1 milyon zoraki gelin nerede yaşıyor?

1 milyon zoraki gelin nerede yaşıyor?

“Nefes al Alma, nefes al” ve “Beni Geri Çağır Hayat”… Çocuk gelinlerin öykülerinden oluşan ve galası Hürriyet’te bir panelle yapılan bu iki kısa filmde tek söz bile yok, ama söylenen çok şey var. Duyan var mı? Türkiye’nin önde gelen kadınları anlatıyor. Küçük yaşta ve zorla yaptırılan evlilikler sinemaya uyarlandı. Çocuk gelinlerin yaşamları ve dramları “Nefes al Alma, nefes al” ve “Beni Geri Çağır Hayat” adlı kısa filmlerle anlatıldı. Filmlerin Hürriyet gazetesinde yapılan galasının ardından yapılan panelde Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Türkiye’de yaklaşık 1 milyon çocuk gelin olduğunu söyledi. Panele katılan uzmanlar ise çocuk yaşta evliliklerle ilgili bir sayı olmamasından rahatsız. Uzmanlara göre resmi veri yok, yapılmış özel bir istatistiki çalışma da.
Uçan Süpürge, Avrupa Komisyonu Delegasyonu desteği ve Dortmund-Köln Uluslararası Kadın Filmleri Festivali ortaklığıyla iki kısa film çekti. Çocuk Gelinler Projesi için çekilen “Nefes al Alma, nefes al” ve “Beni Geri Çağır Hayat” adlı filmler erken evliliklerin kadınların yaşamlarını nasıl değiştirdiğini iki farklı öykü üzerinden anlattı. Proje kapsamında Almanya ve Türkiye’de eş zamanlı açılan Kısa Film Sinopsis Yarışması da düzenlendi. Finale kalan toplam 10 öykü içinden seçilenler senaryolaştırılarak filme çekildi. Filmler dillerin kurduğu sınırları ortadan kaldırmak amacıyla sözsüz çekildi. Uçan Süpürge ve Hürriyet gazetesi işbirliğiyle gala gösterimi yapılan iki kısa film ve ardından yapılan panelde çocuk gelinler tartışıldı. Panele katılan Türkiye’nin önde gelen kadınları şunları söyledi:
Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı:
TECAVÜZ HABERİ YAPMAMAKLA CİCİ MEDYA OLUNMUYOR
Türkiye’de bir arpa boyu yol ilerledik. Hâlâ 1920′lerde edindiğimiz haklarla övünüyoruz. Kadınların yüzde 60′ı evlerden dışarı çıkabilmek için izin almak zorunda kalıyor. Hesaplamalara göre 1 milyon çocuk gelin var, bu çok yüksek bir oran.
Bunların dışında Hürriyet’in Konda ile yaptığı Kadının İnsan Hakları araştırmasında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmada kadınlara, “Kanuni haklarınızı nereden öğreniyorsunuz?” diye soruldu. Yüzde 70′i gazete ve TV’lerden, yüzde 3.7′si okuldan öğrendiklerini söyledi. Yani okullar sınıfta kaldı! Bu sonuçlar gazetelere büyük sorumluluk yüklüyor. Medyanın bir bölümü kadını sadece eş ve anne olarak kabul ediyor, sporcu ve sanatçı kadını kabul etmiyor. Tecavüzü haber yapmamakla cici medya olunmuyor.
Antropolog Prof. Nükhet Sirman:
KİMSE AİLELERİNDEN BAĞIMSIZ YAŞAMIYOR
Türkiye’de toplumsal cinsiyet rejimi değişmedi, değiştirilmedi. Medeni Kanun çok önemli bir kanundu ama genç erkekleri babalarından kağıt üzerinde bağımsız kıldı. Genç erkeklerin de genç kadınların da ailelerine bağımlılıkları devam etti. Çok küçük eğitimli bir azınlık hariç kimse ailelerinden bağımsız yaşamıyor. Bizim toplumumuz gerçek bir sosyal devleti yerine getiremediği için aile bireylerin tek dayanağı, başlıca sosyal güvencesi.
Avukat Canan Arın:
YARGIÇLARIN ÇOĞU KÜÇÜK BEDENLERİ KORUMUYOR
Minicik çocukların evlendirilmesi köleliktir. Çocuklar yaşları küçük olduğu için imam nikahıyla hatta o bile olmadan evlendiriliyor. 4320 sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun, iyice çarpıtılarak çıkarıldı. Kanunda ailenin değil şiddet görenin korunması amaç olmalıdır. Resmi nikah olmadığı için yargıçların çoğu o küçücük bedenleri korumuyor. Bu kadınların kendileri için nafaka alma hakları yok. Çocukları erken yaşta evliliğe zorlayarak eğitim haklarını, en temel insan haklarını elinden alıyor, şiddete maruz bırakıyoruz. Şu ana kadar hiçbir hükümetin şiddeti ortadan kaldırma iradesi olmamıştır. Kadın hareketi olarak çok iyi işler yaptık ama zihniyeti, uygulamayı değiştiremedik. Siyasi iradeyi zorlamamız gerekiyor.
Uzman Psikolog Feride Yıldırım Güneri:
10 YAŞINDA ANNE
Birçok kadın için hayat kocası öldükten sonra başlıyor. Araştırmalar erken evliliklerde fiziksel şiddete maruz kalma ve AIDS’e yakalanma riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Erken evlilik aynı zamanda erken annelik demek. Çok küçük yaşta doğurganlıklarını ispatlamak zorunda kalıyorlar. Bana gelen 10 yaşında anne olmuş bir kadın vardı. Erken annelik anne-bebek ölümleri oranını çok artırıyor. Kendileri büyüme çağında oldukları bir dönemde bir de başka bir canlıyı büyütmek zorunda kalınca hamililek stresini kaldıramadıkları için yaşamlarını kaybediyorlar. Erken evlilik, çocukların en temel insan haklarının ihlali. Çocukları ekonomik, psikolojik ve fiziksel olarak tehdit ediyor.
Sinema Sanatçısı Hülya Avşar:
GELENEKSEL YANLIŞLAR NEDENİYLE MUTSUZUZ
Aslında ben bu konularda bilgili değilim, sadece duyarlıyım. 14-15 yaşında evlendirmelere engel olmak ailelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’de artık konuşulmakla bir şey olmuyor. AKP iktidarında kanunlar çok çabuk değiştiriliyor. Meclis’te çocuk yaşta evliliklerle ilgili kanun yapılması gerekiyor. Kanunen, yani zorla yapılacak şeyler varsa yapılmalı. Geleneksel yanlışlar nedeniyle daha fazla mutsuz olmamalıyız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları ilgazetesi.com.tr.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek ve ancak izinle kullanılabilir.

Görüşünüzü iletin ( kurallar)

Kuralları okudum, yorumum şartlara uygun.