1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Acı kaybımız… Aydın BOYSAN!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Acı kaybımız… Aydın BOYSAN!

A+A-

alaattin-karaer--kose-yazisi-019.jpg

“Hiçbir konuya hiçbir yaşta geç kalınmış değildir. Her türlü eylem ve işten “artan zaman kalmadığı” gerekçesi ile kaçınılması yanlıştır… Hatta saçmadır.”

Aydın BOYSAN

    2017 yılında kaybettiğimiz ünlülerimizin yazısını daha bitirmeden acı haber geldiğini söylemiştim.

     Öğle saatine yakın iş yerindeki arkadaşım söylemişti, Hababam Sınıfı’nın Mahmut Hoca’sı, Ülkemizin ve Türk sinemasının vazgeçilmez oyuncusu, Yeşilçam’ın dev ismi, oynadığı sayısız filmlerle izleyicilerin gönlünde taht kuran Münir Özkul’un öldüğünü…

     Bir saat geçmedi, öğle yemeğinden dönen arkadaş; Aydın Boysan’da ölmüş demez mi?

     Yaşları ne olursa olsun, ölüm kimseye yakışmıyordu. Ele avuca düşmeden, yaşamakta güzel olsa gerek! Ne yaparsak yapalım, kaçınılmaz bir son! Hani bir söz vardır. ‘Dünya Sultan Süleyman’a da kalmadı’ diye!   

     Renkli kişiliği ile tanınan, İstanbul aşığı, okuma sevdalısı mimar ve gazeteci, Aydın Boysan aslen Rize’lidir. Öğretmen annenin ve Tekel’de muhasebecilik yapan babanın çocuğu olarak 1921 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluğu Samatya’da Narlıkapı Çıkmazı’nda geçti.

 

      1939 yılında Pertevniyal Lisesinden mezun oldu. 1945 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’ni (Mimar Sinan Üniversitesi’nin Mimarlık Bölümü’nü) bitirdi. Mimar olarak mezun oldu. 2000 yılına kadar 55 sene mimarlık yaptı. Mimar olarak çalıştığı 55 yıl boyunca 1.5 milyon metrekare bina tasarlamıştır.

     İmzasını attığı projeler;

     İlk projesi, 1947 yılında Hakkari hükümet konağı.

     Diğerlerinden bazıları; Hürriyet Medya Towers, İpekkağıt Karamürsel yapısı, Orhangazi Döktaş binası, Çorlu Aymar binası, Mimar Sinan Üniversitesi Kültür Merkezi, Çatalca’daki Nesin Vakfı binaları restorasyonu…

     Türkiye Mimarlar Odası’nın kurucuları arasında yer aldı. Yönetim kurulu üyesi, ilk genel sekreteri ve İstanbul şube başkanı oldu.

     Ulusal ve uluslar arası mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı.

     1957-1972 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yaptı.

     61 yaşında gazetecilik yapmaya başladı. Kendi kitaplarını basmak için 1984-1993 yılları arasında faaliyet gösteren Bas Yayınları’nı kurdu. Yazar olarak 41 tane kitap yazdı. 

     1984-1993 yılları arasında on yıl Hürriyet ve üç yıl Akşam gazetelerinde köşe yazıları yazdı.

     Kitapları: Mizah Paldır Güldür, Yangın Var, Umut Simit, Yalan, Oldu mu Ya!, Fısıltı, Dostluk, Aldanmak, Söylesem Bir Türlü, Dünyayı Severek I-II-III, Yollarda, Uzaklardan, Yıl 2046 Uzay Anıları, İstanbul Esintileri, Leke Bırakan Gölgeler, Yaşama Sevinci, Sev ve Yaşa, Damlalar, Zaman Geçerken, Aynalar, Yüzler ve Yürekler, Felekten Bir Gün, İstanbul’un Kuytu Köşeleri, Neşeye Şarkı, Nereye Gitti İstanbul?, Uzun Yaşamın Sırrı, Hayat Tatlı Zehir-Şerefe, Bin Bir Yaşam Sahnesi, Yıldızlardan Bile Uzaklarda, Bir Ömür Yetmiyor, Ne Hoş Zamanlardı.

 

    05 Ocak 2018 tarihinde Ankara- Ulus’taki evinde organ yetmezliği sonucunda aramızdan ayrıldı.

    Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun.

 

    Söylemiş olduğu güzel sözlerden bazıları:

- “Bu dünyada kendini yüceltenler, ‘sanat ve bilime’ kendini feda edenlerdir.”

- “Kitap insanlığın kağıt üzerindeki belleğidir. Kitap sonsuza kadar ihanet etmeyen bir dosttur. Kitabı ilk kez okurken bir dost tanırsın. İkinci okuyuşunda eski bir dosta rastlarsın.”

- “Beyin alır, akıl tartar ve yorumlar. Mizah’ın hedefi aklı kullanmayı öğretmektir.”

- “İnsan olarak onurumuz varsa eğer, öleceğimize göre değil, ölmeyeceğimize göre yaşamak ve çalışmak vicdan borcumuzdur.”

 

- “İnsan dediğimiz canlı, son nefesine kadar bir anlamsız ve saçmalık dizisinden kurtulmak istiyorsa, bunun yararlı ve garantili kurtuluş yolunun “mizah” olduğunu anlamalıdır.”

- “Sabır, eser yaratma çilesinin can üfleyen nefesidir.”

- “Kişi sevgi konusunda da herkesi dinledikten sonra kendi yolunu, kendi gerçeğini kendisi bulmalıdır.”

 

- “Yaşlılık bütün güzelliklerin seyredildiği bir manzara kulesidir… Ancak ruhları körelmiş olanlar hiçbir şey göremez.”

 

- “Değişmeyen, gelişmeyen, kemikleşen bir sevgi olamaz. Zaman, sevgide biçim ve içerik gelişmeleri yaratır. Sevginin canlı kalması bu gelişmelere bağlıdır.”

Bu yazı toplam 603 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.