1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. 2017 Yılında Kaybettiklerimiz (18)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

2017 Yılında Kaybettiklerimiz (18)

A+A-

Ayşe ARAL!

alaattin-karaer--kose-yazisi-029.jpg

Gazeteci, yazar Ayşe Aral’da genç yaşta hayata veda etti. 1971 yılında İstanbul’da doğdu. Ünlü karikatüristlerden Tekin Aral’ın kız, Oğuz Aral’ın da yeğeni.

Bir dönem Beyaz Tv’de “Beyaz Manşet” ve televizyonda Yetiş Ayşe adlı programında sunuculuğunu yaparken, aynı zamanda Hürriyet gazetesinde Kelebek ekinde köşe yazarıydı.

Hürriyet’in “yetiş Ayşe”si iki yıldır üzerinde çalıştığı kitabı “Haylaz Kalbim” acı bir tesadüf öldüğü gün matbaadan çıkmış. Kitabı çıkacağı için büyük heyecan yaşayan Ayşe Aral, o sevincini de yaşayamadı maalesef! Kitapçıların raflarında göremedi! Çok özendiği, içindeki yazıları tek tek seçtiği kitabın okurla buluştuğu gün, o son yolculuğuna uğurlanıyordu…

Hayatını kaybetmeden saatler öncesi gazeteye göndermiş olduğu son köşe yazısını da göremedi. Babası Tekin Aral’a duyduğu büyük özlemi dile getirdiği işte son yazısı…

 

Babam bana benzerdi biliyor musunuz?

Aynı ben gibiydi babam.
Huyu suyu bu kadar mı benzerdi?
Kızdığımda, kırıldığımda babam da öfkelenir ve kırılırdı.
Eğlence, sevinç hallerine girdiysem, kimse ondan daha fazla mutlu olamazdı.
Gel zaman git zaman, fark ettim ki babam bana değil ben babama benziyorum.
Burunlar kopya...
Dudaklar kopya...
Bacaklarımız ince, adeta çöp!
Bir göbeğimiz var önden giden.
Adeta ben senim Teko’m.
Arada sırada çabucak kızmamız, sonra da olanlar hiç yaşanmamış gibi kaldığımız yerden başlamamız bile aynı...
“Senin için ölür mü Ayşe?” deseler, anında kabri mekân bilirim be babam...
Ha bak sana bir de kızdım!
Sabah akşam karikatürle uğraşıyordun.
Ben de geldim sana sordum: “Benim de karikatürümü çizer misin?”
Senden şu cevap geldi: “Bu kadar güzelliği karikatürize edemem ben!”
Ne çok severdik birbirimizi...
Ne çok özledim seni...
“Baba” demeyi...
Senin sesini duymayı...
Küçükken birlikte oynadığımız oyunları...
Hamileyken sırtımı kaşıyıp, ayaklarımı ovalamanı...
Sana sımsıkı sarılmayı...
Kokunu içime çekmeyi...
18 Haziran hem Babalar Günü hem senin doğum günündü babam.
Yokluğun çok ağır geliyor babam...
Acın hiç dinmiyor, zaman geçtikçe daha da katlanıyor hatta.
Bilirim sen sevmezsin ağlamamı, güçsüz olmayı.
Her yaptığım iyi şeyi “Baba bak başardım” diye sana gösteriyorum içimden...
Ve biliyorum ki sen görüyorsun beni.
Seni ne kadar çok özlediğimi de görüyorsun değil mi Teko’m?
Seni çok seviyorum çok hem de...

Kronik kalp rahatsızlığı bulunan ve yıllar önce kalp pili takılan yazar evinde dinlenirken fenalaşarak; 20 Haziran 2017 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

 

Bu yazı toplam 499 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.