1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!

A+A-

Sanat kalemi

kose-yazisi--alaattin-karaer1-017.jpg

 

Yarın dünya kadınlar günü!

     Aslında “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”

     Fakat dünyada ve ülkemizde yaşananlar o kadar karmaşık bir hal aldı ki! Sömürülen Kadınlar Günü mü!! Şiddete Uğrayan Kadınlar Günü mü! Anlamak mümkün değil! Her ikisi de yaşamımızda kendini gösteriyor. Şiddet o kadar artı ki! Sömürülen kadın hakları unutularak, şiddete uğrayan kadınların mücadelesi başladı.

     İnsanoğlu var olduğundan günümüze kadar, her yerde kadınlar sömürülen ve ikinci sınıf insan muamelesi görmüşlerdir. Yakın yıllara kadar bunu bilmeyenimiz yoktu. Alışmıştık da! Ancak son yıllarda, özellikle ülkemizde buna ek olarak kadınlarımız şiddete maruz kalıyorlar, öldürülüyorlar.

   Gün geçmiyor ki, kimi tek bir kurşunla, kimi onlarca bıçak darbesiyle, kimi de boğazı kesilerek çocuklarının gözleri önünde hunharca katledilen kadınlarımız. Her biri eşti, anneydi, kadındı… Ancak hepsinin kaderi aynıydı; hepsi şiddet kurbanıydı.

     Ne yapmak istiyoruz. Nereye gidiyoruz…

     Öncelikle, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kısaca göz atalım;

   ABD'nin New York kentinde 1857 yılında yaşanan grevin ardından 120 kadın işçi feci şekilde can vermişti. Olayın sonrasındaki ilk yıllarda Kadınlar Günü için belirli bir tarih yoktu ve İlkbaharda kutlanıyordu. Ancak daha sonra tarihin belirlenmesiyle her yıl 8 Mart'ta kutlanmaya başladı. İşte Dünya Kadınlar Günü'nün ortaya çıkış hikayesi...

     365 günün 364 günü; erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmeleri, ya da egemenliği güçlendirmek istemeleri için kadınlarımıza, fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, sözel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet ve iftira uygulamalarıyla geçecek, sonra da çıkılacak, yılda bir gün “dünya kadınlar günü” denilecek.

Kadınlar açısından değişen hiçbir şeyin olmadığı dünyada ve ülkemizde; Doğumlarından ölümlerine kadar horlanan, dışlanan, sömürülen ve ikinci sınıf insan muamelesi gören kadınlarımız…

Eğitimlisinden eğitimsizine kadar, her türlü baskıya maruz kalan kadınlarımız; en önemli iki baskı altında yıllarca ezilmektedir. Toplum içindeki baskı, aile içindeki baskı.

Ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlarımızın sorunları ayrı, çalışan kadınlarımızın sorunları ayrı, genç kızlarımızın, dul kadınlarımızın sorunları ayrı.

Sevsek de, aşık olup onlar için dağları delip, çöllere düşsek de, onlarsız hayat düşünmesek de, onlara gereken değeri, saygıyı, sevgiyi verebiliyor muyuz acaba?

Tek suçları kadın olmak mı?

En cahilinden, okumuşuna, evlisinden, bekarına, duluna, gencinden, yaşlısına hepsinin suçu kadın olmak mı?

Cennet analarımızın ayağının altında deriz de, bugünün küçük kız çocuğunun, yarının annesi olacağını aklımıza getirmeyiz hiç. Yarınlarımız olduğunu düşünmeyiz. Bugünün küçük kız çocuğunun, yarının annesi olacağını aklımıza getirmeyiz hiç. Yarınlarımız olduğunu düşünmeyiz. Gelecek nesillerin onların ellerinde yoğrulacağını bilmeyiz ve sırf gücümüz yettiği için onlara üstünlük kurmaya çalışırız. Gazetelerde gün geçmiyor ki cinsel istismara maruz kalan bir genç kız, bir kadın, daha çocuk yaşta bir kızın haberini okumayalım. Zaten bedenen güçsüz olan kadını bir de böyle iğrençliklerle dünyalarını yıkmak mı bizim kadına saygımız. Bunca şeyden sonra onlardan nasıl sağlıklı nesiller yetiştirmelerini bekleyebiliriz. Kendi ruhları yaralıyken nasıl düzgün bireyler yetiştirebilirler ki?

Dünyada ve ülkemizde “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanacak. Çeşitli etkinlikler, konferanslar düzenlenecek her yerde. İyi güzel de; peki yarından sonra ne olacak!

Yine bazı bölgelerde töre cinayetlerine kurban gidecekler mi?

Çocukluklarını yaşayamadan başlık parası için, babaları yaşındaki insanlara satılacaklar mı?

Tarlada tapanda her türlü haktan yoksun karın tokluğuna ne zamana kadar çalışacaklar!

Artan ekonomik çıkmaz, yoksulluğun ve pahalılığın körüklendiği günümüzde kadınlarımız ahlak dışı, cinsel tacize mi? uğrayacaklar. Fuhuş yaygınlığı önlenecek mi?

Çalışan kadınlarımız, kadın erkek eşitliğinin sağlandığını görecekler mi.?

Yalandan, iftiradan kendini bilmezlerden kurtulacaklar mı?

Siyasi yelpazede yerlerini geniş şekilde alacaklar mı?

 

* * * * *

Emeğinizin sömürülmemesine, her türlü sosyal güvenceye kavuşmanız için,

Tüm olumsuzlukların ortadan kalkması ve tüm haklardan yararlanmanız için,

Kendi sorunlarınıza, sizler daha duyarlı olmalısınız.

    Kadınların aktif katılımı olmadığı takdirde ne güvenlik, ne adalet, nede barış mümkündür.
Kadın haklarının insan hakları olduğunu unutmayalım.

Daha güzel günlere…

Kadın erkek eşitliğinin sağlandığı, kadına gereken değerin verildiği, acının ve gözyaşının dindiği güzel bir dünya dileğiyle…

Yine de!

      Gününüz kutlu olsun!

kose-yazisi--alaattin-karaer2-014.jpg  kose-yazisi--alaattin-karaer3-010.jpg

Bu yazı toplam 2657 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.