“Boz Toprakların Yiğit”i

“Boz Toprakların Yiğit”i

HAMİT YİĞİT

12 yaşında önüne bir koyun sürüsü katmış bir çoban düşünün. Bir gün gelecek bu çoban, Dünya markası olma yolunda ilerleyen 50 bin kişinin ekmek teknesi haline gelmiş devasa bir fabrikanın sahibi olacak. Günümüzde böyle bir hikaye ancak masal dünyasında olur denilebilir.

Hamit Yiğit’in hayatı bir masal dünyası falan değil. Hayatın ta kendisi. Çobanlık yaptığı sıralarda hayatını değiştirecek gözü karalığı, Yiğitliği ile bir meslek öğrenmek için Ankara’ya geldi. Onun yaşıtları parklarda oyunlar oynayıp, sokak aralarında top koştururken, Hamit Yiğit, gündüz oto elektrik, gece ise bobinaj atölyesinde çıraklık yaptı.

Askerlik yaşına kadar mesleğinin ustası oldu. Askerden sonra kendi atölyesini açtı. 3 kişiyle çalışmaya başladı. Öğrendikleriyle yetinmedi, atölyesinin yanında ki akücüleri sık sık ziyaret ederek, akünün nasıl yapıldığını gördü. İşte bu öğrenme merakı Hamit Yiğit’i Akü sektöründe zirveye taşıyacak yatırımlara yöneltti.

Hamit Yiğit şimdilerde ise 55 ülkeye ihracat yapan, fabrikasında 600 kişi çalıştıran, 6 bin tali bayi, 100 bölge bayisi bulunan ve yan sanayilerde çalışanlarıyla yaklaşık 50 bin kişinin ekmek teknesi haline gelen, Türkiye’nin gururu, Dünya markası olma yolunda ilerleyen Yiğit Akü’yü yönetiyor.

Kırşehir’in Özbağ kasabasına bağlı Kızılca köyünde doğan Hamit Yiğit’in bu başarısı gelecekte tarih kitaplarına konu olabilecek türden. Kendisinde ki bu medeni cesaretden faydalanarak kardeşleri Mahmut ve Eyüp Yiğit’de tasını tarağını toplayıp Ankara’ya gelmiş. Ağabeyleri Hamit Yiğit’le birlikte çıraklık yapmış, birlikte atölye kurmuşlar. 3 kardeş sırt sırta vermiş 2013 yılına kilitlenmişler. Hedef, Akü sektöründe birinci olmak ve dünya markası haline gelmek.

Memleket Sevdalısı Hamit Yiğit, Kırşehir’in boz topraklarına yatırım yapmak için pek çok girişimlerde bulunmuş. yigit-aküEski Vali ve Belediye Başkanının daveti ve isteği üzerine Kırşehir’de devasa bir termal otel ve Kocabey Kavaklığı’nda Tarım sanayi oluşturmak, kendi köyü Kızılca’nın da taşlı dağlarını badem ormanı yapmak istemiş. Ancak bürokratik engeller ve çeşitli spekülasyon oluşturacak dedikodulardan beklediği arsaların tahsis edilememesi sebebiyle yatırımlarını askıya almış. Her ne olursa olsun “Bizde memleket sevdası var” diyen Hamit Yiğit, verilen sözlerin yerine getirilmesi halinde Kırşehir’e yapacağı yatırımları hemen başlatmaya hazır olduğunu da belirtiyor.

Hamit Yiğit’in tarih kitaplarına konu olacak hayatından, Dünya Markası olma yolunda ilerleyen Yiğit Akü’nün çalışmalarına, Kırşehir’e yapacağı yatırımlardan, gelecekte ki düşüncelerine kadar pek çok konuda yaptığımız sohbetimizi kendi ağzından dinleyelim.

İ.G

-Hamit bey sizi tanıyabilir miyiz? Nasıl başladınız bu işe?

AYAĞIMIZDA AYAKKABI YOKTU

1950 Kırşehir’in Özbağ kasabasına bağlı Kızılca köy doğumluyum. 12 yaşında ilkokulu bitirince çobanlık yaptım. Kırşehir’den Ankara’ya halamın yanına geldim. Ayağımızda ayakkabı bile yoktu. Bugünkü gençleri Ulusa göndereyim desem gitmezler, gidemezler. Has bel kader bir işe girdim. Oto elektrik ve bobinaj atölyesinde çırak olarak işe başladım. Gündüz oto elektrikte gece bobinajda çalışırdık. Babamı kaybettiğimde 7 yaşındaydım. Hedefim bir iş güç sahibi olmaktı. Ben çok çalışırdım. Gece 11-12 ye kadar çalışırdım. Yemek parası, mesai alamazdım. Paran yok ki dolmuşa binesiniz. Yoksulluğun vermiş olduğu hırsla beraber daha çok çalıştık. Ben Ankara’ya geldikten sonra kardeşlerimde geldi ve onlarla birlikte çalışmaya başladık. Bu çıraklık dönemimizde oldu. Askere gidene kadar bu şekilde devam ettim.

