1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 2019 Yılında Kaybettiklerimiz (4) Burhan İNCE!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

2019 Yılında Kaybettiklerimiz (4) Burhan İNCE!

A+A-

sanat kalemi

kose-yazisi---alaattin-karaer1-002.jpg

 

     Kuşkusuz, her ülkenin bir sinema tarihi vardır. Bu, elbette belgelerle saptanır. O yıllardaki adıyla sinematograf, yani sinemanın dünya üzerindeki resmi tarihi belgelere göre 22 Aralık 1895 olarak bilinir. İki Fransız genci Louis ve Auguste Lumièr kardeşlerin Paris'te Capucines Bulvarı'ndaki Grand Cafe'de düzenledikleri bir gösteriyle dünya sinemasının resmi tarihi doğar.

     Sinemanın Türkiye'ye girişi ise çeşitli kaynaklara göre Yıldız Sarayı'nda ve halka açık gösterilerle başlar. Örneğin, Romanya uyruklu bir Polonya'lı Sigmund Weinberg'in Galatasaray dönemindeki Sponeck adlı birahanenin salonunda düzenlediği halka açık film gösterisi, bu konuda en sağlam kaynaklardan biridir. Ve bu film gösterisinin tarihide 1897'dir.

     İnsan ölmeye görsün!

     Yaşarken, sanki dünya kendi etrafında döndüğünü sanıyor insanlar. O olmazsa, hayat duracak, bulunduğu iş yerinde tüm işler aksayacak…

     Hiç de öyle olmuyor. Hiçbir şey aksamıyor, işlerde yürüyor… Sevdiği, yakın çevresinden başkasını da çok fazla etkilemediği gibi, aylar sonra yokluğu veya kaybı duyuluyor… 

     Tüm sanat alanında ve edebiyat alanındaki aramızdan ayrılanları takip ettiğim halde, çoğu kişinin kaybından haberimiz dahi olmamış…

     “Yol kesen, soygun yapan, kendine dağları mesken edinen acımasız bir eşkıya: Agâh… Dağlar dağ olalı onun kadar zalim birini görmemiştir. Gözünü kırpmadan cana kıyan, kan döken Agah günün birinde yine bir kervanı soymak için adamlarıyla birlikte pusuya yatar. Vurup öldürdüğü kadının gençlik aşkı Seher olduğunu fark ettiğinde Agâh’ın yüreğine bir ateş düşer. Derin bir pişmanlık ve tarifsiz bir acı yaşayan eşkıya reisi, tüfeğini gömüp silaha tövbe eder. Karşısına çıkan yaşlı bir adam ise hayatını iyiden iyiye değiştirecektir. Onu bulmak için köye iner, insanların arasına döner. Yeni hayatında onu büyük sınavlar beklemektedir…”

     Anadolu Efsaneleri - Bostancı Baba Film Konusundan bahsediyorum. 2005 yılında çevrilen filmde oynayan, Burhan İnce’yi kaybedeli bir yıl olmuş!

     Neredeyse çoğu gün bizlerle birlikte olmuş usta tiyatro sanatçısı,  Mahallenin Muhtarları’ndan, Çiçek Taksi’ye çok sayıda dizi ve filmleriyle…

     1946 yılında İstanbul’da doğdu. Oyunculuğa 1963 yılında tiyatroyla başladı. 1964 yılında ise, İstanbul Şehir Tiyatroları'nda ‘Fareli Köyün Kavalcısı' oyunuyla profesyonel tiyatro yaşamına başladı. Ulvi Uras, Muammer Karaca ve Nejat Uygur gibi isimlerle çalışan İnce, çok sayıda dizide ve filmde ve 80'den fazla tiyatro oyununda rol aldı.

     2012 yılında yüz felci geçirmiş ancak sağlığına kavuşmuş ve yeniden sahnelere dönmüştü.

    Rol aldığı tv ve sinema filmleri: Kaşık Düşmanı, Çiçek Abbas, Abuzer Kadayıf, Ah Şu Komşularımız, Belkıs Hanımın Konağı, Sıcak Saatler, Anne ya da Leyla, Kırmızı Kart Osman, Kayıp Aşıklar, Burçak Tarlası, Köşe Kapmaca, Memleket Hikayeleri; İki Kardeş Bir Sevda, Kehribar, Uzaylı Zekiye, Janjan, Mavi Rüya, Umutlar Tükenmeden, Ankara Yollarında, Gönül Salıncağı, Küçük Besleme, Eylül, Dullar Pansiyonu, Anadolu Efsaneleri – Bostancı Baba, Sihirli Safiye, Çiçek Taksi, Büyük Buluşma,  İz Peşinde, Kızlar Yurdu, Beyaz Giyme Toz Olur, Gökten Düşen hazine, Bücür Cadı, Konu Komşu, Paşalı, Ağaçlar Ayakta Ölür, Halk Çocuğu, Hicran Yarası, Bizim Mahalle, Altın Bilezik, Mazriye, Seyyar Kamil, Gülerken Ağlayanlar, Dış Kapının Mandalları, Yeniden Çalıkuşu, Yeşeren Düşler, Bir Demet Tiyatro, Parmak İzi, Böcek, Hırsız, Bizim Aile, Mahallenin Muhtarları, Fedai, Böyle mi Olacaktı, Cadde Hikayeleri, Sırlar Dünyası/Sır Kapısı, Kalp Gözü, Hastane, İkinci Bahar, Kaşık Düşmanı, Muhalif Başkan, Şen Olasın Nuri Bey, Mesela Muzaffer…  

     08 Ocak 2019 gecesi aramızdan ayrıldı.

     Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

kose-yazisi---alaattin-karaer2-001.jpg    kose-yazisi---alaattin-karaer3-002.jpg

Bu yazı toplam 1160 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.