adaylığımın açıklandığından beri Ankara için kafamızda ki projelerin detaylandırılmasını, bu arada halkın içerisinde geziyorum. Bizim göremediğimiz, onların adlandırdığı şeyleri ifade ediyorlar. Onları toparlıyoruz.

Tabi seçim erken başladı bu sefer. Normalinde Şubat ayının ortalarına kadar aday ismi verme hakkı var herkesin. Ancak nedense partiler erken hareketlenince erken ortaya çıkarıldı. Çalışma için Ankara gibi bir yerde kısa zaman ama her gün televizyonlara çıkıp projeleri anlatmak içinde uzun bir zaman var.

HALKIN KARŞISINDA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ

Dolayısıyla halkın karşısına çıktığımız zaman çok daha hazırlıklı olmak istiyoruz. Bunun hazırlığını yapıyoruz. Bu konuların uzmanı arkadaşlarımızla toplanıyoruz. Bu arada da tabi yapılacak seçim çalışmasıyla ilgili, gerek metropol gerek il içerisinde ilçe başkanları, belde başkanlarıyla görüşerek nasıl yol izleriz onları konuşuyoruz. Bu arada ajanslarla konuşup, seçimlerde en fazla kullanacağımız genel argümanlarla, seçim stratejisi hakkında tartışmalar yapıyoruz. Dolu dolu geçiyor şuanda.

-Ankara’nın maketini hazırlattığınızı duyduk, böyle bir çalışmanız var mı?

Hayır, yapacağım projelerin animasyonlarını hazırlatıyorum şuanda. Bunları görsel olarak yapacağız. Çünkü ben 1999’da da Beypazarın da aynısını yaptım.

-Nedir bu projeler?

YARDIMLAR KURUMSALLAŞMALI

Yapılan yardımlarla ilgili bir çok spekülasyonlar var Ankara’da. Bunun nasıl yapılması konusunda bir hazırlığımız var. Ben belediye başkanı olduktan sonra onların durumunda bir değişiklik olacak mı? Yoksa daha mı iyi olacak? Bunun hazırlığı içerisindeyiz. Ben bunların kurumsallaşmasını istiyorum. Belediye başkanına göre değişmeyecek şekilde. Vatandaş ben görevi bıraktıktan sonrada endişe etmeyecek. Yani benim şöyle bir hakkım var belediyeden alacağım şeklinde. Tabi belli gelire sahip insanlar için bu söz konusu. Daha fazla gelire ulaştığından itibaren bu yardım kesilecek. Dolayısıyla ne yardım alan rencide olacak. Ne de ona yardım yapılırken, birçok insan bugün sağda solda konuşuyor, “benim paramla kömür dağıtılıyor” diye. Aslında toplumu birbirine bölen bir yaklaşım oldu. Şimdi ben belediye başkanı olarak, evinde tir tir titreyen bir insan varsa belediye başkanlığımın hiçbir ifadesi yok.

Bunu düşünmek zorunda belediye başkanı.

114 BİN FAZLA AİLEYE YARDIM VERİLİYOR

Öbür tarafta doğalgazlı insana da kömür veriliyor. Haliyle doğalgazla ısınan insanın yardımla aldığı kömürü sattığı şeklinde bir yaklaşım sergileniyor. Bunu çözmenin yolu kurumsallaştırmaktır. Bunu belediye çok kolay tespit edebilir. Aldığım rakamlara göre, Ankara’da 2007 rakamlarıyla yoksulluk ve açlık sınırında olan aile sayısı 286 bin. 400 bin aileye yardım yaptık deniliyor. Yani bu 1yıllık mıdır bilmiyorum da, eğer 1 yılda 400 bin aileye yardım yapılıyorsa, 114 bin aileye de fazla verilmiş. Yani onlarda haksız değil, bu duruma karşı çıkanlar. Bu dayanışmayı bozmamak lazım. Biz nasıl bir milletiz. Fakire, fukaraya zaten kendiliğinden komşusu olarak ta yardım yapan bir milletiz. Şimdi bu dayanışma ortadan kalkıyor. Onun kalkmasının en güzel yolu kurumsallaşmaktır. Biz bunu nasıl yapacağımızı nasıl bir kart dağıtacağımızı, nelerden yararlanacaklarının rakamlara kadar açıklayacağız. Bunun hazırlığını yapıyoruz.

