1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 2018 Yılında Kaybettiklerimiz (22)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

2018 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

A+A-

sanat kalemi

Tülin KORMAN!

alaattin-karaer--kose-yazisi-077.jpg

    Kötü haberi magazin dünyasının Felaket Tellalı lakaplı ses sanatçısı Onur Akay’dan geldi.”

    Hiç güzel bir cümle değil!

    Öncelikle, ölüme kötü bir haber diyemeyiz. Her canlının sonu! Acı haber demek daha doğru olur.

    Acıda olsa, nasıl duyacağız birileri söylemese!

    Kendi yaşantımızdan biliyorum.  Cuma günü, çalıştığım işyerinde bir elemanın, hastanede yatan babasının ölümünü, bir kaç gün sonra öğreniyoruz. Bilenlere, neden haber etmediniz, en azından cenazesinde bulunurduk diye sorduğumuzda, ne bilelim ani haber geldi, hiçte aklımıza gelmedi söylemek gibi anlamsız açıklamalarla karşılaşıyoruz…

    Türk sanat müziğinin efsane sesi Tülin Korman’ın ölümü dahi, Onur Akay’ın açıklamasına rağmen birkaç gün sonra duyuluyor.

    Bana da eşim söyledi.

    Gazete okurken görmüş ölüm haberini!

    Güfte; Ömer Bedrettin Uşaklıgil, Beste; Kaptanzade Ali Bey’in Hicaz makamındaki, Nim Sofyan usulû şarkısını dinleyelim, değerli sanatçımız Tülin Korman’dan.…

 

Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına
Ey ufuklar diyorum yolculuk var yarına
Ayrılık görünmüşken yar tutmuyor elimden
Misafirim bugün ben gurbet akşamlarına…

 

    1937 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul’da yaşayan müziksever bir aileden geliyor. Annesi keman çalıyor, babası dini müzikle uğraşıyor.

    Sanatçı okul çağına geldiğinde müzik dersi alıyor. Müziğe olan ilgisi nedeniyle İnönü Kız Lisesi’ne giderken 1951 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı sınavlarına giriyor. Üstün başarısından dolayı beş yıllık konservatuarın üçüncü sınıfından başlatılıyor.

    Eğitimi boyunca ünlü besteci Münir Nurettin Selçuk’un asistanlığını yapıyor ve Madam Rosenthal’dan batı müziği dersi alıyor.

    1953 yılında TRT Radyosu’nun sınavlarını kazanan sanatçı, radyoda ilk olarak batı müziği icra etmeye başlıyor. Hocası Münir Nurettin Selçuk’un, “Çok batıya dönüksün, Türk müziğine hizmet et” demesi üzerine, sesi soprano olan ve batı müziğine çok yatkın olan sanatçı, rotasını Türk sanat müziğine çeviriyor. 1967 yılına kadar solo ve koro programlarında sanatını icra ediyor. Aynı yıl Ulvi Ergüner tarafından TRT Radyosu’nda koro şefliğine getiriliyor. Aynı zamanda 1986 yılına kadar radyoda hocalık yapıyor. Aynı yıl İTÜ Devlet Konservatuarı’nda repertuvar hocası olarak göreve başlıyor.
    5 ayı aşan bir sürede Türkiye’yi dolaşan ve 156 konser veren, 50 senenin üzerinde Türk müziğine emek vermiş sanatçı, bir röportajında Türk musikisinin yaşadığı kalite sorununu ifade ederken;

 

   “Bugün müzik anlayışı değişti bir defa. Yadırgıyorum, üzülüyorum. Bayağı üzülüyorum hem de. Çoğu zamanda dinlemiyorum başka çare yok. O gün müziğimizin zamanımıza gelişini sağlayan en iyi öğretme yöntemi bir meşk usulü vardı. O meşk usulünün faydası; hocanın tavrını, tarzını veyahut üslubunu alırdınız ama sonra siz kendinize oturturdunuz. Bu sizin üslubunuz olurdu, öyle bir geçiş kalmadı artık.

 

   Kulak, o nağmelere alışacak.  Ben bunun hükümet tarafından desteklenmesini istiyorum. Bakın bir AKM’miz vardı o bile gitti. Ayrıca gençlere çalışmanız yeterli olana kadar çalışın derim. Çünkü, müzik çalıştıkça insanın içine giren bir şey. Ben bir solo okuyacağım zaman bir hafta öncesinden başlardım sabahtan. Öğleden sonra iki defa, akşamüstü üç defa öyle devamlı çalışırdım ertesi gün yine aynı şekilde. Bakardım sonunda kendime mal olmuş durumda. Birde bestekâr hayatını tetkik etmeden o müziği yapmamak lazım. Hangi bestekâra ait verdiyse hocam bana mesela “Tülin’ciğim, Zekai Dedenin Hicazkâr Yürük Semâîsini oku” derdi, hemen Zekai dedenin hayatına bakardım. Nasıl geçmiş, neye inanmış, neler yapmış ona göre. Bütün bestekârlarda acı var zaten.” diyordu.

    

    Bu satırları yazarken, arka arkaya dinliyorum sanatçının sesinden;

 

Bir kızıl goncaya benzer dudağın,

Açılan tek gülüsün sen bu bağın,

Kurulur kalplere sevda otağın,

Kim bilir hangi gönüldür durağın.

 

Her gören göğsüme taksam seni der,

Kimi ateş gibi yaktın beni der,

Kimi billur bakışından söz eder,

Kim bilir hangi gönüldür durağın.

    

    Sami Aksu, Melihat Gülses, Selim Güler, Gökhan Özen, Belgin Ahun, Tuğçe Pala, Çiğdem Kırömeroğlu, Teoman Özselçuk, Asuman Aslım, Dilek Türkan… öğrencileri arasında sayabildiklerimiz.

     Çok güzel ve geniş sesiyle, düzgün üslubuyla okuduğu eserlere can katan, icra geleneğinde reform yapmış, 1960 yıllarının Türk sanat müziğinin dev ismi Tülin Korman, 15 Nisan 2018 tarihinde aramızdan ayrıldı.

    Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

Bu yazı toplam 269 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.