1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 1 milyon 314 bin öğrenci için ilk kez ders zili çalacak
1 milyon 314 bin öğrenci için ilk kez ders zili çalacak

1 milyon 314 bin öğrenci için ilk kez ders zili çalacak

Türkiye genelinde bir milyon 314 bin 948 öğrenci ve aileleri ilk kez okula gitmenin heyecanını yaşayacak. Çocukların ilköğretime ve okul hayatına uyum...

A+A-

Türkiye genelinde bir milyon 314 bin 948 öğrenci ve aileleri ilk kez okula gitmenin heyecanını yaşayacak. Çocukların ilköğretime ve okul hayatına uyum sağlama süreçlerinin kimi zaman sıkıntılı olabileceğine işaret eden uzmanlar, özellikle okul öncesi eğitim almamış çocukların ailelerine bu süreçte önemli görevler düştüğünü belirtiyor. Soruları yanıtlayan psikolog Seval Baysal, ilköğretime başlayacak öğrencilerin okul öncesi eğitim almalarını çok önemsediklerini belirterek, okul öncesi eğitim alan çocukların neredeyse tamamında ilköğretime başlarken herhangi bir uyum sorunu yaşanmadığını söyledi ve "Okul öncesi eğitim varsa, ailelere fazla görev düşmüyor" diye konuştu. Yeni ve belirsiz olan her şeyin tüm bireyler için kaygı ve stres kaynağı olduğunu ifade eden Baysal, çocukların da yaşamlarında önemli bir değişiklik olacağını anladıkları ancak sonuçlarını tam olarak kestiremedikleri okul süreci nedeniyle bazı sıkıntılar yaşayabileceklerini kaydetti. "DOĞAL BİR OLAYMIŞ GİBİ DAVRANIN, ABARTMAYIN" Çocuklar için ilköğretime başlamanın en iyi yolunun "mümkün olduğunca doğal ve yumuşak bir geçiş" olduğunu dile getiren Baysal, ailenin çocuğa okul ve okul sürecini önceden anlatması gerektiğini ancak bunu yaparken abartılı ifade ve tepkilerden kaçınmanın doğru olacağını belirtterek, şunları kaydetti: "Çocuklar, kendilerini tam olarak neyin beklediğini bilmedikleri için korkabilir, endişe ve kaygı duyabilirler. Ailenin okul sürecini anlatması, uyum dönemi başlamadan okulu gösterip tanıtması yerinde olacaktır. Mümkün olduğunca doğal davranmak, bunun normal bir süreç olduğunu hissettirmek önemli. Unutmayalım, biz ne kadar büyütürsek, ne kadar endişeli ve heyecanlı olursak, çocuğumuz de aynı endişe ve heyecanı, korkuyu paylaşacaktır. Veliler, ’Artık okullu oldun, hayatında her şey değişecek’ gibi cümlelerle, farkında olmadan çocuktaki kaygıyı artırabiliyor." "İLK İKİ GÜNDEN SONRA İŞİ ÖĞRETMENLERE BIRAKIN" Çocukların en güvendiği kişiler olan ebeveynlerinin, okulun ilk günü çocuklarının yanlarında olmasının, minik öğrencilere güven ve destek vereceğini ifade eden Baysal, ancak çocukla birlikte okulda kalma gibi davranışların ilk günden sonra sürdürülmemesi uyarısında bulundu ve "İlk iki günden sonra işi öğretmenlere bırakın" diye konuştu. Baysal, sınıfa girmek, çocukla birlikte sırada oturmak gibi davranışların öğretmene müdahale anlamına da geleceği uyarısında bulundu. Bazı çocukların, özellikle de okul öncesi eğitim almayanların, okula gitmemek için direnç gösterebildiklerini de belirten Baysal, böyle durumlarda "Tamam, bugün gitme, yarın gidersin" şeklinde yaklaşımların, otoritenin ebeveynden çocuğa geçmesine ve çocuğun okuldan soğumasına neden olabileceğini kaydetti. Baysal, "Böyle durumlarda durumun sakince anlatılması, okulun daha çekici hale getirilmesi, sorunun, çocuğun okuldan uzaklaşmadan çözülmesi için gayret gösterilmesi gerekiyor" diye konuştu.

Bu haber toplam 260 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.