15-20 MİLYON TURİST GETİRECEĞİZ

Bir diğer önemli projemiz, istihdam açısından. Evde oturan kadınlarımızı istihdama hazırlamak. Ankara’nın marka kent olması en büyük projemiz bu. Ve Ankara’ya 15-20 milyon turist getirilmesi projemiz var. Şimdi bunu konuştuğun zaman bazı insanlar, Turist niye gelsin gibi konuşuyorlar. Bakın Ankara’nın Ulus tarihi kent merkezi böyle olacak, Hamamönü böyle olacak, kale böyle olacak, hacıbayram civarı böyle olacak şeklinde göstereceğiz ki Turistin nasıl geleceğini gözleriyle görecekler.

ANADOLU KÜLTÜR BAHÇESİ

Yine TOKİ’nin uygulamalarıyla ilgili farklı yaklaşımlarımız var. Ne düşünüyoruz, bunları görsel anlamda göstereceğiz. Yine Ankara’ya Turist getirebilmek için 81 ilin kendi kültürünü yansıtabileceği ve Ankara’da yaşayan bu insanların hem istihdam olarak, hem kültüre katkıda bulunabileceği Anadolu Kültür bahçesi olarak adlandırdığımız 10 bin dönüm arazi üzerinde bir bahçe oluşturacağız. Örnek olarak Kırşehir evi yapılacak oraya. Bunuda O ilin belediyelerine yaptıracağım. İşletmesini de derneklere vereceğim. Ankara’da yaşayan Kırşehirli bayanlar, kendi yöresel yemeklerini, kültürel özelliklerini yansıtan ürünleri orada sunacaklar. Birçok insan kendi çocuğuna kendi memleketinin kültürünü anlatamıyor. Bir Kırşehirli Kırşehir Ahi Evran törenlerinin nasıl yapıldığını çocuğuna orada tanıtacak ve belki zaman içerisinde ben Kırşehir’e gideyim Ahi Evran şenliklerini orada izleyeyim diyecek.Bu urfa sıra geceleri olarak ta adlandırılabilir, Yozgat’ın testi kebabı olarak ta adlandırılabilir. Çorumun Hatuşa’sı olarak da değerlendirilebilir. Böyle bir Anadolu Kültür bahçemiz var ve çok büyük istihdam sağlayacak. Bunu görsel olarak insanlar görecekler. Nasıl bir şey yapılıyor. Onları hazırlattırıyorum.

İNSANLARI BETON YIĞMADAN KURTARACAĞIZ

Banliyö hattını belediye olarak devir alıp, 1975-1980 yılları arasında yapımına başlanan hızlı trenler projesi vardı Ankara-İstanbul arası, Bu şimdi Çayırhan’a kadar ray döşenecek durumda. Bunu tamamen Çayırhan’a kadar yapmayacağız ama, Yenikent’in arka sınırlarına kadar Banliyö hattını uzatıp, 81 ilin Anadolu kültür bahçesi, tek katlı TOKİ evleri, Fuar alanını hep o tarafa yapmayı düşünüyoruz. Oraya gidip gelen insanlar, üstelik hızlı gidip gelecekler. Mamak’ta ki bir mahalleyi düşünün burada 30-40 yıldır insanlar yaşıyor. Komşuluk ilişkisi oluşmuş, birbirinden haberleri var. Hastasından, düğününden haberleri var. Şimdi siz bunları alıp da çok katlı evlere topladığınız zaman, birde kura usulü siz orda 20-30 yıllık bir kültürü bir komşuluk ilişkisini yok ediyorsunuz. Yani ruhsuz bir kent olmaz. İnsanlarımız, tarihi ve Komşuluk ilişkileriyle birlikte yaşamak zorunda. Eğer isterlerse oradaki mahalleyi aynen taşıyacağım oraya. Aynı insanlar, aynı komşular. Kentsel dönüşüm böyle bir hadisedir. Kentsel dönüşüm, insanları sığınabilecekleri bir binaya hapis etmek değildir. Biz Ahşap evlerinde yaşardık. Ankara evleri de öyleydi. Bunları aldık, betonlaştırdık, kimse birbirini tanımaz hale geldi. Evlerimiz kaloriferli oldu, herkesin odası ayrı, evin içerisinde bile birbirimizi görmez hale geldik. Biraz kendi kültürümüzü, yaşayış şeklimizi öne çıkarıp, bu tür evler yapmamız lazım ki, o zaman Ankara’da hemşericilik ruhu gelişecek, komşuluk ilişkisi devamlı yaşayacak. Yurt dışına gidiyorsunuz, tanımadığınız insanlar birbirlerine günaydın diyerek geçiyor. Bir kent kültürü var. Ama insanları betonlar içerisine atıp adeta ruhsuz bir kent ortaya çıkarırsanız, hep sokaklarda kavga eder, birbirinin önüne geçer, birbirine saygı duymayan insanlar ortaya çıkar.

