Seçimlerde boşa harcanan paralar (1)

Genel seçimler, yerel yönetim seçimleri, referandum derken, ortalama her iki yılda bir seçimler yapıyoruz. Çok partili siyasi döneme girdiğimizden bu tarafa on altı genel seçim, on ara seçim, bir yenileme seçimi, sekiz senato seçimi, on iki yerel seçim yapmışız. Toplam seçim sayısı kırk yediyi buluyor. Dile kolay atmış iki yılda kırk yedi seçim.

Her seçim dönemi, üç aylık bir zaman dilimini alıyor. Posterlerinden parti bayraklarına, afişlerinden broşürlerine, anons arabalarından bilboardlarına varıncaya kadar onlarca çeşit propagandalar ve bunlar için büyük paralar harcanıyor.

Ben size bir şey diyeyim. Seçim sonuçları seçim tarihi ilân edilmeden on beş gün öncesinde zaten belli oluyor. Ankara’dan esen rüzgar seçim sonuçlarını belli ediyor. Bakın tüm seçim çalışmaları, sadece elli kadar kişiyi seçmek için yapılıyor. Diğer beş yüz kişisi baştan belli. İki bin on bir yılı genel seçim sonuçları açısından durum böyle.

Ciddi yapılan kamuoyu araştırmaları üç aşağı beş yukarı, tahminlerinde yüzde birlik-ikilik yanılma payı ile sonucu ortaya koyabiliyorlar. Yanılmaları da seçim çalışmaları sırasında yapılan seçim yanlışları ve seçim sırasında yapılan yanlış söylem ve yanlış davranışlar bu yanılgılarını meydana getiriyorlar.

Seçim bölgelerine gidiniz. Politize olmamış ama demokrasiyi içine sindirmiş kişilerle konuşun. Seçim sonuçları hakkında tahminlerini sorun. Sonuçlar hakkında fazla yanılmadıklarını göreceksiniz.

Siyasi parti sayımız atmış kadar. İki bin on bir genel seçimlerine on yedi parti katılıyor. Bağımsız adaylarda seçime katılıyor. Atmış kadar varlar. Basit bir hesap yapalım.  Milletvekili seçilmek istiyorum diyen, tüm partilere başvuran aday sayısı ortalama elli bin kişi kadardır. Bunların ancak on bin kadarı listelere girebiliyor. Bu çabaların tümü beş yüz elli kişiden biri olmak içindir.

Bir aday, adaylığa başburu için, üç-beş milyar masraf yapmak durumundadır. Eğer listeye girmişse, en az üç ay seçim çalışmaları sürdürmek zorundadır. Büyük partilerde aday olanların bir hesaplamaya göre, aday olarak cebinden yapacağı masraf, yüz milyar liradan aşağı olmaz. Diğer partilerin her bir adayı, en az on milyar lira kadar harcamak zorundadır. Yoksa sokağa çıkamaz.

Parti genel merkezlerinin, parti il yönetimlerinin yaptıkları masraflar vardır. Büyük miktarını hazineden alıyorlar. Aldıkları tirilyon liraların da yetmediği, sponsorların da masrafları üstlendiklerini hesaba katarsak, miktarların daha da arttığını görebiliriz.  Ben şunu söylüyorum. Bir seçim dönemindeki yapılan harcamaları bir havuzda toplasak, hiçbir iş yaptırmadan Türkiye’deki işsizleri, bu paralarla beslemek mümkün olur.

Zaten partiler, yalan söylemekte birbirlerinden aşağı kalmıyorlar. Küfürlerinin de ölçüsü kalmadı. Dillerine ne gelirse söylüyorlar.

Oysa iki arkadaş bir ağız dalaşına girseler, ya da gönül kırgınlığı yaşasalar, onlar yeniden birbirlerinin yüzüne bakabilmek, aradaki küskünlüğü kaldırmak için, günlerce, aylarca hatta yıllarca uğraşırlar.  Bunun anlamı cahilliklerinden değildir. Onurlarına ve şereflerine düşkün olduklarındandır.

DEVAMI YARIN

 

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları ilgazetesi.com.tr.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek ve ancak izinle kullanılabilir.

Görüşünüzü iletin ( kurallar)

Kuralları okudum, yorumum şartlara uygun.