1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Agos Yayın Yönetmeni Koptaş: Batı, birlikte yaşayabilme sınavı veriyor
Agos Yayın Yönetmeni Koptaş: Batı, birlikte yaşayabilme sınavı veriyor

Agos Yayın Yönetmeni Koptaş: Batı, birlikte yaşayabilme sınavı veriyor

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş, Batı dünyasının şu anda Müslüman toplumuyla birlikte yaşayabilme sınavı verdiğini söyledi. Gazetesinin,...

A+A-

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş, Batı dünyasının şu anda Müslüman toplumuyla birlikte yaşayabilme sınavı verdiğini söyledi. Gazetesinin, Hz. Muhammed'e hakaretler içeren “Müslümanların Masumiyeti” filmiyle ilgili attığı “İfade özgürlüğü bahane İslam düşmanlığı şahane” başlığını Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) değerlendiren Koptaş, Batı'da şu anda bir çifte standart olduğunu ifade ederek, "Batı, bu çifte standarttan vazgeçmeli. Biz bu başlığımızla çifte standarda dikkat çekmek istedik.” dedi. Batı dünyasının, Müslümanlar ve içindeki diğer göçmenlerle bir arada yaşama sınavıyla karşı karşıya olduğu ifade eden Koptaş, "Şu ana kadar da bu sınavdan iyi bir not alabildiği söylenemez. Buna binaen yeni normlarını oluşturmak zorunda. Bunu yapmazsa geçmiş normlarla ifade özgürlüğü gibi bugün öne çıkan bir takım normlarla bir arada yaşama kavramı ile yan yana gelmesi çok mümkün olmayacaktır." Aksi durumda ifade özgürlüğü ve birlikte yaşama kavramlarının birbirine feda edileceğine dikkat çeken Koptaş, "Bunu da çok tehlikeli buluyoruz. Dolayısıyla öncelikli amaç birlikte yaşayabilmek faktörü olmalı. Doğrusu bu." ifadelerini kulandı. Batı dünyasının, inkâr edilemeyecek demokrasi, insan hakları ifade özgürlüğü gibi önemli normlar da kabul ettiğine dikkat çeken Koptaş, “Bu normlar, çok değerli ve hepimizin sahiplenmesi gereken standartlar. Ama birlikte yaşayabilme kültürü de bunlar kadar değerli. Tehlikede olan da bu birlikte yaşama kültürüdür.” dedi. SONUÇ BİLİNİYORDU Koptaş, İslam dünyasında infiale yol açan filmin nasıl bir sonuç doğuracağının önceden bilindiğinin altını çizerek şunları aktardı: "İnsanların sokaklara döküleceği, kanların döküleceği belliydi. Bu plana tepki tahriklere kapılmadan, demokratik sınırlar çerçevesinde olmalı. Zaten kimsenin canına kıymadan, malına zarar vermeden yapılacak tepkilere de kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Bu çerçevede olan tepkiler meşru ve haklı tepkilerdir. Ama şiddete ulaştığı, karşı tarafın inancına da sağısızlık yapıldığı noktada, ayağına kurşun sıkan haklılığına zarar veren tepki oluşmuş oluyor." AGOS’TAN ANLAMLI MANŞET Agos "Müslümanların Masumiyeti' adlı filme olan tepkisini: 'İfade özgürlüğü bahane İslam düşmanlığı şahane.' şeklinde attığı manşetle ortaya koymuştu. Karin Karakaşlı imzasıyla yayınlanan haberde, sözde ifade özgürlü adı altında yapılan bu girişimlerin kabullenemeyeceğinin altı çizilerek şu ifadelere yer verilmişti: "Bir film, İslam dininin kutsallarına yönelik hakaretamiz içeriğiyle, dünyanın çeşitli yerlerinde insan ölümleriyle sonuçlanan protesto gösterilerini beraberinde getirdi. Lübnan’dan Libya’ya, Afganistan’dan Mısır’a uzanan gösteriler ve saldırılar, Batı dünyasına doğru yayılıyor. Ve tabii yıllardır bitip tükenmeyen bir tartışmayı da yeniden dünya gündemin ön sıralarına taşıyor. İfade özgürlüğünün sınırlarının nerede başlayıp, bitiyor? Londra’da, Paris’te ya da New York’ta görünürlükleri hızla artan Müslümanların inançları söz konusu olunca arkasına sığınılan ifade özgürlüğü, aniden kendisine benzemeyene karşı olan nefretin üstünü örten bir perdeye mi dönüşüyor? Almanya’da “cami ve göçmen” düşmanlığıyla tanınan ve bununla övünen Pro Deutschland grubunun, film için özel gösterim düzenleme isteği, ifade özgürlüğüne duyulan derin saygının bir ifadesi midir? Film için “tek kelimeyle iğrenç” diyen ABD Dışişleri Bakanı Clinton’ın “Nasıl olur da özgürleştirdiğimiz Libya elçimizi öldürür. Anladık ki Ortadoğu’da görevimiz daha bitmemiş” cümlelerini kurabilmiş olması aslında sorunun bir ifade özgürlüğü sorunu olmadığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortadoğu’yu ve daha genel olarak İslam dünyasını “ehlileştirme”yi kendisine misyon edinenlerin şapkalarını önlerine koyup düşünme vakti geldi de geçiyor bile. İçinde yaşadığımız Ortadoğu ve İslam dünyasında, kendisine benzemeyenin hakları ve eşitliği konusunda ciddi sorunlar var ve bunu en iyi bilenler de bu coğrafyanın azınlıkları… Ancak bu, Batı’nın İslam ve Müslümanlarla ilgili sahip olduğu çifte standardı görmemize engel değil. İncil’de denildiği gibi, “Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.”

Bu haber toplam 376 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.