DAMACANA SUYU BİZ VERELİM İSTİYORUM

Gerede projesi gerçekleştirilinceye kadar Ankara’ya sağlık su içirmek için, damacana suyunu belediye olarak biz pazarlayacağız. Belediye bu tür işlerle uğraşmaz ama organizasyonunu yapar. 6-7-8-9 liraya damacana suyu satılıyor. Bunu çok ucuz fiyata Gerede suyu gelene kadar satışını sağlayacağız. Ocak ayında Gerede suyunun ihale edileceğini öğrendik. Yapacağımız ilk işlerden bir tanesi eğer ihalesi yapılırsa süreyi kısaltıp ne kadar zamanda getirebiliriz, eğer ihalesi yapılmazsa Büyükşehir belediyesi olarak ilk yapacağımız ihale Gerede suyunun getirilmesi olacak. Tabi bu arada 1,5- 2 yıl sürüyor getirilmesi. Mevcut Kesikköprüden gelen suyu bulunduğu yerde arıtarak Ankara’ya getireceğiz.

KEYİFLİ BİR ANKARA PLANLIYORUZ

Nasıl Paris’e, Londra’ya, Newyork’a birçok insan gezmeye gidiyorsa, Ankara’ya da gezmek için gelecek. Kongre, fuarlar için gelecek Ankara’ya. Marka kent olduğunuz zaman, insanların Ankara’ya gelmesi için alt yapının hazır olması lazım. Ben marka kent oldum dediğin zaman da insanların su ulaşım gibi derdi kalmamış demektir. Hem gelenlerin hem de Ankara’da yaşayanların keyif aldığı bir Ankara planlıyoruz.

SEÇİLDİKTEN SONRA SİYASET BİTMELİ

Beypazarı’nda seçimi kazandıktan sonra rozetimi çıkarttım. Hiç kimseye siyasi davranmadım. Siyasi davranmam için hiçbir anlam yok. Önce yüzde 51 sonra 55 aldım. 2 kişiden birisi oy vermiş ise daha ne istiyorsunuz. Hatta 1999’da şöyle bir sloganım olmuştu. “Ben bana oy vermeyenleri pişman edeceğim” diye. Arkasından sloganın devamını getirdik. “Yaptığım hizmetlerle pişman edeceğim. Keşke bizde verseydik” dedirteceğim diye. Hep böyle yaklaştık. Seçildikten sonra rozetinizi çıkarırsınız, Particilik siyaset yapmazsınız, çünkü, siz siyasi yaklaşırsanız, bir takım karşınızda ki insanlarda siyasi yaklaşır. Ankara Büyükşehir belediye başkanının siyasetten daha çok yapacağı işlerle ilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum.

TARTIŞMALARDAN UZAK DURACAĞIZ

Rakip adaylarla tartışmak yerine, onunla enerjimizi yok etmek yerine ben seçildiğim günün ertesi gününde Ankara için ne yapabilirim ona bakarım. Ankara için hizmeti geçen herkese teşekkür ederim. Taş üstüne taş koyarım. Böyle bir stratejimiz var.