- Oto elektrik ve bobinajla uğraşırken Akü işine nasıl girdiniz?

AKÜYÜ NASIL YAPTIKLARINI MERAK EDERDİM

Asker dönüşü Oto elektrik ve bobinaj atölyesi açtık. 1972 yıllarıydı. Çalışıyoruz ama çalışırken çok kapsamlıydık. Hiçbir zaman müşteriye fahiş fiyattan mal satmaya kalkmadık. Fırsatçılık yapmadık. 3 kişiyle başladık. Yanımızda Akücüler vardı. Sürekli nasıl yapıldığını merak ettiğimden akücülerin yanına gider gelirdim. 1976 yılında bu merak üzerine akücülüğe başladım. Bunun için 50 lira param olması gerekiyordu. Benim paramın toplamı 12 liraydı. Eş dost sayesinde işe başladık. Yeter ki siz dürüst olun, yeter ki samimi olun, cenabı Allah önünüzü açıyor. İşe o şekilde başladık.

-Atölye’den fabrika haline geldiniz bunu biraz anlatırmısınız?

YURT DIŞINDA UFKUMUZ AÇILDI

1989 yılında Almanya ve Avusturya’ya bir seyahatimiz oldu. Bu seyahate çıkmadan önce 10 yıl makine parkına ihtiyacımız yok diyorduk. Bu seyahatten sonra gördük ki 10 yıl değil, bizim acil makine parkına ihtiyacımız olduğunu gördük. Seyahatten döner dönmez fabrikamızın yerini aldık. Hiç programız da yoktu. Makine parkımızı yeniledik. Bugün Avrupa’yla rekabet edebilecek konuma geldik. Şuanda 40 bin metrekarelik bir alana ulaştık. 600 kişi ve 6 bin tali bayii 100 ün üzerinde bölge bayii, yan sanayilerimizle beraber 50 bin kişi ekmek yiyor. Akünün yanında fidanlık ve lastik bayilerimiz var. Yiğit Akü’nün Temel felsefesi, küresel alanda rekabet gücüne sahip olmayı isteyen bir firma. 3 kişiden 600 kişiye ulaşırken, yetkileri profesyonellere devrederek, amatör bir ruhla fakat profesyonel bir yöntemle iş yapmayı esas aldık. Şuanda 25 in üzerinde mühendis var. Genel Müdürümüz Dr. Hulki büyük Kalender yani Akü doktoru. 55 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ankara’da yıllardır ilk 20 ihracatçı içindeyiz. Yeni fabrikanın açılışını Başbakanımız yaptı.

-Yeni yatırımlarınız ve hedefiniz nedir?

yigitaküİTALYA’DAN FABRİKA SATIN ALDIK

2007 yılında İtalya’dan bir fabrika satın aldık. Fabrikayı Türkiye’ye getirdik. İkinci bir fabrikayla üretime devam ediyoruz. 4 ülkeye satıyoruz. 2 ülkeye yatırım yapıyoruz. İran ve Azerbaycan’a. Yiğit Akü, akü sektöründe 2. sırada. Hedefimiz 2013 yılında Türkiye’de lider olmak. 300 dönümlük arazi üzerinde akü hurdasından geri dönüşüm elde eden Eskişehir’de bir fabrikamız bulunuyor. Lastik firmamız bulunuyor. İnşaat grubumuz var 84 villa yapılıyor.

