1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Alkollü kaza yapan kişilerin sigorta şirketlerinden zararı tazmin durumları
Alkollü kaza yapan kişilerin sigorta şirketlerinden zararı tazmin durumları

Alkollü kaza yapan kişilerin sigorta şirketlerinden zararı tazmin durumları

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 48 maddesine göre “alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin kara...

A+A-

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 48 maddesine göre “alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin kara yolunda araç sürmeleri yasaktır. Bu yasağa rağmen alkollü olarak trafiğe çıkan kasko sigortalı sürücü kaza yapması halinde meydana gelen zararı için ne yapmalı? Maalesef insanımızın bilgisizliğinden de yararlanılarak binlerce insanımız sigorta şirketleri tarafından mağdur edilmektedir. Alkollü olarak trafiğe çıkan ve kaza yapanlar zararlarını tazmin etmek istedikleri zaman; sigorta şirketleri klasik ve kalıplaşmış şekilde sigortalıya “alkollü olunduğundan dolayı Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5.maddesindeki "Teminat dışı kalan zararlar" kenar başlığı uyarınca meydana gelen zararın, kasko poliçe teminatı dışında olduğu” belirtilerek zarar karşılanma talepleri reddedilmektedir. Sigorta şirketleri tarafından ileri sürülen görünüşte gayet doğru ve hukuki dayanağı bulunan bir itiraz ve açıklama gibi gözüken bu cevap ne ölçüde doğrudur? İşte işin can alıcı noktası buradadır. Bu durumda bulunan binlerce alkollü iken kaza yapan sigortalı kişi sigorta şirketlerinin bu şark kurnazlığı sayesinde zararlarını tazmin edememektedir. Burada kaza yapan alkollü sürücülerin haklarını alabilmeleri için bilmesi gereken hususlar şunlardır: Hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün salt alkollü olması veya alınan alkolün az yada çok olması veya kazanın oluşumunda sürücünün %100 kusurlu bulunması yeterli değildir. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. O halde sürücünün alkollü olması, tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmemektedir. Farklı bir ifade ile sigorta şirketlerinin alkollü olduğunuzdan dolayı hasar teminat kapsamı dışındadır şeklindeki beyanlarının bir geçerliliği bulunmamaktadır. Böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunun 1281 maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Hasarın teminat dışında kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip, kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluştuğunun da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Ayrıca burada üçüncü araç sürücüsünün, ya da sigortalı sürücünün kusurunun, kasko sigortası olması nedeniyle önemi de yoktur. Yani önemli olan kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana gelip gelmediğidir. Bu durumun belirlenmesi de, aralarında bir trafik uzmanı ve nörologun da bulunduğu bir bilirkişi kurulu marifetiyle inceleme yaptırılarak, olayın meydana geliş şekli itibarıyla bu kaza ve hasarın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğinin ve illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespit ettirilmesi ile mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda sigortalı araç sürücüsünün alkol almış bulunması nedeniyle kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde, sigorta şirketinin poliçeye dayalı tazminat ödeme yükümlülüğü ortadan kalkacaktır. Görüldüğü gibi sigorta şirketinin kasko sigortalısına karşı tazminat ödememesi için kullanabileceği argüman kazanın sadece ve sadece alkolün etkisi ile meydana gelmiş olmasıdır. Öyleyse uyanık olalım. Sigorta şirketlerinin bu kurnazlıklarına ve itirazlarına itibar etmeyelim.

Bu haber toplam 493 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.