Basit Çoğunluk,Salt Çoğunluk,Nitelikli Çoğunluk

Referandumu, ramazanı ve ramazan bayramını geride bıraktık.

7 yıllık AKP dönemi içerisinde, özellikle seçim dönemlerinde gerçekleştirilen ikna ve beyin yıkama süreçlerini, medyanın ne kadar yandaş, devlet imkanlarının ne kadar keyfi kullanılabileceğini gördük.

Bu referandum döneminde yeni olarak gördüğümüz tek şey, şehit cenazelerinde siyaset yaparak istismar etmeyin diyenlerin bir o kadar kutsal iftar sofralarını, namaz çıkışı cami civarlarını nasıl da siyasi propaganda amaçlı kullandığını gördük.

İnsanların referandumun kapsamı ve sonuçları hakkında geleceğe yönelik tek satır düşünmeden gidip tıpış tıpış nasıl da oy kullandığını gördük.

Devletin, devlet imkanları ile eskiden ihtiyaç sahiplerine, şuanda iktidar partisi tarafından seçmenlere verilen sosyal yardımların şantaj aracı olarak kullanılmalarını gördük. Bir referandumda ilk defa sanık boykotunu, sandığa gitmek isteyenlerin darp ile engellenmeye çalışılmasını gördük.

Bunların hepsine, daha demokratik bir ülke olma yolunda hızla ilerlemek için katlandık. Peki demokratik bir sistemin oluşabilmesi için kaçımız demokratik seçimin ne şekilde olması gerektiği biliyoruz?

Kürt kökenliler demokratikleşmeyi, azınlık olarak bulundukları bir ülkede kendi haklarının artması olarak görüyorlar. Evet, demokrasinin gereği olarak doğru. Fakat yalnızca kürt kökenlilere fayda sağlayan bir demokrasi, demokrasi değil bir zümreye tanınan imtiyaz olarak ortaya çıkar.

Yani her şeyden önce demokratik yapı, bir seçimin sonucuna bakmaksızın, daha fazla demokrasi için yapılanlarının geçirdiğimiz türde bir referandum sonrasında azınlık kesime de fayda sağlamak zorundadır.

Referandumlarda veya seçilerde, alınan oyların çokluğundan ziyade, temsil yeterliliği gereken oranda olmalıdır.

Peki çoğunluk oylarının gereken çoklukta olması ne demektir?

Teoride bilinen 3 farklı tür çoğunluk vardır.

1. Basit Çoğunluk : Bu çokluk türünde herhangi bir sayıda seçenek vardır. Seçeneklerden herhangi birinin diğerlerinden en az bir fazla tercih ediliyor olması durumunda, basit çoğunluğa göre seçim yapılıyor demektir. Örneğin geçtiğimiz referandum sonucuna göre yüzde 58 ile yüzde 51’ in anlamı aynıdır. Aynı şekilde yerel ve genel seçimlerde de seçime katılan birden fazla parti arasından en çok oy alan partinin birinciliğine basit çoğunluk kuralına göre karar verilir. Yani yüzde 30 oy alan bir partinin basit çoğunluğa göre birinci parti olabilmesi mümkündür.

2. Salt Çoğunluk : Bu çokluk türünde yalnızca iki seçenek vardır. Seçeneklerden birinin diğerine üstünlüğü için en az yüzde 51 tercih edilme oranına ulaşması gerekmektedir. Geçtiğimiz referandumda evet ve hayır seçeneklerine ek olarak bir de boykot cephesi oluşturulduğu için çoğunluk tercihi salt çoğunluk yöntemine göre uygulamamıştır. Bu nedenle yüzde 58’ lik bir evet oranı evet seçeneğini anlamlı hale getirmiştir.

3. Nitelikli Çoğunluk : Bu çoğunluk türünde, seçeneklerin tercih edilme oranının yanında toplam kitlenin ne kadarlık kısmının bu seçeneği seçtiği de önem kazanmaktadır. Şöyle ki, yine geçtiğimiz referandum için örnekleyecek olursak, seçmenlerin yüzde 100’ ünün sandığa gittiği bir durumda, azınlık haklarının ihlal edilmiyor olması ve evetlerin tüm halkı temsil ediyor olabilmesi için 3’ te 2 oranında bir evet oranının olması gerektiği hesaplanırdı. Bu da yüzdesel olarak 66,7 rakamına karşılık gelirdi. Bu durumda yüzde 58’ lik evet oranının tüm halkı temsil yeteneği olmazdı.

(Meclis oylamalarının 3’ te 2 nitelikli çoğunluğa göre yapılmasının sebebi budur.)

Fakat referandumda katılım oranının yaklaşık yüzde 77 olması, katılımın 3’ te 2’ sinden daha büyük olan yüzde 58 evet cevabını anlamlı hale getirmiştir.

Seçmenlerimizin, demokrasiyi salt yandaş hakları, salt yandaş çıkarları olarak görmemelerini, ekranda gördükleri safsatalara inanmadan önce birkaç düzine düşünmelerini ümit ediyorum.

Demokrasilerde, her türlü seçim nitelikli çoğunluk esasına göre yapılmak zorundadır. Bu nedenle, seçim barajının olduğu bir seçim sistemi demokrasinin işleyişindeki en büyük engeldir.

(Yukarıda bahsettiğim konu azınlık teorisi adlı bilimsel bir teoridir. Daha detaylı analizini, bu aydan itibaren “Rekabet ve Oyun Teorisi” başlığı altında yazmaya başladığım Ostim OSB yayını olan Ostim gazetesinin Kasım sayısında okuyabilirler.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları ilgazetesi.com.tr.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek ve ancak izinle kullanılabilir.

Görüşünüzü iletin ( kurallar)

Kuralları okudum, yorumum şartlara uygun.