1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 2020 Yılında Kaybettiklerimiz (8)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

2020 Yılında Kaybettiklerimiz (8)

A+A-

18012021-5.jpg

Bizler için ölenler!

     Sevdiklerimizi kaybetmenin üzüntüsüne ne kadar yaşasak da; yaşamın durmuyor…

     Ölenle ölünmüyor! Ne kadar etkilensek de gülmeden de edemiyoruz…

     Ülkemizi ve dünyası saran salgınında, yine tüm dünya ülkelerinde, kendi yaşamlarındaki olayları o günün şartlarına göre mizah’la yön buluyor.

     İlkyaz Yıldız’ın; “Sosyal Medya Salgını: Türkiye’de Korona’nın Mizahi Yönü” yazısından kısa kısa paylaşımları sizlerle birlikte okuyalım!

     Tıpkı toplumlar ve bireyler gibi gülme ihtiyacı ve bu ihtiyacın dışa vurumu da yenilenen, dönüşen dünyadan etkilenmektedir. Geleneksel mizah şartlara, çağlara ve gelişmelere göre biçim, içerik ve ortam bakımından farklı şekillerde icra edilmektedir. Günümüzde sosyal medya aracılığıyla tamamen dijital ortama taşınan gülme ve güldürme güdüsü toplumun önemli kısmını etkileyen durumlardan, güncel hadiselerden, toplumda görülen aksaklıklardan beslenmektedir. 2020 yılının en önemli hadisesi olan Covid-19 (korona) salgını da özellikle sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşılan şiirlere, fıkralara ve karikatürlere konu edilmiştir. Tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de sosyal, siyasal, ekonomik anlamda etkileyen, binlerce can kaybına yol açan bu hadisenin halk kültürü üzerindeki etkisi mizah sınırlılıkları içerisinde ele alınmıştır. Bu amaçla çalışmada 2020 Mart ayı itibariyle Instagram, Facebook, Twitter vb. sosyal ağlarda ve bloglarda paylaşılmış korona virüsü konulu şiir, fıkra ve karikatürler incelenmiş ve bunlar güncel mizah kuramlarından “Üstünlük Kuramı” ile ilişkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan mizahın bireyin kendisini daha güçlü, rakibi ise daha zayıf görme ihtiyacından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.

     Mizah, genel olarak komik bir dürtüyle başlayan, gülümseme veya gülme gibi bir tavırla biten, genelde hoşnutluk veren bir deneyim olarak görülmektedir. Toplumların mizah anlayışı dönemlerin zihniyetlerine, sosyal ve kültürel kabullere, iletişim ortamlarının durumuna göre değişim göstermiştir. Âşıklık geleneği içerisinde mizah dâhil hemen her konu ile ilgili halk şiirleri, hikâyeler, oyunlar olduğu bilinmektedir. Kuşaktan kuşağa iletilen kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar olarak ifade edilen âşıklık geleneği kültürel mirasın bir unsurudur. Âşık, toplumda kendisinden önce vuku bulmuş ya da kendi zamanında yaşanan kıtlık, yangın, sel felaketi gibi doğa olaylarını, salgın hastalıkları ve benzeri önemli olayları nesilden nesle aktarır. Bu aktarım sırasında âşıklar düşüncelerine bazen mizahtan, bazen hicivden, bazen dramdan beslenirler. Özellikle halk şiirinin en uzun örneklerinden olan destanlarda savaşlar ve deprem, yangın, kıtlık, salgın gibi doğal afetler, toplumda iz bırakmış önemli kişiler, toplumun aksayan yönleri, gülünç olaylar konu edilir. Çalışmamız kapsamında özellikle salgın destanlarında değinmekte fayda vardır.   Onlarca kişinin ölümüne sebep olan, sosyal ve ekonomik olarak toplumu olumsuz etkileyen, kargaşa ve aksaklıklara yol açan salgınların âşıklar tarafından dizelere aktarılarak uzun uzun anlatıldığı bu destanlar, içerisinde bulunduğumuz elektronik kültür çağında da mizah halk anlatmalarının, gazetelerin, dergilerin, tiyatroların, sinemaların, televizyonların yanı sıra Twitter, Facebook, Instagram vb. sosyal ortamlara taşınmıştır. Bu sanal ağlarda her gün salgın konulu mizahi fıkralar, karikatürler, şiirler, görüntüler milyonlarca insanın erişimine sunulmaktadır. Sözlü mizahtan yazılı mizaha, oradan da elektronik ve dijital mizaha ya da ikinci sözlü kültür ortamı mizahına geçiş sanılandan daha hızlı gerçekleşmiş ve internet ortamında geleneksel mizaha alternatif olarak farklı bir mizah türü veya kültürü gelişmeye yüz tutmuştur. Onu en gözde iletişim aracı yapan sebepler zinciri arasın da eş zamanlı gerçekleştirebildiği gönderme, alma, üretme, tüketme, yazma ve okuma yetenekleri bulunmaktadır. Bu yetenekler sayesinde internet ortamının ve dijital mizahın son derece hızla ve yüksek taleple gelişmesi sonucunda artık yeni bir mizah anlayışı ve onun aktarıcı unsurları ile karşı karşıya olunduğu söylemek mümkündür.

Bu yazı toplam 510 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.