ÇEVRECİ ANLAYIŞIMIZLA ÖN PLANDAYIZ

Bunların yanı sıra Yiğit Akü Türkiye’de lisanslı geri kazanım fabrikasını kurduğu için çevreci anlayışıyla ön planda. Bu bağlamda ağaçlandırma, Tarım ve Turizm alanına da yöneldi. Anadolu’nun en önemli sorunu kuraklık. İşte Yiğit Akü Anadolu’nun makus talihini değiştirmek için projeler üretti. Bunun üzerine Kırşehir’de Koca bey kavaklığında ve kendi köyümüzde bu projeyi gerçekleştirmek istedik. Olumsuzluklarla karşılaşınca, ilk iş olarak TİGEM’in TİVMAŞ’a bağlı fidan satış merkezini aldık. Şuanda 32 yıl devlette daire başkanlığı yapmış ziraat mühendisi Metin Yeşiloğlu’nu Genel Müdür yaptık. Türkiye’nin değişik bölgelerinden fidan tedarik ediyor, satışını yapıyoruz. Yeni açılacak fabrikamızın bir bölümünde soğuk hava deposu yaptık. 100 bin adet badem ve ceviz çimlendirdik. O çekirdeklerin çimlenmesini sağladık. Bunları bir yere dikmek lazım. Programımız Kırşehir’de ırmağın kenarında toprakla buluşturup, aşılamasını yaptıktan ve sertifikasını aldıktan sonra dağlara dikmekti. Kırşehir’den sonuç çıkmayınca Kalecik’e bu projemizi gerçekleştirdik. İç Anadolu’nun en büyük fidanlığını kuruyoruz. İç Anadolu’yu çölleşmekten çıkarmaktır hedefimiz. Beni çağırıp, “size yer gösterelim, burayı özel orman yapın” diyen birileri çıkarsa ben hazırım. Bu memleketi ağaçlandırmak lazım. Ya ağaç dikeceksiniz, ya hayırlı evlat yetiştireceksiniz ya da hayır hasenat yapacaksınız.

- Kırşehir’e yatırım yapmak istediğinizi ancak olumsuzluklarla karşılaştığınızı söylediniz nasıl bir olumsuzlukla karşılaştınız?

BÜROKRATİK ENGELLER KIRŞEHİR’E YATIRIMI ENGELLİYOR

Kendi köyümüzü ağaçlandırmak istedik. Koca bey kavaklığı diye bir yer vardı. “Verelim” dediler, veremediler. Birde otel yeri vardı onu da “Verelim” dediler, veremediler. Kendi köyümün etrafını yeşillendireyim dedim. Bunun için girişimlerde bulundum. Bana “özel orman yapacaksanız badem veya ceviz ağacına müsaade ederiz” dediler. Bende buna karar verdim. Bu seferde kendi köylülerim “Yiğitlere peşkeş çekiyorlar” şeklinde laflar çıkardılar.

Ova değil, sulak değil, dağ, taş, kaya oralar. Ben bu dağlık tepelere 40 seneden fazla oldu Ankara’ya geleli 1 defa ancak çıktım. Oradaki köylülerde zannetmiyorum ancak 1 defa çıkmışlardır oralara. Yani anlayacağınız kimsenin yüzüne bakmadığı araziler buralar. Bende bir gönül kırgınlığı oldu. Hatta Eskişehir’de ki fabrikayı da Kırşehir’e getirip hem bu fabrika hem otel, hem de Koca bey kavaklığında, Kızılırmak kenarında bir Kızılırmak havzası yapmak istiyordum. Meyvecilik, hayvancılık, konserve fabrikası yapmak istiyordum. Maalesef bir arpa boyu ilerleyemedik. Şuanda bende Kalecik’te 240 dönüm bir yer kiraladım, fidancılığa başladım. 2 bin dönümlük bir yeri de özel orman için yer gösterdiler orayı da özel orman yapacağız. Tokat’tan çağırırlar, Dikili’den çağırırlar, İzmir’den çağırırlar ama kendi memleketimizden böyle bir teklif ne yazık ki alamadım.

Yiğit Akü’yü yönetenler olarak Anadolu’nun boz topraklarından gelen insanlar olduğumuz için kendi memleketimize yatırım yapma iradesindeyiz. Yahya Kemal Beyatlı’nın bir sözü var “En büyük öksüzlük Köksüzlüktür” diyor. Bu bağlamda kendi köyümüze, yatırım yapmak için çırpındık. Kırşehir eski Valisi ve Belediye Başkanı “Bize yardımcı olun, bizim elimizden tutun” dedi. Bakanlarla beraber Kırşehir’in Terme otelde bir toplantı düzenledik. “Terme bölgesinden bedelsiz arsa verelim” denildi. “Koca bey kavaklığına yatırım yapalım” denildi arazi tahsisleri yapılamadı. Ağaçlandırma konusunda da arazi rantı varmış gibi ağır laflar konuşuldu.

- Biraz olsun kırgınlığınız var ama yinede şimdi “gel” deseler yatırım için gider misiniz?

KIRŞEHİR’E YATIRIM YAPMAKTAN VAZGEÇMİŞ DEĞİLİZ

Kırşehir’de bize tahsis edilecek otel arazisi için ciddi miktarda ödeme yaptık. Alman bir turizm şirketiyle anlaştık. Tatil köyü ve Alman sağlık gruplarına dinlenme tesisi olarak anlaşmaya yaptık. Almanlara bu anlaşmadan dolayı para ödüyoruz. Bu arazi bize verilmedi. Kırşehir’de otel yapmaktan geri kalmış değiliz. Yeter ki arsayı versinler. Koca bey kavaklığında mastır planlarımız var. Eğer bu arazi bize kısa sürede verilirse bu projemizi hayata geçirmeyi planlıyoruz.

