1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 2017 Yılında Kaybettiklerimiz (28)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

2017 Yılında Kaybettiklerimiz (28)

A+A-

                                                 Doğan YURDAKUL!

alaattin-karaer--kose-yazisi.jpeg

“Beni hep iyi günlerimizdeki gibi hatırla!”

Güngör Yurdakul

 “Doğan Yurdakul eşine sordu: Hastaydın, zor günler geçiriyordun. Cezaevindeydim, yanında olamadım kırgın mısın?

Eşi yanıt verdi: Hayır Doğan. Benim bu en zor hallerimi görmeni istemezdim. Sana kırgın değilim. Beni hep iyi günlerimizdeki gibi hatırla.”

İnsanın sonun ne olacağını kestirmek çok güç bu yaşamda!

Doğan Yurdakul hakkında bilgi edinirken, üzülmesem desem yalan olur. Kişiliği, görüşleri hakkında yorum yapmadan, insan olarak içim yandı. Düşünebiliyor musunuz? Yıllarca aynı yastığa baş koyduğunuz, sevdiğinizin son kez gözlerine bakamadan, ondan ayrılmak…

O günlerde, Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan, gazeteci, yazar, çevirmen,  Oda Tv Genel Koordinatörü Doğan Yurdakul’dan bahsediyorum.

1946 yılında Aydın’ın Bozdağan ilçesinde doğdu. Ankara Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Paris Sorbonne, Vincennes ve Cenevre üniversitelerinde lisansüstü öğrenim gördü.

Yenigün, Ulus, Vatan, Aydınlık, Evrensel, Siyah-Beyaz, Günaydın gazeteleriyle Kim, Yön ve Devrim dergilerinde çalıştı.

32. Gün adlı televizyon programının Ankara temsilciliğini yürüttü. 35 yıllık gazeteciliğinin ardından emekli oldu. 1998 yılından sonra çevirmen ve yazar olarak kitap çalışmalarına ağırlık verdi.

Oda Tv davası kapsamında 3 Mart 2011 tarihinde gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener’le eş zamanlı olarak gözaltına alınmış ve 6 Mart 2011 tarihinde tutuklanmıştı.

O günlerde aynı davadan tutuklu olan gazeteci Soner Yalçın cezaevinden yazdığı bir yazıda Doğan Yurdakul’un hasta eşi Güngör Yurdakul’u son bir kez ziyaret etmesine izin verilmesini istemişti.

Doğan Yurdakul ise Avukatı aracılığıyla eşiyle telefonda vedalaştığını bildirmiş, son ziyaret talebi olmadığını açıklamıştı. Avukatıyla gönderdiği mektupta, eşiyle görüşmesi için “merhamet talebinde” bulunan Soner yalçın’ın iyi niyetinden şüphe etmediğini, ancak tecrit koşullarında oldukları için yanlış anlaşıldığını söylemişti. Mektubunda, “Normalde benim öyle bir talebim olmaz. Bunca yıllık mücadele hayatımda hiç aman dilemedim. Merhamet talebinde bulunmadım. Eşimle 5 Eylül 2011 Pazartesi günü yaptığım son telefon görüşmemde kendisinin durumu zaten ağırdı. Onunla telefonda vedalaştık. Polisler benim kapıma geldiğinde eşimim ölümünü cezaevinde öğreneceğimi anlamıştım. Buna zaten hazırlıklıydım. Sadece yasal hakkım olan eşimin cenazesine katılma isteğimi eşim vefat ettikten sonra mahkemeden talep edeceğim. Herkese iyi niyeti için teşekkür ediyorum” demişti.

Cezaevinde olduğu sırada hayatını kaybeden eşi Güngör Yurdakul’un 15 Eylül 2011 tarihinde cenaze törenine cezaevi aracıyla getirilmişti.

Silivri Cezaevi’nde 22 Şubat 2012 tarihine kadar Ahmet Şık ve Nedim Şener’le aynı koğuşta kalmış, sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilmişti.

Eserleri: (Araştırma): Çetele, Reis, Bay Pipo, Bir MİT Görevlisinin Sıra Dışı Yaşamı, Abi I: Dündar Kılıç ve Kabadayılık Efsanesi, Abi II: Raconun Son Nefesi ve Mafya, Reis, Gladio’nun Türk tetikçisi, Sırların Kavşağında.

Bir yaşam daha son buluyordu. Muğla’nın Datça ilçesinde Mesudiye Mahallesi Damarası Mevkii’nde bayram tatilini geçirdiği evde yalnız başına bu dünyadan göç etmişti.

03 Eylül 2017 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

 

 


 

Bu yazı toplam 376 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.