BEKİR AKDENİZ

BEKİR AKDENİZ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

10-16 MAYIS

A+A-

Her yıl 10-16 Mayıs arası Engelliler Haftasıdır. Engellilik insanlığın ortak sorunu olduğundan, Engelliler Haftası yalnız ülkemizde değil, Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı tarihlerde kutlanır. Hafta boyunca engellilerin sorunları, topluma kazandırılmaları konularında yayınlar, toplantılar ve seminerler düzenlenir. Engellilere yardımcı olma bilinci aşılanmaya çalışılır. Engelli durumuna düşmemek için iş güvenliği önlemleri anlatılır. Engelliler de yaşamlarını sürdürmek için çalışmak ve gelir sağlamak zorundadırlar. Çünkü çalışmak yaşamı güzelleştirir, insanı mutlu eder, huzur verir. Engellilere acımak, onlara bakarak duygulanmak soruna çözüm getirmez. Engellilerin de yapabileceği işler vardır. Onlara yardımcı olmak adına çalışabilecekleri alanlarda iş vermek gerekir. Toplumun her alanında engellilere saygı göstermek, onları da toplumun bir ferdi olarak kabul edip dışlamamak gerekir. Yasalarımız her yüz işçi çalıştıran işyerinin iki sakat işçi çalıştırması zorunluluğunu getirmiştir. Bütün ülkelerde olduğu gibi yurdumuzda da engelliler korunur. Örneğin ülkemizde çalışan engelliler, gelir vergisini indirimli olarak öderler. Hareketlerini kolaylaştırmak için yurt dışından getirilen araç ve gereçlere gümrük vergisi ödemezler. Çalışan engelliler isterlerse erken emekli olabilirler. Belli toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanırlar. Hiç bir engelliliğin bilerek ve isteyerek olmadığını unutmayalım. Her normal insanın bir engelli adayı olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmayalım. Bizim için "Engelli" deniyor. Ne demek? Göremezseniz "Görme engelli" oluyorsunuz. İşitmezseniz "işitme engelli," yürüyemezseniz "ortopedik engelli", zihinsel faaliyetlerinizi gerçekleştiremezseniz de "zihinsel engelli." Peki görememek, yürüyememek, işitememek gerçekten bir engel midir? Bir sinemada sesli betimlemeli bir film izleyen gözleri görmeyene "engelli" diyebilir miyiz? Hayır. Çünkü görmeyenin görenler kadar rahat film izleyebilmesinin gereği yapılmış, o engel kalkmıştır. Ya merdivenin çevresindeki rampadan rahatça çıkan ve inen birine "ortopedik engelli"? O da hayır. Çünkü rampa sayesinde ortopedik engelli denen kişinin inip çıkmasındaki engel kalkmıştır. Sorun, görmemekte, duymamakta, yürüyememekte, hatta zihinsel faaliyetlerini yürütememekte değil bence. Sorun, insan engelinde. Yönetici engelinde. Yerel yönetimlerin engelleyici davranışları, "engelli" yaftasını almamıza neden olmuş. Oysa benim için "engelli" değil, "engellenmiş" denebilir. Görmeyen birinin varlığına rağmen iş yerinde gerekli önlemi almayan yönetici engellerse, örneğin görmeyen "engelli" olmaz, "engellenmiş" olur. Kolayca işine giden görmeyenin yolunu uzatırsanız ona "engelli" diyemezsiniz, olsa olsa "engellenmiş" diyebilirsiniz. Engelliler haftası kutlanmaz. Çünkü engellinin erişilebilirlik sorunu vardır. 5378 sayılı yasa ile yedi yılda şehri erişilebilir yapması gerekenler, yumurtaları ca gelince süre uzatımı istemişler, bu istekleri yerine getirilmiştir. Uzun sözün özü, biz engelli değil engellenmiş bir zümreyiz. O nedenle de bu haftayı kutlamak yerine sorunlarımızı haykıracağız.

Selâm ve duâ ile...

Bu yazı toplam 744 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.