1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Adana Portakal Çiçeği Karnavalı (8)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Adana Portakal Çiçeği Karnavalı (8)

A+A-

Adana Portakal Çiçeği Karnavalı!

(8)

adana-portakal-cicegi-festivali-(5)1-003.jpg

Gide gide bir söğüde dayandım dayandım
O söğüdün allarına boyandım gelin boyandım
Ben o yare dağlar kadar güvendim güvendim
Güvendiğim dağlar elime geldi elime geldi

Ölem ben ölem ben
Kurban olam ağzındaki
Dile ben gelin dile ben…

 


     Kazancılar çarşısından yürüyerek, festivalin bir bölümünün yapıldığı Atatürk Parkına doğru rehber eşliğinde grup olarak yürüyoruz… Kazancılar Çarşısında gruptan ayrılanlar oldu, ciğer yemek için. Sabah yenirmiş ciğer. Ben pek anlamam. Saat 11.00’e geliyordu. 2 km kadar yolumuz varmış.  Şimdiden Adana’nın tüm yolları kalabalıktı. Atatürk parkına yaklaştığımızda kalabalık daha da artmaya başlamıştı.

     Atatürk Parkı, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulmuş bir şehir parkıymış.

     25 Ocak 1933 yılında Atatürk, Adana’ya giderek bu alana park kurulmasını arzu etmiştir. Bununla beraber şehrin o dönemdeki yöneticileri bu parkın inşasına başlamıştır. Park 1933’lü yıllarda kurulmuş. Eskiden Giritli göçmenlerin kaldığı bir mahallede oluşturulmuş. Atatürk Parkı, tam olarak Adana’nın orta merkezine kurulmuş. Özellikle doğa dokusu ve özel peyzajı sayesinde kişilerin oldukça eğlenceli vakit geçirebileceği yerlerden biriymiş. Adana Atatürk Parkı içerisinde Atatürk büstü, heykeller ve tören alanı bulunmaktaymış.

     Bununla beraber etrafı yemyeşil ve doğayla bütünleşmiş bir alana sahip olması için göçmenler birçok farklı bina tasarımı yapmışlar.

     Adana Atatürk Parkı, Türkiye’deki en büyük parkalardan birisiymiş. Parka girişte, festivalden dolayı önlem alınmıştı. Birkaç girişin dışındaki yerler, korumalı banklarla kapatılmıştı. Festival alanındaki çeşitli etkinlikler ve standlar kurulmuştu. Biz Macar halk danslarının yapılacağı sahnenin oraya giderek kendimize oturacak bir bank bulduk. Banklarda yer bulmak bile zordu. Çoğu kişiler çimenlerin üzerine oturmuş, uzanmışlardı. Ben banktan kalkmadım. Kalktığımız anda bir daha yer bulmak mümkün değildi. Grup dağılmıştı. Adana ne kadar sıcak dense de Mart ayının verdiği serin esinti, insanı üşütüyordu. Güneşin verdiği sıcaklık biraz içimizi ısıtıyordu.

     Sahneden bir kadın, katılımcılara yoga yattırıyordu. Yoga bitiminde hoparlörden yapılan şarkı ve türküler eşliğinde sahnede herkes oynuyor, dans ediyordu. Yediden yetmişe herkes kendini bu atmosfere kaptırmıştı. Macar halk dansları gösterisi başladı. Ancak kalabalıktan görmek ne mümkündü!.

     Yorgunluktan olacak, biz fazla keyif alamıyorduk. Park içinde kurulmuş, Adana Kebap standında mola vererek, dürüm içinde Adana Kebabını tatmış olduk.  Bizim gruptakilerle birlikte Atatürk Parkına geldiğimiz yoldan yürüyerek Kazancılar Çarşısına ilerledik. Bizimkiler tutturdu, Adana’ya gelip de ciğer yemeden dönülür mü diye. Bazı esnaflarla sorduk, nerede yiyebiliriz diye. Tarif ettikleri mekana gittik. Sokak ortasına dahi masalar kurulmuş, kalabalıktan oturacak yer yoktu.  Bazıları yemeğini yedikten sonra geyik muhabbetine başladıkları için, esnafta zor durumdaydı. Esnafta gözlerine bakıyordu, yemeğini yiyenler kalksa diye. Ben ne beklerim, ne de o ciğeri yerim dedim. Biz beş kişi yemek istemediğimizi belirterek çarşının içerisinde bahçe içerisinde bulunan kahveye oturduk. Eşim telefon ediyordu. Masa boşaldı, sizde gelin yemek yemeye diye! Hayır diyerek, kahvenin bahçesinde oturmaya devam ettik. Çay ve kahvelerimizi yudumlarken, hava bozmaya başladı. Hafif rüzgarla birlikte yağmur atıştırmaya başladı…

     “Kazancılar Çarşısı’nın sokakları pazar günleri özel bir mekan haline geliyor, bir tür açık hava lokantası oluyor. Güne ciğer kebabıyla başlayarak haftanın yorgunluğunu atmak isteyen Adanalılar bu sokaklara kurulan tezgahlarda ağız tadıyla güne merhaba diyorlar. Kırmızı biberle ve adabıyla terbiye edilmiş kebap eşliğinde edebiyle taam ederek demleniyorlarmış.”

     O arada onlar yemeklerini yedikten sonra, bizim bulunduğumuz yere geldiler. Hep birlikte, Seyhan Caddesinden, Sabancı Merkez caminin önündeki Merkez Parka doğru yürümeye devam ettik. Sanki tüm Türkiye oradaydı sanki. Yerli yabancı binlerce insan seli akın akın parka doğru gidiyordu. Yollarda sıra sıra tur otobüsleri yol kenarlarına dizilmişlerdi…

adana-portakal-cicegi-festivali-(8)img_7966.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(8)img_7969.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(8)img_7971.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(8)img_7951.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(8)img_7956.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(8)img_7958.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(8)img_7961.jpg

devam edecek…

 

Bu yazı toplam 844 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.