1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!

A+A-

kose-yazisi--alaattin-karaer-034.jpg

8 Mart  1857 yılında New York’lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının, kutladığı uluslararası bir güne dönüştü.

     Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.

*     *     *     *     *    

     Yılda birde olsa havanda su dövüyoruz.

     Bugün bir kadınlar gününü daha kutlayacağız…

     Yıllardır değişen bir şey yok. Bir arpa boyu dahi yol alamadık kadınlar konusunda.

     Kadınlar açısından değişen hiçbir şeyin olmadığı dünyada ve ülkemizde, geçen yıllardan farklı bir şeyler yazmak isterdim. Dedim ya değişen hiçbir şey yok.

     O nedenle de benim yazımda bir arpa boyu ilerlemedi. Geçen yıllardan çok farklı değil!

     İnsanoğlu var olduğundan günümüze kadar, her yerde kadınlar sömürülen ve ikinci sınıf insan muamelesi görmüşlerdir. Yakın yıllara kadar bunu bilmeyenimiz yoktu. Alışmıştık da! Ancak son yıllarda, özellikle ülkemizde buna ek olarak kadınlarımız şiddete maruz kalıyorlar, öldürülüyorlar. Gün geçmiyor ki kadınlarımızla ilgili şiddetsiz günümüz olsun. Araştırmalarda görüyoruz ki üç kadından biri dayak kurbanı.

     Dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye'de kadınlar değişik biçimlerde şiddete uğruyorlar.

     365 günün 364 günü; erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmeleri, ya da egemenliği güçlendirmek istemeleri için kadınlarımıza, fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, sözel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet ve iftira uygulamalarıyla geçecek, sonra da çıkılacak, yılda bir gün “dünya kadınlar günü” denilecek.

     Ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde kadın hakları ne yazık ki istenen seviyeden oldukça uzakta.

     Dünya Ekonomik Forumu (WEF), 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu raporunu göre; kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için en az 100 yıl, erkeklerle eşit ücrete sahip olması için ise 257 yıl geçmesi gerekiyormuş.

     Ne yapmak istiyoruz. Nereye gidiyoruz…

     Doğumlarından ölümlerine kadar horlanan, dışlanan, sömürülen ve ikinci sınıf insan muamelesi gören kadınlarımız…

     Cennet analarımızın ayağının altında deriz de, bugünün küçük kız çocuğunun, yarının annesi olacağını aklımıza getirmeyiz hiç. Yarınlarımız olduğunu düşünmeyiz. Gelecek nesillerin onların ellerinde yoğrulacağını bilmeyiz ve sırf gücümüz yettiği için onlara üstünlük kurmaya çalışırız. Gazetelerde gün geçmiyor ki cinsel istismara maruz kalan bir genç kız, bir kadın, daha çocuk yaşta bir kızın haberini okumayalım. Zaten bedenen güçsüz olan kadını birde böyle iğrençliklerle dünyalarını yıkmak mı bizim kadına saygımız. Bunca şeyden sonra onlardan nasıl sağlıklı nesiller  yetiştirmelerini bekleyebiliriz. Kendi ruhları yaralıyken nasıl düzgün bireyler yetiştirebilirler ki?

     Kadınlarımız!     

     Anamız !        Bacımız !       Kızımız !       Yarımız !    Aşkımız !       Sevgilimiz !

     Tüm bu saydıklarımı söyleriz de, yine de onlara ikinci sınıf muamelesi yapmak için, elimizden geleni yaparız. Yaşamda, özellikle Türkiye’de kadın olmak kolay olmasa gerek.

     Ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlarımızın sorunları ayrı, çalışan kadınlarımızın sorunları ayrı, genç kızlarımızın, dul kadınlarımızın sorunları ayrı. Sorunların tek nedenleri de, özeleştiri yapacak olursak biz erkekler gibi geliyor bana.

     Bencilliğimizin kurbanı olmuştur onlar. En cahilinden, en okumuşuna kadar tüm kadınların sorunu, kadın olmak.

     Eğitimlisinden eğitimsizine kadar, her türlü baskıya maruz kalan kadınlarımız; en önemli iki baskı altında yıllarca ezilmektedir. Toplum içindeki baskı, aile içindeki baskı.

     Sözü nereye getirmek istedim. Hani bugün “Dünya Kadınlar Günü” ya!

     Köyde, bağda bahçede, hayvanlara bakan, tohum eken, çapa yapan, ürün toplayan, bu arada ev halkının yeme, içme, temizlik, çocuk bakımı gibi sorumluluklarını üstlenen kadının durumu kentte de farklı değil.

     Geçen yıl ölen, anamı düşünüyorum. Okuma yazması dahi yoktu. Kız çocuğu okur mu diye okula gönderilmemiş. Yaşamı, bizlerin yanına birkaç gelişi dışında, Kayseri’deki evimiz de, dört duvar arasında geçmişti. Evin işleriyle, kısır bir döngü içinde dolaşıp durmuştu. Biz çocukları, sonra torunları tek meşgalesi ve umudu olmuştu. Onlardan da gerekli ilgi ve saygıyı tam olarak görmüş müdür? oda ayrı bir konuydu. Yıllar önce mahalle çeşmesinden, yıkanmak ve çamaşır için su taşımaktan romatizma olmuştu. Yine de bir telefonumuzda dahi, mutluluktan uçardı! Tüm dertlerine, hastalıklarına terapi olmuşuzdur. O bir fırın olmuştu, hamur yoğurarak ekmek yaparak, o bir elektrik süpürgesi olmuştu, o bir çamaşır makinesi olmuştu, o bir ana olmuştu, o bir kadın olmuştu kocasına.

*     *     *     *     *

     Bugün dünyada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Çeşitli etkinlikler, konferanslar düzenleniyor her yerde. İyi güzel de; peki yarın ne olacak.

     Yine bazı bölgelerde töre cinayetlerine kurban gidecekler mi?

     Çocukluklarını yaşayamadan başlık parası için, babaları yaşındaki insanlara satılacaklar mı?

     Tarlada tapanda her türlü haktan yoksun karın tokluğuna ne zamana kadar çalışacaklar!

     Artan ekonomik çıkmaz, yoksulluğun ve pahalılığın körüklendiği günümüzde kadınlarımız ahlak dışı, cinsel tacize mi? uğrayacaklar. Fuhuş yaygınlığı önlenecek mi?

     Çalışan kadınlarımız, kadın erkek eşitliğinin sağlandığını görecekler mi?

     Yalandan, iftiradan kendini bilmezlerden kurtulacaklar mı?

     Siyasi yelpazede yerlerini geniş şekilde alacaklar mı?

 

*     *     *     *     *

     Emeğinizin sömürülmemesine, her türlü sosyal güvenceye kavuşmanız için,

     Tüm olumsuzlukların ortadan kalkması ve tüm haklardan yararlanmanız için,

     Kadın haklarının insan hakları olduğunu unutmayalım.

     Kendi sorunlarınıza, sizler daha duyarlı olmalısınız.

     Sizler bizlerden daha güçlüsünüz.

     Kadınların aktif katılımı olmadığı takdirde ne güvenlik, ne adalet, nede barış mümkündür. 

     Daha güzel günlere… Kadın erkek eşitliğinin sağlandığı, kadına gereken değerin verildiği, acının ve gözyaşının dindiği güzel bir dünya dileğiyle…

     Bütün kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyorum.

     Gününüz kutlu olsun!

Bu yazı toplam 596 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.