Biz Kırşehir’e gerek otelde, istihdama yönelik sanayi yatırımımızı yapmaya devam edeceğiz. Kırşehir sevdamız sona ermedi. Kırşehir Dernekleri Federasyonuyla, Valimizle, Belediye Başkanımızla görüşmelerimiz devam ediyor. Kırşehir sporla ilgili toplantılara katılıp, sponsorluklar yapıyoruz. Biz Kırşehir Gönüllüsü olarak Ankara’da Kırşehir’e istihdama yönelik, kalkınmasına yönelik konularda öncülük yapmaya devam ediyoruz edeceğizde.

Röportaj: İbrahim Gökdemir

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları ilgazetesi.com.tr.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek ve ancak izinle kullanılabilir.

Görüşünüzü iletin » 10 okuyucu yorumu.

  1. yigit akü de çalışan akrabalırım var ( yapılanlar takdire şayan bravo)hamit yigiti takdir etmemek mümkün deyil allah daha çok versin işe alınacak elemanların bilakis kırşehirli olmasına dikkat etmesi beni çok mutlu ediyor eyvallah:

  2. YİGİT AKÜ ŞİRKETİ AKÜ TURİZM İSTİHDAM GİBİ İŞ ALANLARIN DA OLDUGU GİBİ TARIM SEKTÖRÜN DE DE EKMEK VERMEKTE ANKARA NIN KALECİK İLÇESİN DE BADEM,MEYVE,SÜS BİTKİSİ.ÇİM vb. ÜRETİMİNE DE BAŞLAMIŞTIR BEN DE BU VESİLEYLE EKMEK YİYEN BİRİSİ OLARAK YİGİT AKÜ ŞİRKETİNE VE HAMİT BEY E SONSUZ SAYGILARIMI SUNARIM VE BİŞEY DAHA EKLEMEK İSTİYORUM Kİ BUNLAR SADECE GÖZÜKENLER. GÖZÜKMEYENLERDEN BİRİSİ DE YARDIM SEVERLİGE OLAN İLGİLERİ HER ŞEY İÇİN TŞKLER…

  3. ben yiğit akü A.Ş de çalışmakdan gurur duyuyorum,
    fabrikamızın onunde engeller olmasa daha çok işler yapacağına inanıyorum,daha çok kişilere iş imkanı sağlayacağından eminim,,
    inşallah yakın zamanda rekabetçilerimizi ezip,birinci olacağız,şu anda bana sorarsanız,yiğit akü çalışanı olarak kendimizi 1 ci olarak goruyorum,
    yüzlerce kişiye EKMEK veren,Hamit YİĞİT ve kardeşlerine,allahdan uzun omurler diliyorum. sevgi ve saygılarımla,,,

  4. ben yigit aküde ilk kuruluşunda 4 sene atasanayi-ostimde çalıştım.bu insanlar dört dörtlük insanlar.işçisine sahip çıkan özbagnın gururu

  5. yiğit akü sahipleri,,çalışanına sahip çıktı,,
    özbağın insanları,yiğit aküye sahip çıkmadı,gürbüz bey….

  6. Yigit aküyü almanyada TV reklamlarini gördügümüz zaman bile GURUR DUYUYORUZ! BASARILARINIZIN DEVAMINI DILERIM! SELAMLAR…

  7. Yigit Akü de çalışmaktan gurur duyyorum. Yigit Akü,insana insan degeri veriyor.Bir şirkette saglanması gereken bütün hakları fazlasıyla saglıyor. Herşey için teşekkürler. Allah yolunuzu,yolumuzu açık esin saygılarımla…

  8. saygı deger abimiz turkıyemizin gururu hamit beye koyumuze yaptıgı yardım ve desdekten dolayı sonsuz teşekurler ederim allah razı olsun saygılarım

  9. merhaba bende bir kırşehirli büyüğümüzün bu denli yatırımlar yapmasından gurur duyuyorum.işaallah gelecek iş hayatımda yiğit aküde devam etmek istiyorum.saygılarımla.cep.05323605402

  10. Yiğit akü dürüstlükten söz ediyor ama çalışanlarla veya ürünle ilgili bir sorun olduğunda bunu kim denetliyor. Yani müşteri ile müşteri temsilcisi arasındaki sorun yöneticiye ne kadar yansıyor veya nasıl yansıtılıyor. Resmi sayfalarında doğrudan firma yetkilisine ulaşabilecek bir adresleri bile yok bu da güvenirliği zedeler…

Görüşünüzü iletin ( kurallar)

Kuralları okudum, yorumum şartlara uygun.