1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 2018 Yılında Kaybettiklerimiz (24)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

2018 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

A+A-

sanat kalemi

Ayvaz BAŞARAN!

alaattin-karaer--kose-yazisi2-061.jpg

 

     Zurnanın efsanesi olarak bilinen, “Bozkırın Tezenesi” olarak anılan Neşet Ertaş’a yıllarca zurnasıyla eşlik eden ve Kırşehir yöresine ait çaldığı 23 eser TRT arşivine giren Ayvaz Başaran’da aramızdan ayrılanlar listesinde…

     13 yaşına başlamış zurna çalmaya…

     Kırşehir’in Çiçekdağ ilçesine bağlı Kırtıllar köyünde Neşet Ertaş’la sanat hayatına başlamış, kurdukları Abdallar Topluluğu’nda sahne almış, daha sonra zurna çalarak kendisini geliştirmiştir. 

     Ayvaz Başaran gençlik yıllarından itibaren, Neşet Ertaş ile sahneye çıkmıştır. Abdal kültüründen gelen sanatçıların oluşturduğu Ustalar Müzik ve Oyun Topluluğu’nun kurulmasına katkıları olmuştur.

     Neşet Ertaş ile Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı Kırtıllar köyünde başlayan, Kaman ilçesi, kent merkezi ve Ankara’da devam eden dostluklarını ve kurdukları topluluğu ile ilgili şöyle dile getirmişti;

     “Kırşehir’de kurduğumuz Abdallar topluluğunu halk istiyordu. Onun İzmir ve diğer illerdeki konserlerinde birlikte çaldık. Büyük düğünlere de gidiyordu. Neşet’in isteğiyle Abdallar topluluğu Kırşehir Ustalar Topluluğu kuruldu. Vefat etmeden önce en son Kırşehir’e bir konsere gelmişti Neşet Ertaş. O zaman görüştük. Eskiden 15-16 yaşlarına kadar gençler köçek oynardı. 17’ye vardığında köçekliği bırakır, sesi iyiyse saz, iyi değilse davul zurna çalardı. Sesim iyi değildi. Bozlaklar iyi sesle söylenir. O devirde bozlakları söyleyemediğimizde saz çaldırmazdı babalarımız. Sesim güzel olmadığı için babam bir dilli kaval almış, ‘Sesin yok sen saz değil, bunu çalacaksın’ dedi. Dilli kavaldan azcık makamları çaldığımda kamışlı zurna verirdi. Ondan sonra zurna çaldım.”

     Japonya, Almanya, Hollanda ve Belçika başta olmak üzere birçok ülkede konserler vermiştir.

     Kırşehir türkülerinin, ağıtlarının, halaylarının zurna ile hayat bulmasında büyük emeği olmuştur.

     Kırşehir yöresine ait bayrak kaldırma, gelin ağlatma, kına, cirit, güreş, karşılama, tura, halay havaları, ağırlama, ikileme, yanlama, üçayak, gibi eserleri zurnayla seslendiren, düğünlerde çaldığı ‘Ağ Gelin’ bozlağıyla yakından tanınan Ayvaz Başaran’a geçen yıl Halk Müziği ve Oyunları Araştırma Eğitim Derneği tarafından Halk Bilimi ödülü verilmişti.

     19 Nisan 2018 tarihinde aramızdan ayrıldı.

     Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

 

 

     Kısaca Zurnanın Tarihçesi: Zurna, Avrasya’da çalınan, Balkanlardan Orta Asya’ya kadar uzanan üflemeli bir müzik aletidir. Nefesli Türk halk çalgılarının en tiz ve en gür sesli çalgısıdır. Direk üflemeli çalgıların en yaygın ve hemen hemen en sevilen olan zurna, davul ile ayrılmaz bir bütündür. Anadolu’da halk müziğinde zurnaya genellikle bir davul eşlik eder. Bu nedenle genellikle meydanlarda davul ile birlikte çalınmaktadır. Düğün, bayram gibi önemli günlerde çalındığı gibi, eski Türklerin savaşlarına da katılıp mehter takımlarında da çok önemli bir yer almıştır. Üflemeli halk çalgılarının başında gelen zurnanın kökeni Orta Asya’ya dayanmaktadır. Yurdun her yöresinde açık hava çalgısı olarak davul ile birlikte yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

     Zurnanın boyu 30 cm ile 56 cm arasında değişmektedir. Gövde ve sipsi olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Ön yüzünde 7, arka yüzünde de 1 olmak üzere 8 adet ses perdesi bulunmaktadır. Bu perde deliklerinden başka kalak üzerinde daha küçük çaplarda “Şeytan Perdesi” denen perdeler bulunmaktadır.

     Türkiye’de zurnalar doğudan batıya doğru gittikçe belirgin bir büyüme kaydettiği görülür. Büyüklük ve küçüklüklerine göre üç gruba ayrılırlar.

  1. Kaba Zurna  
  2. Orta Zurna
  3. Cura (Zil) Zurna
  4. Zil Zurna

  Zurnanın erik, şimşir ve zerdali ağacından yapılanları tercih edilmektedir.

alaattin-karaer--kose-yazisi1-063.jpg

Bu yazı toplam 422 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.