İnsanları boş tartışmalarla meşgul etmek de yanlış. Sen şunu yapmadın, ben bunu yapmadım yerine bunu nasıl yaparız hep beraber bunu tartışalım. Siyasi yaklaşımımız öyle olacak. Bizim kişilerle işimiz yok.

BEYPAZARINDA BÖYLE BAŞARDIM

İnsanları siyaset yaparak kendinize çekemezsiniz. Siyaset yapmayıp, insanları projenin içine çekmeniz gerekir. Beypazarı’nda onu başardım. Ufak bir ilçede insanları ikna edeceksiniz, Sizin murat 124 arabanız var, ben size şöyle bir teklifle geliyorum. Buna bir çelik cant takalım, hidrolik direksiyon takalım, içine Mercedes motor takalım, siz şöyle bakarsınız bana ben niye onu yapayım. Murat 124’u nihayetinde satacağınız para bellidir. Ben bunu ikna ettim insanlara.5-10 milyar etmeyen eve, hiç kimsenin yıkıp, apartman yapmaya yanaşmadığı bölgede bu evleri restore ederken dedim ki adamlara hem sağlıklı evde oturacaksınız, hem yarın bir gün bu evler değerlenecek, burada üstelik para kazanır hale geleceksiniz, bunların hepsi birer işletme olacak dedim. İnandırdım insanları. Masraf ettiler. Karşılığını da aldılar. Bir belediye başkanı ilinde ki insanları nasıl zenginleştirecek, bunlara kafa yormalısınız, tartışmalara kafa yorarsanız, İnanın başka hiçbir işe bakamazsınız.

ANKARA ÇOK ZENGİN KÜLTÜRE SAHİP

Turisti Ankara’ya getirdiniz, Hacıbayram ve Tarihi Ulus’u yaptığımızı düşünelim. Buraları gezdireceksiniz. Buralar 1 veya 2 gün sürer. Oradan Alıp Polatlı’ya Gordion’a götüreceksiniz. 25 km öteye Nasrettin Hoca beldesine götüreceksiniz, orada Nasrettin Hoca’nın tüm dünyaya insancıl fıkraları var, onların animasyonlarını yaptıracaksınız ve gelen turistleri bizzat katacaksınız. Polatlının içerisinde Sakarya meydan muharebesi nasıl olmuş, Onu anlatırken, ister istemez burada Yunan’ın ne işi vardı diye sorulacak. En azından gelen turist sizin bir haksızlığa uğradığınızı anlayacak orada. Sonra Çubuk ovasına götüreceksiniz. Orada harp nasıl yapılmış, cenknameler vardır, bunları canlandıracaksınız. Kalecik’e götüreceksiniz, üzüm bağlarını gezdireceksiniz, Ankara çok zengin. Termal sağlık kenti açısından Beypazarı, Ayaş ve Haymana ile Kızılcahamam’da termal su var. Termal turizmi şöyle teşvik edeceksiniz, Termal tedavide 50 yaşını geçen sigortalılarda parayı sigorta ödüyor. Almanya’da. 15 günlük, 15 bin Euro. Siz şimdi uçak dahil 8 bin euro’ya getirseniz uçak dahil, bu bölgelerde 15 gün ağırlasanız, bunun üzerine demin dediğim ilçeler turunu gerçekleştirseniz, bir diğer gün Nevşehir’e götürseniz, bir diğer gün Çorum’a götürseniz, bunları bonus turu olarak yapsanız, 8 bin euro alsanız, bu para bile Antalya’da ki turizme gelen insanların 8 günde bıraktığı paranın en az 10 mislidir. Kültür turizmi Türkiye’yi kurtaracaktır.

-Bıyıklarınızı kesmeniz Ankara’da adaylığınızdan dolayımı? Yoksa bir iddia mı kaybettiniz?

Amerikaya giderken bıyıklarımı kısa kısa kesiyordum. Sol dudağımın üzerinde bıyıklarım biraz uzadığı zaman yoğurt dökmüş gibi oluyordu. Gören bıyığıma bakıyordu. Amerika’ya giderken kestim, bir daha da bırakmadım.

Bu haber toplam 117 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.