1. HABERLER

  2. SPOR

  3. AĞAÇ SEVGİSİ-Ali AYDEMİR
AĞAÇ SEVGİSİ-Ali AYDEMİR

AĞAÇ SEVGİSİ-Ali AYDEMİR

                             "Yurduma can veren en güzel kıymet,             Canım orman, sensiz vatan olur mu?      Görevlerdir değerini...

A+A-
                             "Yurduma can veren en güzel kıymet,ali aydemir11111

            Canım orman, sensiz vatan olur mu?

     Görevlerdir değerini hep bilmek,

          Yeşil dünya sensiz hayat olur mu?"

            Ormanlarımız, servet ve saadet kaynağıdır. Refah ve medeniyet yuvasıdır.Dünya hayatının vazgeçilmez nimetlerinde biri olan ağacı yazmakla, anlatmakla bitiremeyiz. Her insanın doğumundan ölümüne kadar hayatın her safhasında ihtiyaç duyduğumuz, kökünden, yaprağından, kerestesinden, çiçeğinden, dalından, gölgesinden, meyvesinden,güzelliğinden faydalandığımız ağaçları, ormanları ve tüm yeşilliği yaygınlaştırmak, yaşatmak en önemli görevlerimizden biri mutlaka olmalıdır. Kur'an ve sünnette; ağaca, yeşilliğe verilen değerleri çoğumuz biliyoruz.Okuyoruz ama uygulamalarını yapmıyoruz.Ormansız ve ağaçsız yerlerde doğanın dengelerinin bozulduğunu görüyoruz ama ibret almıyoruz. Osmanlı Devleti zamanında atalarımız ağaçları korumak için sayısız vakıflar kurmuşlardır.Eskiden Orta Anadolu'nun da ormanlık olduğu bazı kaynaklarda belirtilmektedir. Mucur bölgesinde bulunan Kırlangıç Dağı'nın bir zamanlar ormanlarla kaplı olduğu dedem tarafından bizlere anlatılmıştı. Kur'an- Kerim de ağaçlar hakkında 30 a yakın ayet bulunmaktadır."Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir bitki ekerse,ondan kuş, insan ve hayvan yediğinde bu onun için bir sadaka olur." "Kıyamet kopmaya başladığında birinizin elinde bir ağaç fidanı bulunsa, kıyamet kopmadan onu dikmeye gücü yeterse hemen diksin." Ağaç dikip gölgesinde halkı dinlendirmek gibi,insanın kıyamet gününde hesabına yarar bir erdem yoktur."  Hadisleriyle Peygamberimiz Hazreti Muhammed, ağacın kıymetini en güzel bir şekilde anlatmıştır. Ağaç dikmek ve büyütmek sadaka-i cariyenin içerisindedir. Ağaç dikmenin bakıp sulamanın her devirde geçerli en güçlü sebebi sevaplar kazanmaktır.Ağaç dikenler için, kimler yararlandıysa o kişinin sevap defterine işlenmektedir. Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul'u fethettikten sonra şehrin her tarafına kendisi de başta olmak üzere ağaç dikmiştir.Ünlü komutan tarihe düşmüş şu değerli sözü söylemiştir. "Ormanımda bir dal kesenin başını keserim." Kur'an da geçen birkaç ayetten de bahsetmeden geçemeyeceğim. "Yukarıdan su indiren O dur. Ondan içerseniz koyunlarınızı otlattığınız bitkilerde onunla biter."( en-Nahl, 16/10) "Allah onunla size ekinler,zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve her türlü ürünü yetiştirir.Düşünen kimseler için bunda ders vardır." ( en- Nahl, 16/11) "Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve  üzümlerinden şerbet, şıra ve güzel rızık elde edersiniz.Düşünen bir kavım için bunda ibret vardır. " ( en- Nahl,16/67) "Yaş ağaçtan size ateş çıkarandır.Ondan ateş yakarsınız." (Yasin,36/80) "Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler." (el-Vaka 56/6)             Ağaç ve yeşillikler için sayısız atasözleri ve deyimler bulunmaktadır.Bunlardan bazılarını sizlere nakledeyim: "Yaş kesen baş keser." (Türk Atasözü) "Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız." (Türk Atasözü) "Ağaçsız memleket, duvaksız geline benzer." (Türk Atasözü)   Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ağaçlarla ilgili bazı sözlerinden bahsedelim. "Ormansız  bir yurt ,vatan değildir."  "Yeşili görmeyen gözler , renk zevkinden yoksundur.Burasını öyle bir ağaçlandırın ki; kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın." Bazı yabancı devlet büyükleri ağaçlar hakkında önemli sözler sarf etmişlerdir: "Bir ulusun uygarlık düzeyi,üzerinde yaşadığı toprakları ağaçlandırmasıyla ölçülür." (Franklin Roosevelt) "Ağaç, geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir. Beraber yaşamanın , faydalı olmanın zevkini verir. (Marcel Prevast) İşin özüne gelecek olursak; maalesef yakınımızdaki ağaçların uğradığı felaketleri görüyoruz. Yıllarca önce yetiştirilmiş ağaçlar birilerine para kazandırmak amacıyla bir çırpıda kesilmektedir. Birilerinin bin bir emek vererek yetiştirdikleri ağaçlar kurumaya terk edilmiştir. O ağaçlara bakmakla mükellef olan kurum ve kuruluşların vurdumduymazlığı devam etmektedir. Hayrına, Allah rızası için ağaç yetiştirenlerin bu durumları gördükçe tüyleri ürpermekte ve vicdanları sızlamaktadır. Bir sürü imkan olmasına rağmen burnunun dibindeki ağaçları sulamayanları,kayıtsızca akşama kadar sandalyelerde oturanları Allah'a havale ediyorum. "Ayin esi iştir kişinin lafa bakılmaz." demiş atalar. Mübarek Ramazan Ayı'da insafa gel ipte sevap kazanmak isterlerse hortuma sarılsınlar. Ağacı yetiştirelim ve koruyalım. Hayırlı Ramazanlar dileklerimle.  

                                                                                                06.07.2014

                                                                                                                 MUCUR

               
Bu haber toplam 140 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.